27 mayıs 1960

  • perceneige

    tartışma konusu olmuş, yıllarca hemfikir olunamamış darbe mi devrim mi sorularıyla boğuşulan olayın gerçekleştiği tarih...
    3 ayrı gazeteden okudum bugün 50 yılını devirmiş olayı.
    isimlerini de vereyim.
    öncelikle zaman gazetesinden okudum, okula getirmişti öğretmenlerden biri.
    dedim bir bakayım burası ne diyor. işte 27 mayıs'ın utanç belgeleri başlıklı bir yazı dizisi açıklamış.
    belli ki darbe olarak değerlendirmişler dedim!
    sayfaları çevirip 24. sayfada bulunan yazı dizisini okumaya başladım.
    öncelikle haberin yapılış aşamalarını anlatmışlar.
    biraz yapmacık geldi ama dur dedim kendime önyargılı yaklaşma zaman gazetesidir diye.
    şöyle bir ibare geçiyor; yazıyı hazırlayan yazarın tesadüfen bir arkadaşı ile bu yazı dizisini hazırladığını paylaşması üzerine arkadaşı bende görüntüler, kayıtlar var diyor. ve uzun uğraşlar sonucu arkadaşının şöyle bir teklifte bulunduğunu belirtiyor: tavlada yenersen kayıtları alırsın!
    burası biraz ilginç işte. nasıl bir insan böyle değerli bilgileri bu şekilde bir oyuna alet eder. neyse dedim devam ettim.
    yazının devamında 12 haziran'da düzenlenen, 105 maddelik bir değişiklik yapılan anayasanın 27 mayıs'ta yürürlüğe girmiş gibi gösterildiği söylenmiş. yani sonradan çıkan yasanın öncesini kapsayamayacağı ilkesi göz ardı edilmiş, hatta kanun çiğnenmiş.
    adnan menderes'in duruşma sırasında konuşturulmadığı, izah etmek istediği mevzularda sözünün kesildiği, hakaret edildiği falan anlatılmış.
    yayınlanan bir fotoğrafta menderes'in idam sehbasındaymış gibi görünmesi sağlanmış.
    fazlasıyla profosyonel çalışılmış bu fotoğrafta (ki kendisini aradım zaman gazetesinin sitesinde bulamadım sadece gazetede var) a. menderes savunmasını yapıyor, tam kameranın önüne de tripot (üç ayak) denen kamera sabitleyici var.
    kadraj öyle ayarlanmış ki sanki darağacının altında boynuna ipin geçirilmesini bekliyormuş gibi.
    yani idam edileceği önceden zaten kararlaştırılmıştı!
    bu şekilde bir sürü kayıt ve fotoğrafın aktarılması sonucu yazılan makalenin devamının yarın yayımlanacağını görüyor ve yarını bekliyorum bu hususta.

    eve dönerken diyorum ki acaba diğerleri ne dedi?!
    markete giriyor ve başlıklara bakıyorum hangi gazete bir şeyler karalamış diye.
    cumhuriyet'te kesin vardır diyerek elime alıyorum bir de milliyet gözüme çarpıyor.
    milliyet 50 yıl önce o gün demiş, cumhuriyet ise, çocukluğumdaki 27 mayıs.

    eve geldiğimde önce milliyet'i açıyorum. başlıyorum okumaya...
    life dergisinin arşivi dökülmüş ortaya.
    üniversitedeki tarih hocamız demişti zaten "bir ülkeyi etkileyen olayın asıl yüzü 50 yıl sonra ortaya çıkar"diye. neden diye sorduğumuzda "en objektif yorumlar o vakit yapılır ancak ve aynı zamanda o olayı yaşamış insanlar ve yakınlarının çoğu öleceği için o sürede intikam almak için kimse kendini ortaya atmaz." şeklinde cevap vermişti.

    fotoğrafları çeken kişi darbenin veya devrimin yapıldığı haberini aldıktan sonra 1-2 haziran arası ankara'ya gelmiş bu fotoğrafları çekmiş.
    sevinç içinde olan insanlar, tezahüratlarda bulunuyor, kamyonların arkalarına binmiş şehir turu atıyorlar. sevinmişler olana. devrim olarak bakıyorlar bu işe!
    can dündar ufak bir yazı karalamış kendince.
    başlık başlık yazmış birkaç noktaya değinirken.

