entries (140)

navigate to the topic list
  • çözüm süreci

    kolombiya'da, kuzey irlanda'da ve ispanya'da benzerleri yapılmış olan süreçtir. en azından bize göre daha iyi bir konumda oldukları ortada.

    çözüm süreciyle ilgili eleştirilere bir nebze hak veriyorum. akp bu süreci epey güdük bir biçimde yürüttü. neden? çünkü akp. çünkü siyasal islamcı. her siyasal islamcı oluşum gibi, elde ettiği gibi elde ettiği gücü kendi ideolojisin meşrulaştırmak için kullandı. normalde devlet içindeki çeteleri temizlemesi gereken bir soruşturma muhalif avına dönüştü. mehmet ağar lüks otel koşullarında hapishanelerde kalırken türkan saylan'ın hayatı kaydırıldı. tam olarak bu yüzden çözüm süreci bu ülkenin elinde patladı.

    işin yöntemi bellidir. bir standardı vardır bunun. hakikat komisyonu kurulur, suça bulaşmış olan herkes yargılanır, legal siyaset desteklenir. böylece, illegal işler için motivasyon yaratan koşullar ortadan kalkar. 3-5 yıllık kötü bir çözüm süreci başarısız oldu, bu yüzden 60 yıldır uygulanan ve bütün sorunları kangren hale getiren yöntemlere dönelim. çok mantıklı.

    kuzey kore kafasıyla düşünüp isveç standartlarında yaşayamazsınız. ya isveç olursunuz, ya kuzey kore. ya demokrasinizi geliştirip en azından makul bir standart yakalarsınız ya da insan haklarını sağlamayı geçtim, insanı korumaktan dahi aciz bir hukuk düzeninde ezilip durursunuz.

  • chpkk

    fevkalade yersiz bir kelime oyunu.

    chp'nin pkk ile özdeşleştirilmesinin sebebi, insan hakları konusunda esasen sosyal demokrat olma iddiası taşıyan bir parti için yeterli dahi olmayan bir takım söylemlerde bulunması. çünkü bu ülkede yaşıyorsanız iki seçeneğiniz var; ya siyasal islamcı olacaksınız ya da onun seküler izdüşümü olan tuhaf bir milliyetçilik anlayışını savunacaksınız. iki anlayışta da insan haklarına, demokrasiye ve modern yaşamın temeli olan düşüncelere yer yok. ancak terörü bitirmenin de bunun dışında bir yolu yok.

    demokrasi, insan hakları, refah, huzur ve ekonomik gelişmişlik paket olarak gelir. diğer pakette otoriter yönetim, terör, yolsuzluk, istikrarsızlık vardır. birini seçmek lazım. totaliter söylemleri benimseyip, siyasi olarak karşı olduğunuz herkesi terörist ilan ederseniz elinizde ancak 2022 türkiyesi gibi bir ülke olur.

    --spoiler--
    şunu unutmamak gerekir ki, demokrasi, insan hakları, hukuk devleti, sadece iyi zamanlarda kapağı açılan bir şeker kutusu değil. bu değerler güç zamanlar için de geçerli. terörizmin amacı demokratik değerlere dayanan toplumları ortadan kaldırmak. siyasal iktidar, terör bahanesiyle ülkesinde demokrasiye son veriyorsa, arada ne fark kalıyor?

    terör ve şeker kutusu
    --spoiler--

  • sözlük yazarlarının şu an dinledikleri parçalar

  • davulcu gelmeyince evden çıkmayan gelin

    kamu güvenliği ve sağlığı için tehdit oluşturan gelindir. sevdim bu kalıbı. her yerde kullanacağım.

    neyse, bursa'da yaşamış olanlar bilir "tavuk alma" diye bir adetleri var. direğe tavuk bağlayıp etrafında davul çalmak gibi salak salak hareketler yapıyorlar ve bütün gece sürüyor. sabahın köründe kalkıp işe gideceğim, 100 tane andaval toplanmış altmış yetmiş diye bağırıyor. davul, düğün ve gelin keywordlerini duyunca aklımda bu ucube vaziyet canlanıyor.

