beşiktaş'ın avrupa yürüyüşüne destek gerekliliği

  • olly

    ezberinde uluslararası başarı kültürü bulunan camiaların ve dahası bu kültürün adaylarının önceliğidir.

    evvelinde dile getirmiştim, yine dile getiriyorum. ortada şampiyon kulüpler kupası'nda yarı final oynamış, uefa şampiyonlar ligi gruplarından çıkmayı defalarca başarmış, uefa şampiyonlar ligi'nde yarı final kapısına dayanmış, uefa kupası'nı ve süper kupa'yı da müzesine götürmüş galatasaray ve uefa avrupa ligi'nde yarı final oynamış fenerbahçe var.

    ben artık bu işin şakasının yapılır, taşağının geçilir tarafının kalmadığına inanıyorum.

    uluslararası başarılara bu denli aşina camiaların varlığında, uefa şampiyonlar ligi gruplarından lider çıkarak türk futbolunun avrupa'daki tek temsilcisi olduğumuz gerçeğini başarıdan saymıyorum.

    çok defalar bahsettim, bir kez daha bahsetme ihtiyacı içerisindeyim.

    ne yazıktır ki millet olarak başarılı olanın araladığı yoldan ilerleme huyumuz bulunmamaktadır. başarıya herhangi bir vasıtayla değil, kendimize araladığımız yollardan ulaşma snobluğumuz vardır.

    ben artık geçmişten bir ders aldığımıza inanmak istiyorum.

    herkes kafasını önüne eğip dağılmalı, takkeyi önüne koyup düşünmelidir. ezeli rekabet ülke sınırları içinde kalmalıdır. açılan kapıdan ilerlemek için ne yapılması gerektiği de doğru tesbit edilmelidir. beşiktaş'ın bu sezon türk futbolu adına araladığı kapı, daha evvel fenerbahçe ve galatasaray tarafından defalarca aralandı. her seferinde düşülen hataya bir kez daha düşülmemelidir.

    o takdirde gelecek sezon avrupa'da çok daha farklı noktalara gelineceği kaçınılmazdır.

    1
  • scrooge

    türk futbolunun henüz ulaşamadığı bir olgunluk seviyesini gerektirir.
    gerçekçi olalım lütfen! fair play ruhu ile yanıp tutuşan ya da aşırı milliyetçi duygular nedeniyle gözü kararan azınlık dışında, günümüz taraftar profilinden böyle bir davranış beklemeyin.

    1
  • adetadonjuan

    yani bu destek olayının saçmalığına da bitiyorum. siz futbolda başarılı giden x takımı ile dalga da geçseniz, ya da arkadaş ortamında "bak valla çok takdir ettim helal olsun adamlara" da deseniz, ne destek olmuş olursunuz ne de köstek.

    insanların kendilerinin hiç bir payı olmayan olaylar yolu ile dolaylı olarak ilgi ve saygı beklemesi kadar saçma bir durum daha yok.
    hayır bir de bunu inanarak yapıyorlar.

    bir de gidip bunu fiiliyata çevirip bu para aklama makinalarına, bu modern gladyatörlük zincirinin halkalarına, sistem biraz daha gelişsin diye para falan bayılanlar var.

    endüstriyelleştiği belirtilen futbol, basketbol gibi spor dalları artık spor olmaktan çıkalı çok oldu.
    taraftarların kazanımları neler bu endüstriyel başarılardan?
    -görsel zevk : değil, zira hiç bir taraftar için kendi takımının kaybettiği durum bir futbol şöleni değil, kimse rakip takımın güzel oynamasından zevk falan almıyor.
    -fiziksel gelişim ve tatmin: alakası yok, sporu sporcu yapıyor izleyen değil
    - entelektüel birikim edinme: bir nebze, ister istemez. bir bilgisayar oyunu kadar bile değil çünkü maç sırasında ve sonrasında yapılan analizler, gerekli koşullar sağlandığında fifa98 oynarken de ortaya dökülebiliyor, hiç değilse orada deney simülasyonu yapma şansın var.
    -para, maddi kazanç: iddia oynuyorsan kırk yılda bir.
    -psikolojik gerilimi dağıtma bahanesi: en çok sığınılan bu. "işte hayat şöyle zor böyle sıkıcı maça gidip kafa dağıtıyoruz. küfrediyoruz, birbirimize sataşıyoruz."
    kardeşim onda bile sinir stress sahibi olup, birbirinize psikolojik, zaman zaman da fiziksel şiddet uygulayıp duruyorsunuz. ne rahatlaması. roma da gladyatör izlemeye giden insanlar hiç değilse izleyip izlediklerine odaklanıyor imiş, benim gladyatörüme haksızlık yapıldı diye birbirine girmiyormuş.

