alemdağ'da var bir yılan

  • levye

    sait faik abasıyanık'ın ilk kez 1954'te varlık yayınları tarafından basılmış öykü kitabı.
    kitaptaki aynı adlı öyküden: "istanbul çirkin şehir. pis şehir. hele yağmurlu günlerinde. başka günler güzel mi, değil; güzel değil."

    1
  • maderzat

    sevmek… bir insanı sevmekle başlar her şey. burada her şey bir insanı sevmekle bitiyor.

  • oneplusone

    ileri de çocuğum olursa 9 10 yaşında okutmayı düşündüğüm eserlerden. önce sait faik okusun sonra zaten neyi okuyup neyi okumayacağını kendisi seçer. yani önce insanı, simitle çayı, balıkçı amcaları sevsin yaşamayı sevsin ...

  • sunshine

    --- spoiler ---
    yine istanbul çirkin. istanbul mu? istanbul çirkin şehir. pis şehir. hele yağmurlu günlerinde. başka günler güzel mi; değil. başka günler de köprüsü balgamlıdır. yan sokakları çamurludur, molozludur. geceleri kusmukludur. sokakları dardır. esnafı gaddardır. zengini lakayttır. insanlar her yerde böyle. yaldızlı karyolalarda çift yatanlar bile tek. yalnızlık dünyayı doldurmuş. sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey. burada her şey bir insanı sevmekle bitiyor.
    --- spoiler ---

  • abraham linkkoy

    "molozların üstünden kalkıp yollara vuruyorum. caddelerde şimdi yalnız sarhoşlar, pezevenkler ve şunlar bunlar var. hepsi de hoş hoş adamlar. hepsinin sırtında talihleri ve kendileri. yalnız yalnız. bir kadınla yatarken bile yalnızlar. "

  • carmelone

    müthiş bir kitap.

    --- spoiler ---

    pembe yılan ağır bir örse yemişti. kaldırımın kenarında salınamadan kıpırtısız duruyordu. 2016'lı kız acımış olacaktı ki battaniyeye sarıp eve getirdi. kaloriferin önüne saldı. sıcaklığı yiyen pembiş yılan bir anda kafasını kaldırdı, salına salına havalanmaya başladı. 2016'lı korkmuştu. yılanın ileri geri hareketlerle 2016'lıya yaklaşıyordu...

    pembiş yılan: selam :)))
    2016'lı : lütfen ileri geri sallanmayı keser misin? beni tedirgin ediyorsun.
    pembiş yılan: merak etme ediyorum dans sevinçten;ürkütmek değil niyetim, ismim geliyor meriçten.. her şey birazdan çok güzel olacak merak etme :)))

    her şey karanlığa dönüştü. 2016'lı uyandığında pembe yılan ortalıkta yoktu. yüksü dolu günleri esas şimdi başlayacaktı...

    --- spoiler ---

  • japon milliyetcisi

    interaktif bir roman olabilir.

    --- spoiler ---

    pembe yılan uzun servilerle süslenmiş yolda tıslaya tıslaya ilerliyordu. dün gece yediği örseler ve ardından gelen tatlı 2016'lı aklından çıkmıyordu. pembe bir yılan olmanın gereğiydi sessiz sürünüşlerle zehrine düşürdüğü 2016'lıların yanından yine aynı sessiz sürünüşlerle uzaklaşmak. yakında bir 2016'lı daha görünecekti.

    pembe yılan 2016'lıları seviyordu. onlara dinledikleri müzik türlerini sormak, boylarını öğrenmek, adlarını ve mümkünse instagramlarını almak genlerine işlemiş şeylerdi bir zamanlar. ama artık birer hobiydi. pembe yılan'ın vaktini geçirme tercihiydi. bir 2016'lıdan sabah uyandırılma sözü almanın bedeli örse üstüne örse yemekse, pembe yılan bu bedeli ödemeye dünden razıydı.

    evde, her zamanki gibi, kimseler yoktu. pembe yılan leptopunun ekranını kaldırdıktan sonra kendine bir kola koymaya mutfağa gitti. o arada bilgisayarı açılacak, kendine gelecek, pembe yılan yüzünü yıkayıp kolasını doldurduktan sonra bilgisayarının başına geçecek ve duyurulara kutsal heksbol linkini atacaktı.

    tarayıcısını açtığında mesaj kırmızısının yandığını gördü. ellerini ovuşturdu pembe yılan. istemsiz bi sırıtma kapladı suratını.

    2016'lı: .... no'lu entry hakkında aynen öyle değil mi ya, ataerkil toplum falan.
    pembe yılan: tabii ki ataerkil toplum. kadınlara yeteri kadar değer verilmiyor, sözleri dinlenmiyor. kendi adıma konuşacak olursam ben azılı bir pro-feministim :))))))
    2016'lı: ya... öyle mi ^^
    pembe yılan: evet.
    pembe yılan: ee, neler dinlersin?

    gece başlamıştı. pembe yılan'ın içini tatlı bir sıcaklık kaplıyordu yavaş yavaş...

    --- spoiler ---

    1
  • hafmeyjan

    “Yaz günleri o yanıma uzanınca rahat bir uykuya dalardım. Rüyamda hiçbir şeyi görürdüm. Hiçbir şeyi. Hiçbir şey kadar güzel şey var mı? Varsa ver bir lokma. Şu saatte. Hiçbir şey ölüm gibi güzeldir.”

    1