anne

  • house md

    siz, o hiçbir zaman yanıbaşınızdan ayrılmayacak diye düşünüp, hem kendinizin hem de onun sonsuza dek yaşayacağına dair, içten içe bir inanç beslerken, aniden, geri dönmemecesine giden, gidişiyle yüreğinize koca bir delik açandır.

    aksi gibi, yaranızın zamanla kabuk bağlayacağını söyleyen onca insan varken, geçen zaman, artan özlem ve acı halinde yağar yüreğinize; o koca deliğin olduğu taraftan eser, bütün dondurucu fırtınalar.

    sebepsizce, hiçbir şey demeden, gidin, koca bir öpücük kondurun anacığınızın yanacığına; en yürekten...

    geç kalmadan, hemen, şimdi!...

    4

sarhoşum demenin yolları

  • house md

    - "ayak olsam sarhojlarım dolanır."

    sonrasında da;

    - "çijim geldi."

    5

aşık olmak

  • pobeda

    vaktiyle, bundan 7 yıl kadar önce, arabamı Bostanlı sahile çekmiş, eski şarkılar eşiğinde bir arkadaşımı beklerken buldum kendimi. dedim ki, "Allah'ım çok şükür sana, her şeyim var. ama bir tek aşık değilim." demez olaydım. çünkü, 1,5 sene sonra bu sefer aşk için gözyaşı döküyordum.
    şu an da bakıyorum ki hala aşk arıyorum. ama bu sefer yemezler; karşılıklı. eğer bana karşılıklı bir sevda vermeyeceksen, istemem aşkını. bu acının dışı da içi de beni yakıyor çünkü. karşılıksız aşk ne fena.

    5

sarımsak rendesi ile bikini bölgesini tıraş etmek

  • volkan 2

    geçen hafta gittiğim kuaförde yapıldığını gördüğüm ve oldukça tiksindiğim olay.

    aylık tıraşımı olmak üzere mahallemizde bulunan Ceylan kuaför'e gittim geçen hafta. Ceylan abla dükkanında kadın erkek ayırt etmeksizin herkesi tıraş ettiği için favorimdi ve aramızdaki sıcak ilişki ona olan hayranlığımı perçinliyordu.

    geçen haftaya kadar kuaförlerde sadece saç kesimi olduğunu sanıyordum. Ceylan abla da bu konular hakkında hiç konuşmaz ve sadece işini yapardı. yine işini yapmak üzere beni koltuğa oturttu ve o saçlarımı keserken sohbete başladık:

    -ceylancım işler de pek yoğunmuş bugün.
    +sorma şekerim, neyle uğraşacağımızı şaşırdık. komple ağda yapmaktan bıktım artık.
    -kuaförde oluyor mu ya böyle şeyler? sadece saç değil mi?
    +yok tatlım, ne var ne yok alıyoruz. bir gün gel seni de parlatalım ayol. ahahaha. ;))

    Ceylan ablanın bu sözleri karşısında şok olmuşken içeriye bir müşteri geldi:

    -ceylancım acil işim var da, benim işi halletsek bir?
    +tamam hayatım, geç sen şöyle. volkancım az bekle tatlım sen de.
    ~tamam abla, rahat ol. :))

    Ceylan abla yanımdan ayrılıp, koltuklara uzanan müşteriye gitti:

    -ne yapalım hayatım?
    ~sadece bikini, gerisini sonra alırız.
    -tamam şekerim. çocuklar ağda setini getirsenize. sen de soyun hayatım.
    +abla ağda bitmiş ya.
    -of yapmayın ya. mutfakta ufak rende var onu getirin bari de hemen halledelim.
    +tamam abla, getiriyorum.
    -şekerim sen de kaç aydır temizlemiyorsun yahu? kadayıf gibi olmuş, bu ne hal?
    ~sorma ceylancım, iş yoğunluğu derken unuttum gitti. koku gelmeye başlayınca acil sana geldim.
    -ağdam bittiği için rendeleyerek alacağım. biraz sarımsak kokar ama beyaz sabunla iyice ovala, alır o kokuyu. bir daha da bu kadar uzatma tamam mı canım.
    ~tamam tatlım, o iş kolay.