  • halen dövme yaptırmamış güzel kalpli insanlar

    karar veremediğim ve karar verdiğim zamanlarda ortaya çıkan bütçe über seviyelerde olduğu için yaptıramıyorum.

  • isteyenin laik isteyenin şerri kanunla yönetilmesi

    --spoiler--
    'idam' cezası geri getirilmemelidir; getirilecekse de sadece 'laiklik ilkesi anayasadan kaldırılsın' diyenler için getirilmelidir: insan canı onlar için önemsizdir; referansları mezar-ötesi, hayat sonrasıdır; bir an önce o tarafa gönderilmelidirler.

    kadir cangızbay
    --spoiler--

    gayet makul bir istek.

    bence şeriatçılara izole alanlar tesis edilmeli. orada amishler gibi yaşasınlar. ancak modern hukuktan ve birey olma hakkından kendi istekleriyle feragat ettiklerinin de bilincinde olmaları gerekir.

  • zeytinli rock festivali'nin yasaklanması

    siyasal islam adı verilen siyasi kanserin ülkede yayılmasının sonucudur.

    bunlar böyledir. ideolojilerinin gerçek hayatta hiçbir karşılığının olmadığını içten içe bilirler. hiçbir işe yaramayan, hiçbir soruna çözüm üretmeyen bu fikre mensup olup hayatlarını sikmelerinin acısını da başkalarından çıkarırlar. hukuku asıl amacı dışına çıkarıp gerici histerilerini tatmin için kullanırlar.

    adamların hayatında eğlence diye bir şey yok. olan da haremlik selamlık düzenin uygulandığı, boktan etkinliklerin yapıldığı ramazan şenliklerinden ibaret. hacı yağı kokulu leş gibi bir hayatları var. ne kadar paraları olursa olsun, hangi koltuklara sahip olurlarsa olsunlar bu leşlikten kurtulamıyorlar. bunun acısını da böyle çıkarıyorlar.

    umut kuzey denilen herife de müstahak bu arada. birkaç yıl önce rte'nin fotoğrafını paylaşıp sansür yasasını savunuyordu. olan işin gücün arasında biraz eğlenmek için heves eden insanlara oluyor.

  • normal sözlük

    reklamı sürekli önüme düşen sözlük. entry yazınca kitap veriyorlarmış, öyle deniyor.

    elektrik faturasını da öderlerse tamamım ben.

  • internete verilen parayı hak eden videolar

    budur

    parodi sanıyordum, gerçekmiş.

    sırf bu elemanlardan hizmet almak için halıları toplayıp ankara'ya götürebilirim.

  • iş arkadaşı

    işini zamanında yapmayıp peşinden koşturan bir modeli vardır.

    grafikçilerde çok oluyor bu. planı bir ay öncesinden yapıyorsun, iletiyorsun, şurada şunu yap burada bunu yap diye kare kare tarif ediyorsun. 30 gün geniş geniş takılıp son gün apar topar bir şey iletiyor. yarım yamalak bakmış, shutter'dan indirdiği görsele bir şeyler yazıp göndermiş. revizyonu boku püsürü derken mis gibi kriz çıkıyor. birkaç kişide yaşadım bu durumu.

    buna "gol yemek" diyoruz. şöyle ki, işini taahhüt ettiği zamanda yapan bir ekip müşterinin şımarık isteklerine karşı durabilir. ancak işler kötü gidince ve müşteri bunu kendince "hoş görünce" şımarma hakkını da kendinde buluyor. gecenin 11'inde arayabiliyor mesela. ve beni arıyor çünkü ben muhatabım. eleman geniş geniş takılırken gecenin köründe ben laf anlatmak durumunda kalıyorum.

    "randolph bey bu çalışmalar niye böyle oldu?"

    telafi edeceğiz falan diyebiliyoruz tabi. bizim grafikçi gevşek, siz de bu gevşekliğin sonuçlarını kullanıp işin bokunu çıkarıyorsunuz diyemiyoruz. diyemeyiz, profesyonel olmaz.