    bu veriler dahilinde ne desteği?

    toplanıp beşiktaşlı futbolculara bira mı alalım? adam gider zaten senin adım atamadığın gece klübünde herkese şampanya ısmarlar.
    beşiktaş forması mı alalım?

    yoksa sadece, "tebrikler abi, büyük takım valla, inşallah yarı final görür" mü diyelim.

    sen okulunda sınavına çalışırken, bütün ailen geçmen için duacı oldu diye geçebildiğini hatırlıyor musun?

    kısası, içi boş, muhtemelen kimseden saygı görmeyen bir zat tarafından "başkalarının başarılarından nemalanabilmek ve bu sayede saygı görebilmek için" sarf edildikten sonra, aitlik psikolojisi içerisinde haklılığı kabul edilmiş, alakalı alakasız pek çok konu ile bağlanmış ve önümüze gelmiş, gereksiz bir gereklilik.

    tuttuğunuz takımlara kafam girsin, sizlerin keyfi yerinde olsun.

    edit: başka ortamlarda "x olarak bjk yı tebrik ediyoruz, y olarak tebrik etmiyoruz" tipi diyaloglara maruz kalmaktan, ben de başka yere odaklanmışım. bazı kelimeler tehlikeli.

  • dusunmeye usenen filozof

    her zaman söylediğim gibi;
    göğsünde ay yıldızlı bayrakla
    avrupa kupaları maçlarına çıkan
    her türk kulübü milli takımdır.

    1
  • olly

    içerik okunmayınca yanlış anlaşılıyor. lâkin buna biraz da ben neden oldum sanırım...

    - "beşiktaş, uefa şampiyonlar ligi maçlarında diğer kulüp taraftarlarınca da desteklenmeli," anlamında değil, "uluslararası arenada başarı sadece beşiktaş'la olmaz, diğer kulüpler de potaya girmeli," demek istedim.

    medipol başakşehir, 6'da 6 yapacağı grupta işi son maça bırakıyor. belki de elenip gidecek? tarihinde olağanüstü başarılar bulunan fenerbahçe ve galatasaray, ismini cismini duymadığımız takımlara eleniyor?

    bir yapılanmaya gidilmeli... alışılageldiği üzere başarılı olanın önüne set çekilmemeli, tutup belinden aşağı indirilmemeli; aksine, araladığı kapıdan hep birlikte girilmeli...

    ...demek istedim.

    yoksa bir destek beklentim olmadı. zaten bu beklentiye ihtiyaç da yoktur. azılı bir galatasaray düşmanı olmama rağmen, arsenal'le oynanan final maçı esnasında, ister istemez galatasaray tarafına meylettim. bu doğal bir reflekstir. beşiktaş'ın avrupa yürüyüşünde de türk halkının -istisnalar hariç büyük kesminin- beşiktaş tarafına meyledeceğine emin gibiyim. bu memleketin kodlanmış genetiğidir.

    lâkin tekrar ediyorum ki ben böyle bir durumdan bahsetmiyorum. bahsettiğim çok daha farklı bir şeydir.

  • japon milliyetcisi

    olly diyor ki Beşiktaş’ı desteklemek istiyorsan Beşiktaş’la rekabet edecek seviyeye gel, hatta geç. en büyük destek rekabettir. ama olly özet geçmeyi sevmiyor :/

    1