    aynadan arkada olanları görüyordum ve midem oldukça bulanmıştı. Ceylan abla rendeyi oldukça kıvrak el hareketleriyle ileri geri oynatıyor ve bikini bölgesi sanki çim biçilir gibi temizleniyordu. daha fazla dayanamayarak koltuktan kalktım ve koşarak dükkandan uzaklaştım.

    tıraşım eksik kaldığı için kız arkadaşım Yasemin'den yardım aldım ve bu gibi pis işlerin yapılmadığı bir kuaförde tıraşım tamamlandı. bir daha da Ceylan ablaya gitmeyeceğim. bir müşterisini kaybetti.

cemal süreya

  • quares

    Daha nen olayım isterdin,
    Onursuzunum senin!

    CEMAL SÜREYA

anne

  • mavi boncuk

    benim ki biraz değişikk.

    - annee çok korkuyorum kız uçaktan, kalbim gögsümden çıkacakmış gibi cidden.
    + kemal sunal da uçakta öldü bak yapma!
    - anne ya :/ anne anneciğim ya :/

    3

anne

  • pobeda

    süper bir şey. karşılıksız Sevginin son noktası. karşılıksız derken onları sevmemekten bahsetmiyorum tabii, ama sıfır beklentiyle yaşanan bir sevgi.

    demin,
    -üzüm var mı?
    +var, kara üzüm. yer misin?
    -yerim.
    +yavrum benim!

    kadın sevimlilik yaparak gitti getirmeye.
    ben kendime bile bu kadar hevesle gitmem, ama o gitti. ben baba olsam gider miyim? 33 yaşında bir oğlana? "kalk kendin al lan. bana da getir hatta." derim. ama o demez. ilginç.

    Allah benden önce almasın seni. kıymetini bilmeden hele, hiç almasın.

1 erkek sonuç olarak erkektir

  • adreanna

    sen ateş ben barut ımmm öptüm seni şap şup.

    geceye hakkaniyetli bir söz bıraktım. 1 erkek sonuç olarak erkekse 1 kadın da sonuç olarak kadındır. diyeceklerim bu kadar.

    4

yalamalık

yalamalık

yalamalık

ağır işsizlik

  • falcon

    bu başlığın yıllardır açılmamış olması değişik.

    iki gündür uykusuzluk çekip "sözlük yazarlarının dertleri" başlığında alıyorum soluğu "belki benden daha büyük derdi olan vardır da, belki halime şükretmek için rasyonel bir sebebim olur..." diye... iki gündür ağır işsizliğimin sonucu olarak bir çoğunu okudum...

    belki de arkadaşım ile arka bacaklarını tümden kaybetmiş bir köpeği tekrar hayata döndüremememiz beni yıpratmıştır bunca gün.

    aynı başlığa yazmak istiyorum fakat kelimeler boğazımda düğümleniyor bu durumda. ama insanın içini de dökmesi lazım bir bakıma.

    başlıktaki bir çok gereksiz dertten daha dertli olduğumu biliyorum... "derdin mertebesi mi olur lan yavşak!" diyebilirsiniz. fakat bir canlıyı kollarında can verirken görmek gerçekten çok acı bir durum. dertlerin de kademesi oluyor işte. bu büyük dert, çaresizlik...

spordan gelen sevgilinin terli havlusunu yalamak

  • falcon

    selin diye bir kızla tanışmıştım bundan yıllar önce. epey kilolu bir kız olmasına rağmen çok temiz kalpli bir kızdı ve en az meryem kadar bakireydi...

    cok iyi giden bir ilişkimiz vardı. bir gün eve davet etti. gittim, kapıyı açık bırakmıştı. ellerimde çiçekler vardı. girdim içeri;