  • feminizm

    insanların tepkileri yaşadıkları topluma göre şekillenir. radikal durumlar da radikal tepkiler doğurur. dolayısıyla "türk tipi feminizm" çevresinde radikallik eleştirilerini anlamsız buluyorum.

    türkiye'de yaşayan bir feministin, kadın erkek eşitliğinin nispeten daha yaygın ve benimsenmiş olduğu ülkelerde yaşayan biriyle aynı tepkileri vermesi beklenemez. çünkü türkiye'de yaşıyor. toplumsal eşitsizliğin bu denli yaygın olduğu bir ülkede eşit olmanın yolu da biraz radikal olmaktan ve tavizsiz olmaktan geçiyor.

    kölelik teksaslı plantasyon sahipleriyle açık oturum yapılarak lağvedilmedi.

  • zeytinyağlı biber dolmasına kuş üzümü koymak

    bence konulmamalı.

    bu tür dokunuşlar et yemeklerine falan gider. mesela fırında levrek yaparken portakal falan konabilir. ama dolma, pilav tarzı yemeklere pek yakıştıramıyorum. bütün tat dengesini bozuyor.

  • kaosa aç olmak

    açlık değil, doygunluk ve bıkkınlıktır.

    ülkedeki durumu bilemem. ama sözlükteki hakkında bir şeyler söyleyebilirim.

    7-8 yıl önce, yani sözlükteki kaotik ortama manas destanı uzunluğundaki siyasi tartışmalarla katkıda bulunduğum yıllarda, heyecanlı bir üniversite öğrencisiydim. belli konuları tartışabilecek hatta kavga sebebi yapabilecek motivasyona sahiptim. dengesiz bir hayata sahip olduğum için öfkeliydim ve öfkeyi her yerden çıkarmaya çalışıyordum. işin tuhafı, o zamanlar bir şeyin değişebileceğine inanıyordum, öfkenin ve motivasyonun kaynağı da sanırım o değişimin bir parçası olma isteğinden geliyordu.

    geldik 31 yaşına. kaosa fazlasıyla doyduk. türkiye'de gassalın ceset karşısındaki duyarsızlığına bürünüyoruz bir süre sonra, sürekli bir absürtlük, kaotik bir durum olduğu için bağışıklık kazanıyoruz. sanırım bu da bir yerden sonra insanı pasifleştiriyor.

    şimdi en fazla kremalı mantarlı tavuk sote tarifi verebilirim yani. pil bitti.

  • varoş olduğunuzu gösteren şeyler

    müzik zevki ve yaşam alışkanlıkları üzerinden bu tür yargılarda bulunmamak gerektiğini düşünüyorum.

    mesela caz bugün seçkinci bir tür olarak tanımlanıyor. sanat galerilerinde, lüks restoranlarda ve kültürel düzeyi yüksek ortamlarda caz çalınır. ama caz bir zamanlar kölelerin, abd'nin gettolarına sıkışan siyahi vatandaşların yani varoşların müziğiydi. vaktiyle adorno da dahil olmak üzere birçok kişi tarafından yoz bir tür olarak görülüyordu. hatta bozkırkurdu'nu okuduysanız henry haller'in cazdan ne kadar tiksindiğini hatırlarsınız.

    kötü müzik var mı? bence evet, var. arabesk mesela bence fevkalade kötü bir müzik. ama bunu dinlemek birini varoş yapar mı, sanmıyorum.

    yaşam alışkanlıkları için de aynı şeyi söylemek mümkün.

    bence böyle bir yafta oluşturulacaksa, alışkanlıklar üzerinden değil çevreyle kurulan ilişki üzerinden belirlenmeli. mesela arabesk müzik dinlemenin bir mahsuru yok ama arabayla bangır bangır dinleyip insanları uyandırmanın bir mahsuru var. ya da minderi piknik alanına serip oturmanın kimseye bir zararı yok ama orayı kirletmenin hem insana hem çevreye zararı var. çizgiyi buradan çekmek daha mantıklı geliyor.

  • internete verilen parayı hak eden videolar

    kesinlikle budur

    siyasi duruşumu tam olarak yansıtıyor.

/ 10 »