arthur schopenhauer

  • punchup

    alman filozof. immanuel kant'ın öğrencilerinden. çok değerli, defalarca incelenesi fikirleri vardır.

    düşüncelerinden bir tutam*:
    yaşamın yadsınması - istenç üzerine:
    http://www.sevgiadasi.com/arthur-schopenhauer-yasamin-yadsinmasi-istenc-uzerine/
    ölüm üzerine:
    http://www.sevgiadasi.com/arthur-schopenhauer-olum-uzerine/
    sanat üzerine:
    http://www.sevgiadasi.com/arthur-schopenhauer-sanat-uzerine/
    hayatın acıları üzerine:
    http://www.sevgiadasi.com/arthur-schopenhauer-hayatin-acilari-uzerine/

    1
  • ruyapeccatrix

    somut çözümler üretmekten öte, idealist bir filozoftur. heidegger ve wittgenstein kadar çok konuşulan alman idealistlerindendir. tasarımlardan hareket eder. kant'ın felsefeyi, kavramlardan oluşmuştur şeklindeki tanımlamasına karşı çıkar; felsefe kavramlardandır der. (wittgenstein gibi, dil felsefesi üzerine yoğunlaştığı çıkarılabilir burdan.)
    günümüzde felsefenin ilgilendiği sorunları, schopenhauer'ın kendi zamanında ele alması, o'nu bu denli aktüel tutan sebeplerdendir.

    1
  • misterblonde

    'tanrı varsa ahlak yoktur' diyebilmiş üstün insandır. düşündükçe kafanızı karıştıran bir önermedir.

  • v

    aşk hakkında en çok düşünen filozoftur. "bir şarap ağızda ne kadar duruyorsa , kadınlarda erkeklerin yanında o kadar durmalıdır." diyen kişilik. dişlerinin güzelliğiyle övündüğü bilinen , kaniş cinsi köpek beslediği rivayet edilen değerli şahsiyet. montaigne ile annesi arkadaşlık ilişkisi yaşamıştır.

    2
  • nevrotik ciyaklama

    her naneyi istençle dişi ırkı tiksinçle açıklayan okuduktan sonra felsefeye yanlış abiyle adım attığım hissini uyandıran sevimli alman. hukuk,ahlak,siyaset üzerine adlı eserinde hukukun çok alengirli bir olay olmadığını anlatarak hukuk profesörlerinin konuyu çok fazla dallanıp budaklandırdıklarından dem vurmuş,sempatimi kazanmıştı. demek ki saygı kazanmak için etraftakilere zor işler lan bunlar siz çakozlamazsınız mesajı verme zaruriyetinin doğumu baya eski. toplum kendi kuralını anlamak için yoruma ihtiyaç olmadığı zaman gerçek bir ilerleme kaydetmiş olacaktır. dimi ya schopenhauer?
    öğütlediğinin aksine vur patlasın çal oynasın bir yaşam şekli olmuştur. hangimiz düşündüklerimizi uygulamaktayız ki canım? ha bir de yavrucakların zekayı anneden ahlakı babadan aldığını ileri sürer; annesi hafiftenmeşrep bir bayanmış.

    2
  • perakedisi

    iyilikle kötülüğü tartışmayı lüzumsuz gören filozoftur. çünkü ona göre kötülük hiçbir koşulda iyilik ile dengelenemez, kötülüğün salt varoluşu bile iyiliğin kökünü kazımaya yeter vaziyettedir. (kötümserliğin dibine vurmak) dolayısıyla ona göre kötü bir yer olan dünya elbette ki yaşanmaya değmezdir, yok olmayı var olmaya tercih eder ki burada da haklıdır.

    insanın yaşadığı sefalete bakarak hayvanların gıpta edilecek bir sükunet ile yaşadıklarını savunur. çünkü insan arzularıyla, kaygılarıyla, umut ve gelecek hakkındaki endişeleriyle otomatik olarak kendisine bir huzursuzluk hali yaratır. tabii bunların hepsi ''düşünme'' özelliği yüzündendir. hayvanlar ise tam tersine bu yetiye sahip olmadıklarından doğal güdüler dışında güçlü arzular, acılar ve kaygılar taşımazlar. durgun ve sakindirler, onlar için mutluluk ya da mutsuzluk gibi bir durum yoktur. *

    bu haliyle insan arzuları ve acıları konusunda budizm öğretilerine yakın bir bakış açısına sahiptir, varoluşçu triplerini, bunaltısını saymazsak tabii neyse.