    bayram yeri gibi, fotoğrafı çekilmeyenler, madalyonun iki yüzü.
    madalyonun iki yüzü bölümünden dikkatimi çeken bir yorum;
    "sokaklara taşan coşkuyu anlamak için önce menderes yönetiminin 1950'lerin sonuna doğru nasıl despotlaştığını hatırlamak gerekiyor.
    o günkü coşkunun neden daha sonra söndüğünü anlamak için de 27 mayıs yönetiminin nasıl kontrolü elden kaçırıp menderes ve iki bakanın idamına onat vererek tarihsel bir faciaya imza attıklarını bilmek gerekiyor."
    demiş...
    kısa bir yazı olmuş... zaman gazetesininki o anı değerlendirirken can dündar'ın geneli değerlendirmesi ama kısa kesmesi dikkat çekici.
    sonra milleyet'in sayfalarını karıştırırken melih aşık'ın yazısının altında mayıs'ın 27'si... ufak başlığını görüyorum.. okuyorum hemen…
    aynen aktarıyorum (hiç üşenmeden)

    27 mayıs'ın 50. yıl dönümünde "o da bir askeri darbeydi" diye saldıran saldırana...
    27 mayıs bir darbe miydi devrim mi?
    asker eliyle yapıldığına bakarak darbe, sonuçlarına bakarak devrim diyebilirsiniz.
    idamlar kabul edilebilir değildir.
    ancak yapılan anayasanın bir devrim olduğunu inkar edemezsiniz.
    özellikle çalışan kesimlere öyle haklar verildi ki...trt özerkliği gibi öylesine demokratik uygulamalara gidildi ki...
    egemenler onları geri almak için 12 mart ve 12 eylül'de iki darbe tezgahlamak zorunda kaldılar....

    vs.

    hemen aldım elime vatandaşlık kitabımı ve anayasa değişikliklerine baktım...
    61 anayasası için yazılanlar şunlar…
    * insan haklarına dayanan devlet ilkesi benimsenmiştir.
    * kuvvetler ayrılığı ilk kez benimsenmiştir.
    * sosyal haklar ve ödevler ilk kez bu anayasa ile belirlenmiştir.
    * özerk statüye sahip kamu kuruluşları yaratılmıştır. örn: trt, üniversite
    * hukuk devleti ilkesi açıkça belirtilmiştir.
    * kazuistiktir ve katı bir anayasadır.

    kazuistik derken şu kastediyor ayrıntılara ve uzun düzenlemelere yer veren bir anayasadır demek istiyor...

    12 mart muhtırasında yapılan ufak değişiklikler ise şöyle;

    * üniversite özerkliği zayıflatıldı trt nin özerkliği kaldırıldı.
    * yargı denetimine sınırlama geldi.
    * temel hak ve özgürlükler sınırlandırıldı.

    82 anayasası;

    * yine kazuistik ve katıdır.
    * cumhurbaşkanına kabul etmediği anayasa değişikliklerini halk oyuna sunma yetkisi verilmiştir.
    * 82 anayasası ilk biçimiyle belli ölçüde siyasetten uzaklaştırmayı amaçlamıştır.
    kadın kolları, gençlik kolları, vakıflar kuramaz, yurtdışında teşkilatlanamaz denmiştir.
    sonraki düzenlemelerde bu kaldırılmıştır.

    61 anayasası ile karşılaştırıldığında ise şu sonuç çıkar;
    - 61'den daha serttir.
    -değiştirilemeyecek hükümler daha fazladır.


    ortak yönleri ise;
    - askeri darba sonucunda hazırlanmış olmaları.
    - halk oyuna sunularak kesinleştirilmiş olmaları.