    -ay aşkım bunlar bana mı? ayyy sen ne tatlısın yaaa! :)) .girsene içeri tamda film açmıştım.
    +tamam hayatım geliyorum elimi yüzümü bi yıkayayım geliyorum.
    -tamam çabuk ol :)

    banyodayım. içerisi leş gibi kokuyor. ulan amina koyim nerden geliyo bu koku!! Buraya es kaza bir aynasız girse kitlesel imha silahı bulunduruyorsunuz diyerek içeri tıkarlar bizi. çok kötü, kekremsi ve hafiften kavruk bir ter kokusu. Evet spor ayakkabılarını, terli spor atletini ve havlusunu üst üste koymuş. "bayılmak üzereyim sen nasıl bir kızsın bee!"

    elimi yüzümü yıkadım ve içeri girdim. usual suspects'i takmış amk... "selinciğim bu filmi 28 kere izledim başka bir şey izleyelim" demedim. zaten filmin onuncu dakikasında ön sevişmeye giriyoruz. keyser babaya da ayıp olacak ama yapacak bir şey yok. Sanat seks içindir.

    filmden yavaş yavaş sıkılmaya başladı tabi. göğsüme yattı. sonra öpüşmeye başladık. zevkle öpüşüyorduk. koltuğun üstüne çıktık ve ateşli bir şekilde sevişmeye başladık. boynunu emiyordum. bundan zevk almış olacak ki derin derin nefes alıyordu. hafif hırıltılı. gözleri kapalıydı.sonra kulak memesini emdim ve sonra da göbek deliği... zevkten başı dönmüştü. sonra yatağa geçtik ve burdan sonrası Pornografik...

    two hours later...

    -nasıl hissediyorsun.
    +seninle sevişmek benim için bir terapi falcon.
    -çok tatlısın :)
    -ee şey ben bi duşa gireyim mi? bekle sen burada.
    +tamam bekliyorum. dur gitmeden komodinin üstündeki sigarayı uzatsana bana.

    girdim banyoya. içeride camı açmama rağmen o iğrenç koku gitmemiş. o sırada aklımdan ilginç bir soru geçti.

    "acaba kokusu bu kadar kötü olan bir şeyin tadı nasıldır?"

    bunu öğrenmem şarttır. Zira ben bu dünyaya bilmek için gelmişimdir.
    terli havluyu aldım. çok kötü kokuyor. burnumu tıkadım ve dilimle biraz yaladım.

    normal havlu tadı bir değişiklik yok. keza terli atleti de yaladım normal atlet tadı.

    ne yapsam ne etsem derken...

    bingo!!

    viledadaki pis suyu boşalttım. ve içine temiz su doldurdum. ve içine terli atlet ve havluyu koydum. başladım çitilemeye. sabun tadı yok eder diye katmadım.

    iyice çitiledikten sonra havlu ve atleti dışarı çıkardım ve emdim.

    tuzlu bir tadı vardı. iyice emdim ve viledadaki suyu içtim. ağzımda ter tadı vardı ve tuzluydu. iğrenç bir tad kaldı kısacası...

    sonra duş aldım ve yeni bir bilgi öğrenmenin mutluluğu içerisinde gülümsedim.

kalem satın alma hastalığı

  • jamaikaberesi

    yok ince yazan, yok kalın yazan, yok renkli, yok kaygan....uzar da gider bu hastalığın nedenleri. gerçekten hastalıktır. sheaffer dan sticks sonra da bim deki kalemlere düşmeyi başardım çok şükür...

    3

kalem satın alma hastalığı

  • bodur tavuk

    ihtiyaç dışında kalem almak.
    kalem çeşitleri arttıkça mutlu olmak.

    5

sus

  • pobeda

    enfes bir Nil Burak parçası. socialista link verse de açılmadığından tekrar koyuyorum.
    tık

    3
daha fazla