    2
  • yalniz

    ona olan hayranlığım kaybolmadan önce, sözlerini ezbere bildiğim onun yazdığı ya da onun hakkında bulabildiğim her şeyi okumaya çalıştığım filozof.yazdığı en büyük eseri 'istenç ve tasarım olarak dünya' ona beklediği şöhreti vermemiş bunun üstüne:"bir kitabın yayımlanması ile onun tanınması arasında geçen yılların sayısı yazarının çağının ne kadar ilerisinde olduğunun ölçüsünü verir. eserimin karşı karşıya kaldığı aldırmazlık ve ihmal ya benim çağım için değersiz biri olduğumu ya da çağımın benim için değerisiz olduğunu gösteriyor. hayat hızla geçip gidiyor ve sizin kavrayışınız yavaş: bu yüzden şöhretimi görecek kadar yaşamayacağım: ödülün kayıptır"demiştir.ancak yaşamının sonlarına doğru, yazdığı parerga ile paralipomena kitabı ile şöhretin tadını kısa da olsa çıkarmıştır.

    1
  • feminist geysa

    nietzsche'nin etkilendiği filozoftur. yalnız bir adamdır. annesi de yazardır ve schopenhauer annesinden pek hoşlanmaz. zenginlik içinde büyümüştür. "aşkın metafiziği" adlı kitabı beni büyülemiştir.

    bir de sözü vardır ki; "(bkz: erkekler hayatının yarısında zamparadırlar diğer yarısında ise boynuzlu)" beni çok eğlendirir. diğerleri ise;


    "aldığımız her nefes bizi sürekli etkisi altında olduğumuz ölüme doğru çeker. nihai olarak zafer ölümün olacaktır. çünkü doğumla birlikte ölüm zaten bizim kaderimiz olmuştur. avını yutmadan önce onunla bir süre oynar ölüm. bununla birlikte hayatımıza olabildiğince uzun süre için büyük bir ilgi ve özenle devam ederiz. tıpkı sonunda patlayacağından emin olsak da olabildiğince uzun ve büyük bir sabun köpüğü üflememiz gibi."

    "güvensizlik; güven içinde olmanın anasıdır."


    "hareketlerimiz dışında asla öfke ve nefret göstermemeliyiz. çünkü yalnızca soğukkanlı hayvanlar zehirlidir."

    4
  • caute

    delicesine kötümser varoluşçudur kendileri.

    "tum sinirlamalar kisiyi mutlu kilar. gorme, etki ve temas alanimiz ne denli dar ise o denli mutlu oluruz; ne denli genis ise o denli siklikta kendimizi azap icinde ya da urkutulmus duyumsariz. cunku bu alanla birlikte kaygilar, istekler, urkunc seyler de cogalir ve büyür..." filan der.fenadır.malumunuz nietzsche etkisi yüksektir.

    1
  • pithana

    mutlu bir hayatın nasıl olacağını sistematik olarak kurallar silsilesi şeklinde aforizmalar kitabında ortaya koymuş, koyarken de kurallar basit o kadar alengirli düşünmeye gerek yok, "mutluluk içinde uzakta aramaya gerek yok sen içindeki hisleri düzgün yönet yeter" şeklinde özetlenebilecek bir yaklaşım sergilemiştir. bu çabası bile takdir edilmeye değer, içgüdüleri de pas geçmemesi bir tebrik daha getirmektedir yaklaşımlarına. aynı zamanda nietzsche'nin en çok etkilendiği düşünürdür.

  • yalniz

    ''krallar taçlarını ve asalarını geride bıraktılar, kahramanlar da silahlarını. ama aralarındaki, görkemlilikleri dışlarına taşan, bunu dışarıdaki şeylerden almayan büyük insanlar, büyüklüklerini yanlarında götürdüler.'' - onaltı yaşındayken, westminister sarayı'nda

  • mission comleted

    (bkz: aşkın metafiziği)

  • pain in the ass

    kadını çözmüş, ama açıklayamadan vefat etmiş üstad.

  • kiyogen

    hayat güzeldir filminde atıfta bulunulan filozof. bir şeyi çok istersen olur.

  • cobe

    pessimist felsefesine rağmen günlük hayatında şakacı ve neşeli olan filozof.

  • capulcubeybi

    kendisi felsefe dünyasına friedrich nietzsche isimli meşhur filozofu kazandırmıştır.
    14 yaşında bir kıza aşık olduğu söylenir.kaniş cinsi köpekleri sevdiği ve bir kaç kanişi olduğu yazılıp çizilir.

  • has kapital

    hocamdır kendileri.özet geçersek; "mutlu olmak için haz peşinde koşmayın. felaketten ve acıdan kaçın yeter" demiştir."aforizmalar" ile başlayın. gerisi gelecektir.