    80 darbesine hiç girmeyecem burada ama onun darbe olduğunu biliyoruz en azından...

    sonra geliyor sıra cumhuriyet'e...
    demiştim başlığının çocukluğumdaki 27 mayıs olduğunu.
    oktay ekinci hatırasını yazar gibi yazmış...
    giriş cümlesi ise şu "bugün 50. yılını kutladığımız 27 mayıs darbesinde ilkokuldaydım."

    babasının o dönemde asker olmasından dolayı erzincan valiliğine geldiğini,
    herkesin alyanslarını ankara'ya gönderdiğini, maaşlarını uzunca süre yarım alıp, ardından gelen zamn ve ikramiyeler ile bir ev bile alınabileceğini...
    yine her yerde olan bayram havasının kendi evinde göz yaşları eşliğinde görüldüğünü...
    son cümleleri ise şunlar;
    "o zaman patlatılan şampanyaların kulaklarımızı rahatsız etmesin diye kulaklarınızı tıkayın diyen eşin dostun söylemlerini unutmuyorum...
    ilerleyen yaşlarımda o coşkuların nedenlerini öğrendikten sonra her 27 mayıs'ta kulaklarımı tıkıyorum! çağın en demokratik anayasasını ülkeye armağan edenleri; hatta istanbul'daki beyazıt meydanı'na hürriyet meydanı denilmesine neden olanları; aynı anayasayı, meydanın adıyla yok etmiş 12 eylül faşizmiyle tutan, sözde darbe karşıtı söylemleri duymamak için..."

    cumhuriyet başka bir yazıya yer vermemiş.
    menderes olayına hiç değinmemiş olması ise kafa karıştırıcı.

    darbe ya da devrim her ne ise bunun yapılmasının sebebi olarak ismet inönü'yü öldürme üzerine planlar yapılması olarak gösterilmiş.
    darbe sonra yapılanlardan ziyade ben o anki tavıra odaklanmak istiyorum.
    mahkemedeki tavır...
    hayır yapmadım cevabı kabul etmeyen bir yargı!
    savunmayı dinlemeyen bir yargı!

    sonrası isterse güllük gülistanlık olsun...
    fark eder mi?!

    kendi yorumlarımı özellikle katmak istemedim.
    sadece ortada olan görüşleri bildirip kenara çekilmek.
    karışmam ben oysaki böyle işlere.
    sadece aydınlanmak, aydınlatmaktır amacım...


    not: yorum yapmayacam dedim ama bir iki bişey ekleyip kapatmak istiyorum...
    evet belki devrimdir ama hiçbir zaman desteklemedim desteklemem de ülkeyi yöneten birilerini zorla ordan aşağı indirmeyi.
    ilk yapılan hareket darbedir bu yüzden, insanlık dışıdır. mahkeme süreci ise yargının tarafsız olmadığını göstermiştir. eğer ki idam edilmeseydi menderes sonradan olacakları bildikleri için yapmışlardır bunu.
    asılsız iddialar, cevap alınmayan sorular...
    sadece sormak için sorulanlar...

    devrimdir evet...
    anayasada yapılan değişiklikler devrim niteliğindedir.
    sosyal devletin en büyük adımı burda atılmıştır.
    ama ne için diye bir sormak lazım?!
    acaba yaptıkları büyük hatayı bir şekilde kapatmak, örtbas etmek, kişileri susturmak için midir.
    aaaa bak neğzel yasalar çıktı hep bizim için, mutlu mesut yaşayalım, desinler diye mi?!
    yoksa hakkaten düzensiz olan düzeni düzeltmek için mi?!

    bilinmezler içinde 50 yılını devirmiş bu olay, her şekilde türkiye cumhuriyeti için kara bir lekedir.
    aksini iddia etmek saçmalıktır.

  • le poisson

    evet.

    halkın kafasında hala netleşmeyen tarihtir. aslında tarih nettir 27 mayıs 1960. ama içerik pusludur. herkesin dile getirmekten çekindiği, hatta söylendiğinde kabul bile etmeyeceği yadsınamaz bir gerçek vardır. o da şudur; sağ görüşlü insanlara göre bu bir darbe, sol görüşlü insanlara göre ise devrimdir.

    olaya objektif yaklaşmak ne kadar güzeldir oysa ki.

    evet. türkiye cumhuriyeti başbakanı idam edilmiştir ! bu tarihimizin yüz karası olayıdır. sırtımızda kamburdur. kabul edilemez bir durumdur. bu duruma göre demokratik bir ülke olduğumuz ikna edici değildir.

    fakat evet yeni bir anayasa gelmiştir. ve bu bir devrim niteliğindedir. şu an ki anayasaya yol gösterici niteliktedir.

    ve bu iki gerçek olduğu gibi kalacaktır.

