ahlak

  • perceneige

    insanların toplum içindeki davranışlarını ve birbirleriyle ilişkilerini düzenlemek amacıyla başvurulan kurallar dizgesi, başka insanların davranışlarını olumlu ya da olumsuz biçimde yargılamakta kullanılan ölçütler bütünü.

  • yok

    doğru ve yanlışı ayırt edebilmeyi sağlayan ilke ve değerlerin bütünüdür. farklı bakış açılarına göre ahlak üç değişik biçimde tanımlanmıştır:

    - psikoanalitik bakış açısı : ahlakı belli bir toplumun kuralları, değerleri ve gelenekleriyle eş anlamlı gören bakış açısı. ahlaki kodlar toplumsal standartlara(süperego) eşittir ve kültürden kültüre farklılık gösterir.

    - bilişsel gelişim bakış açısı : ahlakı tüm insanlık için, belli evrensel ve tarihsel olarak, transfer edilen ilkelerle eş anlamlı göstermektir.

    - etkileşimsel, sosyoanalitik ve personolojik bakış açıları : ahlakı bir kişinin diğer kişilerle etkili ilişkiler içine girebilmek için geliştirdiği değerler, standartlar, inançlar ve ilkeler ile eş anlamlı görürler.

  • gozlerim sigmiyor yuzume

    namusla karıştırılan ya da bile isteye aynı kefeye konan kavram. oysa çok başkalar. ahlak gerekli kurallar bütünüdür bir şekilde. etiktir.

    namusa burada hiç girmeyeyim şimdi.

  • sucukekmekyiyenkatilcocuk

    (bkz: etik)

    1
  • bumerang

    eskiden toplumlara göre değişen günümüz de ise kişiye göre değişen kavram.

    2
  • perceneige

    1. a. belli bir dönemde belli insan topluluklarınca benimsenmiş olan, bireylerin birbirleriyle ilişkilerini düzenleyen törel davranış kurallarının, yasalarının, ilkelerinin toplamı.
    b. çeşitli toplumlarda ve çağlarda kapsamı ve içeriği değişen ahlaksal değerler alanı.
    2. bir kişi ya da bir insan öbeğince benimsenen eyleme kurallarının toplamı.
    3. ahlaksal olan şeylerle bağlantısı olan bir görüşler dizgesi (tek kişinin, bir ulusun, bir toplumun, bir çağın).
    4. felsefenin bir dalı olarak:
    a. ahlak üzerine kavramsal öğretiler.
    b. insanların kişisel ve toplumsal yaşamdaki ahlaksal eylemlerine ilişkin sorunları inceleyen felsefe öğretileri.

  • chicqo

    huy, insanın iyi veya kötü tavır ve hareketleri, insanın doğuştan veya daha sonra kazandığı akli ve ruhi durumu.

  • mehmet volkan balbay

    ahlak kavramı günümüzde çokça tartışılan bir kavramdır. bu tartışmaların temelinde yatan sebep ise bilgisizliktir. kavramın etimolojik kökenini bilmemekten kaynaklanan tartışmaların neredeyse tamamı dönüp dolaşıp cinsellikte tıkanır kalır. öyleyse herşeyden önce "ahlak" kavramının ne demek olduğunu anlayalım:

    günümüzde yunanca kökenli etik kavramı ile değiştirilmeye çalışılan "ahlak " kavramı, arapça bir kelimedir. kelimeyi lengüistik açıdan incelemeyi bir kenara bırakıp, semantik açıdan ele aldığımızda, bu kavramın: "yaratılıştan getirilen ve fıtrat tarafından özümsenen özelliklerin bütünü" anlamına geldiğini görmekteyiz.

    dolayısyla "insan ahlakı"; doğuştan getirilen tüm özellikler ile insan tarafından özümsenen tüm yaşamsal tecrübelerin, insanın ruhunda birleşip eriyerek, iyi ve kötü yönleriyle dışa yansımasıdır. toplum ahlakı ise bu durumun kitlesel olarak ortaya konmasıdır.

    aynen toplumsal normların ve toplumsal değerlerin ana kaynağı konusunda tespit ettiğimiz gibi bireysel ve toplumsal ahlakın ana kaynağı da aynı makamdır: "allah" insan ne kadar inkar ederse etsin, şayet bahsettiğimiz bu olguların kökenine ulaşmaya çalışırsa, bunun ne doğanın bizatihi kendisinde, ne de uzayın derinliklerinde olmadığını görecektir. yapılacak bu araştırmanın sonucunda, yaratılan ilk insana ve alak suresinin 3 ve 4. ayetlerinde zikredilen "öğretim" işlemine ulaşılacaktır.

    sonuç olarak ahlak kuralları; allah ın beşer için belirlediği sınırların, insan tecrübesi ile çeşitlenmiş ya da kokuşmuş halidir... her şeyi kokuşturmakta üstün bir yeteneğe sahip olan ademoğlunun kahir ekseriyetinin, yaratıcının belirlediği ahlakî kuralları kokuşturmakta geç kalmadığı malumunuzdur sanırım.

  • 666

    sınırlarını belirleyen karar organına toplum adı verilen yazılı olmayan kurallar bütünüdür. toplumlar farklılaştıkça ahlak ta farklılaşır, misal türkiye de bi çocuk ailesiyle izlediği bi filmin öpüşme sahnelerinde gözlerini kapatırken aynı çocuk babasına çeçen askerinin bir rusun kafasını kestiği videoyu gururla izletebiliyor. *

  • krizantem

    toplumun dayatmasıdır.

    1
  • nevrotikkalem

    günümüzde ölçüsünü yitirmiş değerdir. hatta yerlerde sürünen, çok nadir bulunan.