  • bizzat c

    en bi baba feylosoflardandır, nietzsche'nin ustasıdır...
    saygıda kusur etmemek lazım.

  • berceste

    - "vay, vay, sizin gibi büyük bir bilgenin her şeyi bildiğini sanırdım!"

    a.s. "hayır, bilgi sınırlıdır, yalnızca aptallık sınırsızdır."

    2
  • schopenhauer tiki

    yaşamını yalnızca kendisine adamış büyük bir adamdır yani alışkanlıkların tanrısı. ömür boyu her gün yarım saat flüt çalar bir de her gün aynı lokantada yemek yer. sadece bu kadar mı? devamı gelecek.

  • capulcubeybi

    zengin bir ailenin çocuğudur.

    babası, şofen daha 17 yaşındayken intihar etmiştir ve şofen'e hayatı boyunca yetecek miktarda para bırakmıştır. babasının adı heinrich, annesinin adı johanna'dır. ingilizce öğrenmek için gittiği yatılı okuldan başarılı bir şekilde ayrılır fakat ingilizlerden nefret eder. kendisi budist'tir. o yüzden karamsarlığı da normal karşılanmalıdır ki budizm felsefesinde ; kişi acı çekerek ruhunu temizler.

    göttingen üniversitesi'nde eğitim görmeye başlar ve "...hayatımı, hayat üzerine düşünerek geçirmeye karar verdim" der. bir piknik için hazırlandıkları sırada arkadaşlarından biri ;
    "birkaç kadın bulmalıyız" der ve şofen reyiz bu pikniği iptal eder. " hayat o kadar kısa, tahmin edilemez ve uçucu ki böyle büyük bir çaba göstermeye hiç değmez"

    goethe ve annesi johanna arkadaşlık kurmuşlardır. kendisinin goethe ile arasındaki ilişki (şofen ile) anlamlandırılamaz. goethe onun için ;

    willst du dich des lebens freuen,
    su musst der welt du werth verleichen.

    yani;

    keyif almak istiyorsan hayattan,
    değer vermelisin dünyaya.

    bu notun yanınaysa şofen şu yazıyı yazar, chamfort'tan alıntı yaparak;

    il vaut mieux laisser les hommes pour ce qu'ils sont, que les prendre pour ce qu'ils ne sont pas.

    yani;

    insanları oldukları gibi kabul etmek, onları olmadıkları bir kişi gibi görmekten yeğdir.

    venedik salamı, mantarlı sosis ve parma jambonunu çok sever, onların olduğu bir lokantanın da daimi müşterisi olur.

    hegel berlin'de 300 kişilik bir sınıfa ders verirken kendisi 5 kişiye ders verir ve hegel felsefesini "fantezilere dayanan, felsefi maskaralıktan ibaret" olarak tanımlıyor.
    40'lı yaşlardayken 19 yaşındaki şarkıcıya aşık olur. 43 yaşındayken de 17 yaşındaki bir kıza. hatta bir sandal partisinde bu kıza bir salkım beyaz üzüm vermek istemiş ama kız "yaşlı şofen'in elleri değdiği için üzümleri yemek istemedim, midemi bulandırdı" demiş ve şofen yine red cevabı almış.*

    1860 yılının eylül ayında, main ırmağı gezisinden evine döndüğünde nefes nefesedir. "insan varoluşunun bir tür hata olduğuna" inanarak ölür.

    neyse işte. kaynak; felsefenin tesellisi.

    1
  • josip.broz.tito

    "kim ne derse desin, mutlu bir insanın en mutlu anı uyku daldığı andır. mutsuz bir lnsanın da en mutsuz anı uykudan uyandığı andır. insan hayatı bir tür hata olmalı."

  • resulbalayolmak

    "hayatın kısa rüyasına karşılık, sınırsız zamanın gecesi ne kadar uzun!"

  • bitter

    ''insanları tanıdığımdan beri hayvanları severim.''
    arthur schopenhauer

  • echinus

    hayatın anlamı üzerine yazdığı bir eserinde mutluluğun ya geçmişte kaldığını ya da gelecekte olduğunu söylemiştir. böylelikle insan bulunduğu anda mutlu olmayıp sürekli büyüyen ve asla doygunluğa erişmeyen isteklerinin boyunduruğu altına girdiğini vurgulamıştır. topuğa vuran ayakkabı örneği ile de polyannacılığın insan doğasına ters ve nihayetinde bireylerin tıpkı kendisi gibi pesimist olduğunu söylemiştir. schopenhauer e göre hayat bir an önce yaşanıp bitmeli ve asıl mutluluk olan yokoluşa erişilmelidir.

    1