    2
  • krems

    adnan menderesve diğer demokrasi şehitlerinin ittihatçı zihniyetler tarafından hunharca katledilmesiyle bu olay kara leke olarak tarihin tozlu sayfalarında yerini almıştır.darbeciler aslında kimseyi asmak niyetinde değildi;amaçları hükümet yetkililerini avrupaya sürgüne yollamaktı.içine şeytan kaçmış zamanın istanbul üniversitesi hukukfakültesi hocalarının''bunlar avrupadan dönüp sizin başınıza bela olur''söylemlerine aldanıp bugün hala tartışılan o kararı almışlardır.

  • dincininhakkindangelenimansiz

    seçimlerden çok kısa süre önce askerin vatan hainlerine karşı vurduğu darbenin tarihidir 27 mayıs. keşke olmasaydı diyor insan çünkü kısa süre sonra yapılacak seçimde adnan mendereslerin gitmesine kesin gözüyle bakılıyordu. ülke ekonomisi o kadar kötü durumdaymış ki menderes para için sscb'ye bile başvurmuş. askeri müdahalenin bu yüzden olduğunu iddia edenler de var. ama ne olursa olsun 27 mayıs salt askele yapılan bir devrim değildir. o dönem öğrenci hareketleri, işçi eylemleri türk ordusuytla aynı çizgide gelişmiştir. ihtilal bir avuç siyasi dışında kimseye zarar vermemiştir. tabi genç subaylar arasında farklılıklar da vardır. alparslan türkeş'in ekibi kürt kökenli toprak ağaları ve siyasetçileri tutuklatmıştır. 1961 anayasası türkiye'nin gerçek anlamda en demokratik ve özgürlükçü anayasası olmuştur. o bilim ve özgür düşünce 68 kuşağını yaratmıştır. örgütlenen topluma karşı amerikan uşakları 12 mart ve 12 eylül darbelerini yaparak toplumun üzerine yeniden ölü toprağı sermiştir.

  • havan batsin

    (bkz: yassıada günleri)

  • nickbirakmamissinizulan

    bu gün 3-4 saat boyunca çeşitli kaynaklardan detaylarına kadar incelediğim darbe'nin tam tarihi. az çok kafamda bu darbeyi oluşturan nedenler şekillenmeye başladı bunu hemen sizinle paylaşayım;
    genel politika

    1950 yılında genel seçimleri kazanarak chp'nin tek parti iktidarını yıkan adnan menderes yalnızca antikomünist bir ülke yaratarak batı*'dan sürekli kredi* alacağı bir sistem kurdu. soğuk savaş döneminin kapanması ve ortamın az çok yumuşamasıyla antikomünist tutum sayesinde gelen krediler yavaş yavaş son buldu. dolayısıyla sermaye açığı baş gösterdi ve menderes 1960 yılında ssbc ile ilişkilerini sıklaştırdı. bu tutum batı'nın tamamen desteğini çekmesine neden oldu.

    darbeyi oluşturan nedenler

    1950 seçimlerinden önce oluşan ordu-dp birlikteliği seçimin kazanılmasından sonra son bulmuş belki de bu dp'nin sonunu getirmiştir. ordu'nun devlet içindeki adamlarından bayındırlık bakanı fahri belen dp'nin hükümet etme biçiminden rahatsız olduğu için istifa etmiş ve ordu-dp birlikteliği burada sona ermiştir. bu dönemden sonra dp'nin kendi adamları yükselmiştir.

    bir süre sonra dp'nin politikaları nedeniyle ordu içinde birçok milyoner oluşurken, birçok albay deyim yerindeyse sürünmüştür. işte bu durumdan rahatsız olan genç kuşak subaylar tepkilerini dile getirmeye başlamışlar. fakat ''tam anlamıyla'' tek bir çevre etrafında toplanamamışlardır.

