3 temmuz olaylarının devamı niteliğindeki senaryo

  • olly

    artık alışılageldik bir aziz yıldırım vızırtısıdır.

    türk toplumunun yakasına illet gibi gibi yapışan iki adet klişe bulunmakta maalesef... bunların ilki, sıçamadığın boku vatan haini şeklinde suçlama klişesi; diğeri ise aziz yıldırım'ın köşeye sıkıştığı her anda başvurduğu kaynak olan 3 temmuz klişesi...

    biraz evvel fenerbahçe kulübü olarak yayınladıkları duyuruda da yaşanan olayların en büyük mağduru olduklarını belirtmişler.

    - ofsayt gerekçesiyle bir nizami golümüzün verilmediği,
    - uefa'nın devre arasında yayınladığı kitapçığa göre sarı kart olması gereken pozisyonda bir futbolcumuzun direkt kırmızı kartla oyundan ihraç edildiği,
    - talisca'ya topsuz alanda omuz atarak kırmızı kart görmesi gereken martin skrtel'a sarı kartın dahi çıkmadığı,
    - hiç bir tahrik amacı gütmeden korner atışı kullanmaya giden oyuncularımıza maç boyunca yağmur gibi bozuk para, çakmak, pet şişelerin yağdığı,
    - teknik direktörümüzün kafasının yarıldığı, göğsüne pet şişe fırtlatıldığı,
    - soyunma odası koridorlarında fenerbahçe kulübünün maaşlı çalışanı olan güvenlik görevlileri tarafından personellerimizin dövüldüğü bir maçta dahi mağdur olmaya çalışan bir güruhtan bahsediyorum.

    her halk hakettiği şekilde yönetilirmiş ya hani? ne diyebilirim ki?

    1