    1
  • lethee

    göreceli bir kavramdır. en önemlisi vicdan ahlakıdır. ki bu da kişiyi ilgilendirir. ama ahlakın belli bir topluma veya dine veya coğrafyaya mal edilmesi de gayet normaldir.

    2
  • yanetki

    insan egolarının tavan yapmış halinin bu derece bastırılmaya çalışmasının temelinde ki sebeb ne ?

    düşün... işte ahlak bunu düşünmeni istemiyor. evlenmeden önce yapılan seks neden kötü abi? kim karar vermiş buna ? sahiplenme egosu mu ? yada bize bırakılan miras bu hedölerimi. yeniçeri ocağı gibi lan bu ahlak. eyvallah, başkalarının haklarına tecavüz etme ama dilediğini yap. yap ! yap... korkma!

  • edie britt

    beyinde aranması gerekendir.

    1
  • lililililili

    çok geniş bir çerçeveye hitap eden bir kavramdır ahlak. aslında, kısaca "mutlak anlamda iyi ve güzel olan şeyler" denilebilir. buna ek olarak, buradaki mutlaklık direkt olarak yaşantımızda gözlemlenebilmekten uzaktır çoğu zaman. yani, mutlak olan şeylerin yansımalarından oluşur çoğu zaman ahlaka atfedilen şeyler.

    haddi zatında çok geniş bir meseledir. bu yazıda ise bir açısına değinmeye çalışacağım.

    ahlaki kavramların arkasında ne vardır?

    toplum içerisindeki herhangi bir birey tek başına ahlaki kavram geliştirmeye çalışsa ve kendince bir sistem oluştursa bile bu sistem iki açıdan çalışamaz durumdadır.

    ilki, bireyin tam da sadece kendisiyle alakalıdır. birey, hiçbir şeyi kendisine referans almadan salt kendi görüşleriyle bir sistem oluşturmaya çalıştığında kurduğu sistem zamanla "dalgalanacaktır" ve daha da önemlisi sistem bireyin hayatı boyunca çoğu zaman "çatırdayacaktır". zira, birey yaşadıkça ve "düşündükçe" bir takım hatalar yapacak ve "iyilerin ideası" gibi önemli ve hayatın her alanını etkileyen bir mevzuda yaptığı bu hatalar kendisini ve yaşamını derinden etkileyecektir. daha da önemlisi, bireyin yaşamı asla ve asla kendi sistemini kurmak için yetmeyecektir. hayat, çok çok çok karmaşık bir oyundur zira. bir problemi çözdüğünü düşündüğü bir noktada yeni bir açılımla daha farklı bir problemle karşılaşacaktır.

    burada çok önemli bir ayrıntı da... ahlakın oluşturulmasında genelden özele doğru gidilmek zorundadır. yani, başlarda yapılacak en ufak bir hatada bile birey tamamiyle yanlış bir sistem boyunca devam edecektir. bu her birey için kaçınılmaz bir son gibi durmaktadır.

    ikincisi, bireyin salt kendisi ile ilgili oluşturduğu ahlakın toplumsal boyutudur. birey, kendisince bir sistem oluştursa bile toplumla çatışması kaçınılmaz gibi durmaktadır. diyelim ki, toplumdaki her birey kendi doğrularını oluşturmaya çalışsın. bu noktada, ortak bir takım görüşler oluşsa bile ayrışmalar kaçınılmazdır ve bu noktada oluşan çatışmalar toplumu bir felakete götürecektir. bu da kaçınılmazdır.

    bu sebeplerden ötürü bireysel bazda bir ahlak sisteminin oluşturulması imkansızdır. insanoğlu kısıtlı aklıyla asla ve asla böyle bir sistem oluşturamaz. bu noktada din* ortaya çıkar. evet, tam bir sistem için danışılacak tek merci islam'dır. bunun dışındaki herhangi bir otorite yanılmaya mecburdur. çünkü, referansını yine insandan ve onun aklından almaktadır. bizleri bizim bizi bildiğimizden çok daha iyi bilen allah, yine bizim için geçerli olan ahlak sistemini en iyi şekilde bilmektedir.

    1
  • sondaj

    (bkz: ahlak polisi)

  • 3gay nen baglan hayata

    kişiye göre farklılık gösterendir.

  • cenaze sonrasi fisiltisi

    (bkz: ahlak felsefesi)

  • gozlerim sigmiyor yuzume

    bir çeşit armut.

    valla ben demedim. tdk'nin kendi sitesinde yazıyor. türkiye türkçesi ağızları sözlüğü'nden.

    1
  • seedofcorruption

    göreceli bir kavramdır.

  • icerim ki

    ölene dek sorgulamaya devam edeceğim kavram.

    bedenlerin ırzına hapis cezası veren ahlak, ruhların ırzına sessiz ve seyirci...

    hayat değişik değil mi?

  • capulcubeybi

    kişinin kendi kararları doğrultusunda hareket etmesidir. bağımsız kararlar verebilmesidir.

    toplumsal ahlak yasası yoktur amk. !

    ayrıca : iett'lerde otobüste yaşlılara yer vermeyenler ahlaksız değildir. bu böyle biline. hem ahlaksız tanımı da yanlıştır. kullanmamak iyidir. tabi bence.

  • puhu

    insanın idari ve mali işler departmanıdır. insan ilişkileriniz, paraya verdiğiniz değer ve yön bu departmanı geliştirebilir ya da dibe vurdurabilir.

    1
  • st. jimmy

    vicdanın elvermediği şey ahlak dışıdır diyerek, büyük ölçüde vicdanla girintili olduğunu düşündüğüm olgu.

  • shut the fuck up

    yitirilmiş olandır. hepiniz ahlaklı geçiniyorsunuz; ama ne de olsa sahtekarsınız... görünüş ahlaklı, yersen...