    genç subaylar bu dönemde 2 farklı çevre altında dikkat çekmişlerdir. bunlardan birisi radikaller diğeri ılımlılardır. radikaller tüm memlekette bir ıslah olması gerektiğini düşünürken ılımlılar sadece orduda ıslahın gerektiğini savunmuşlardır. ancak bu 2 çevre dp muhalefeti altında birleşerek ''atatürkçüler cemiyeti''ni kurmuşlardır. bu cemiyeti ve mensuplarını daha sonraki dönemlerde yaptıkları icraatler nedeniyle ''darbeciler'' olarak nitelendirebiliriz.

    darbeci cemiyet ordunun personel dağıtımını yapan yer olduğundan dolayı en önemli yerlerinden biri olan erkan dairesini ele geçirerek etkili ve vurucu güce sahip birlikleri teşkilat'a kazandırmaya çalışmışlardır

    1957 seçimlerinden önce yaşanan gerginlikleri fırsat bilerek yönetime el koymak isteyen darbeciler temsili bir önder arayışına girmişler bunun için önce ismet inönü'ye daha sonra dp savunma bakanı şemi ergin ile temasa geçmişler ancak 2 isim tarafından da reddedilmişlerdir. tam bu sıralarda içeriden bir subayın ihbarı sonucu 9 subay tutuklanmış aralarından sadece ihbarcı olan subay 2 yıl hapis cezası yemiş diğerleri serbest bırakılmıştır. bu olay deyim yerindeyse demokrat partinin uyanmasına ve teşkilatın kalibine inerek darbeci subayları ülkenin dört bir yanına dağıtmasıyla son bulmuştur.

    ancak darbeci subaylar 3. bir grup çatısında tekrar ortaya çıkmışlar ve bu sefer daha profesyonel adımlar atarak öncelikle yanlarına üst düzey bir general çekmeleri gerektiğini düşünmüşler ve cemal gürsel'in desteğini alarak birkaç yıl içinde istedikleri düzeye ulaşmışlardır. bu sırada dp baskıcı yönetimiyle halk üzerindeki güvenini ve dayanağını yitirmiştir.

    yine bu zamanlarda abd ve cia genel politika başlığı altında belirttiğim nedenlerden dolayı dp'ye olan desteğini çekmiş ve dp'yi istihbarat açısından çaresiz bırakmıştır. dp ise celal bayarın uzun incelemeler sonucu oluşturduğu ve büyük yetkiler verdiği ''tahkikat komisyonu''nu kurmuştur. bu komisyonun kararları doğrultusunda cemal gürsel tespit edilmiş ve emekliye alınmıştır. ancak cemal madanoğlu bu görevi onun yerine devam ettirdiğinden darbeciler kaldıkları yerden devam etmişlerdir.

    bu komisyon daha sonraları aldığı yetkiye güvenerek chp'yi tasfiye etmeye çalışmış fakat burda da halk tepkisi patlak vermiştir. özellikle chp örgütlerinin topladığı öğrenciler ve onlara destek veren üniversite hocalarıyla demokrat parti 28 nisan 1960 ile 27 mayıs 1960 arası neredeyse hergün protesto edilmiş nitekim bunun sonucu darbeyi getirmiştir. bu süreçte öğrencilere yardım eden ve onları ayakta tutan isimler daha sonraki yıllarda politika'da isimlerinden söz ettireceklerdir.

    (bkz: bülent ecevit)

    (bkz: suphi baykam)

    (bkz: alev coşkun)

    2
  • postmodoren

    bizim memlekette devrime devrim denir

    1
  • sahimidiyon

    insanın görüşü ne olursa olsun , bir ülkenin başbakanının tüm dünyanın gözü önünde urgan boynuna geçirildiğinde kendi yurdundan utanması gereken tarihtir.

  • stanic

    üzerinden 53 yıl geçmiş olan ihtilaldir.

    bu kadar zaman geçti, ama baskı ortamı hala muhafaza ediliyor, yine dediğim dedik demokrasi söylemli anti-demokratikler iktidarda.

    1
  • koyuipsalasportaraftari

    son 100 senenin en güzel günlerinden biridir.

  • gariban

    türkiyenin 15 yıl gerilemesine, ekonominin yerin dibine girmesine neden olmuştur. asker yönetime el koymuş,binlerce subay zorla emekli edilmiş,düşük rütbeli subaylar generalleri zorla ordudan atmıştır. yani yeniçeri isyanıdır, işte türk ordusunun faşist,acımasız insanların eline geçmesinin tarihidir.biz aptalızya bıyıkları yeni terlemiş binlerce çaylak yeni yetme subay örgütlenecek ve 200'e yakın generali zorla emekli edecek, aslında bu darbe türk ordusuna yapılmıştır. ogünden sonra türkiyede binlercce faili meçhul cinayet yaşacanacak,terör örgütü kurulacak ve 30 yıl savaş devam ettirilecek,ozamanın yeni yetme subayları 80-90 ların generalleri zengin olacak,türkiye eskisi gibi olmayacaktı.tabi adalet yerni bulmuş, ozaman tasviye ettikleri komutanlarının ahı tutmuş ve şuan çoğu içerde.

    2
  • koyuipsalasportaraftari

    türk subayını,erlerini kore ellerinde ziyan ettiren, onlar korelilerle gomünüzlere karşı savaş verirken dansöz,şarkıcı karılarla gününü gün eden,bu arada bol bol din,iman masalları anlatmayı da ihmal etmeyen, enflasyonu yüzde milyon kaça fırlatan, buna rağmen vatan cepheleri kurup milleti biribirine kırdırmak suretiyle sonsuza dek iktidarda kalabileceğini sanan kişiliksiz bir herifin, daha sonra asılmak üzere indirildiği gündür.

    1
  • lakerman

    türkiye cumhuriyeti'nin atatürk döneminden sonraki en güzel günüdür,net.gerçi 1980 darbesiyle sikildik orası ayrı ama bu darbeden sonra yapılan anayasa ülkemiz tarihinin en demokratik anayasası olmakla anılır.

    2
  • donquijote

    türkiye'deki darbe geleneğinin başlangıcıdır. bir dikdatör indirilmiş, beraberinde pek çok sorunun üstü örtülmüştür. mesela 6-7 eylül olayları adnan menderes'in üzerine yıkılmış; devlet, yaşananlardan kendini soyutlamıştır.

    daha yazacaktım ama çıkmam gerek. iş arkadaşlarım "hadi ula çabuk, tatil bitmek üzere" diye çığrışıyorlar.

    2
  • don draper

    türkiyeyi 40 yıl geri götürmüştür.

    1
  • hakki bullet

    türkiye'yi 40 yıl geri götürmüştür.

    cumhuriyet elitlerinin iktidarını pekiştirmiştir.

    askeri vesayeti kurumsal hale getirmiştir.

    iktidarı seçilmişlerin elinden alıp atanmışların eline vermiştir.

    1971, 1980, 1997 askeri müdahalelerine ortam hazırlamıştır.

    vesayetçi yapısını örtebilmek için özgürlükler rejimi açısından liberal bir tavır takınarak insanların gözünde "1961 anayasasası ne kadar da demokratikti yeaa" şeklinde bir illüzyon yaratmıştır.

    1
  • a master manipulator of thoughts

    sen git düşen uçaktan kurtul, sonra darbe olsun, yargılan ve idam edil.

    adnan menderes'in dolayısı ile dp'nin savunulacak zerre kadar bir yanı yoktu, bu öyle bir darbeydi ki. iyi olmadı ama kötü de olmadı.

    demokratik bir köktendincilik karşıtlığı düşünülemeyeceği için, antidemokratik yollarla bu durum ortadan kaldırıldı ya da kaldırılmaya çalışıldı.

    neresinden tutarsanız tutun elinizde kalıyor.

    ülkeyi antidemokratik bir şekilde yönetmeye çalışan hükümete karşı antidemokratik bir eylem diyebiliriz sanırım.