bir kadını sevmek yaşamdan nefret etmek demektir

  • spinoza

    kısaca bir kadını sevmek (aşık olmak) onun için herşeyden vazgeçmek onu hayatının ve dünyanın merkezi yapmak,yaşamı onunla birlikte sevmek olduğundan, eninde sonunda hayattan nefret etmek demektir.


    genel olarak iki tip insan vardır.dışa dönük tip ve içe dönük tip.dışa dönük tip için bir kadını sevmek yaşamın içindeki alelade eylemlerden biridir.yaşam dışa dönük bir tip için bir kadını sevmekle sınırlı olamaz.dünyası geniş dünyevi kaygıları hayata dair gayeleri oldukça fazladır.bu tip bir adam için bir kadını sevmek aslında basit bir ihtiyaçtır.ve hiçbir şekilde bu ihtiyacın giderilme yolları tek değildir.yapı itibariyle yaşam içersinde sayısız hedef alternatif yol ortaya koymaya müsait bu adam için bir kadın hiçbir zaman yaşamın bizzat kendisi olmayacaktır.hatta bir kadını sevmek bu adam için cinsel ya da toplumsal bir ihtiyacın uzantısıdır. öyleyse bu cinsel ihtiyacın ve toplumsal gerekliliğin giderilme yolu tek değildir.dışa dönük dünyevi kaygılar içinde sürekli rasyonel düşünen bir adam haline dönüşmüş bu rasyonel beklentiler dünyayı matematik gibi gören ruhsuz yapısı içersinde kendince bir kadın resmi oluşturur kafasında.ve o kadın resmini etrafında arar.bu adamın gerçek anlamda ruhunda aşkı yaşıyor olması mümkün değildir.çünkü bu adam için kadın yaşamın içindeki her hangi bir enstrümandır.kadınla arasında yaşayacağı ufacık bir sorun onu terk etmesiyle yol açacağı kesin gibidir.yaşam kadının üstüne kurulu değil; yaşam kadından üstün değildir.bunun için bir kadını rasyonel sebepler dışında yaşamın üzerine koyup kendisini yönetmesine kendisini ezmesine izin vermeycektir.yaşam kadından üstündür.yaşam yaşanmaya değer ve güzeldir…yaşamda yaşanmayı bekleyen güzelliklerinden biridir yalnızca bir kadını sevmek…

    bir kadını gerçek anlamda ruhunun bütünüyle sevmek aslında yaşamdan nefret etmektir.bu yapıya sahip insanların dünyası küçüktür.ve dolayısıyla bu insanlar klasik bir içe dönüktür.

    dünyası küçük olan bir insan için yaşamda alternatif ler oldukça sınırlı ve yaşamın anlamı da çoğu zaman dini ritüeller,inanç sistemleri,toprak bağlılığı ve aile saadeti üzerine kuruludur.

    bir de korteksi incelmiş sofistike kişiliğe sahip yaşamın karmaşası altında boğulan çetrefilli yapısı yaşamın anlamı üzerine kendisini düşünmeye vermiş hiçbir düşünce ve değer sisteminden çekinmeyen korkusuz bir düşünce adamının kendisinde yarattığı azap ve tahribat vardır ki bu adam kendisi içinde yaşadığı toplum içinde zararlı bir adamdır.bu adam yaşadığı toplumla adaptasyon sorunu yaşamaktadır.toplumun gerçekleri genel olarak kabul edilen değerler adamın değer sistemiyle örtüşmemektedir.

    bu adamın toplumla yaşadığı bu adaptasyon sorunu yaşamdan soğumasına yaşama dair beklentilerinin sığlaşmasına ve sürekli bir içe dönüş yaşamasına yol açar.bu içe dönüş halleri kontrol edilemez zaptedilmez acılara yol açar.bu acılar ve sürekli sorguladığı toplum yapısı adamın yalnız hissini artırır.çünkü bu adam yalnızlığın tek kurtuluş olduğunu düşünmeye başlamıştır.yinede bu kurtuluş adamı yaşadığı ızdıraplardan kurtarmaz.bu yalnızlıklar ve içe dönüşler sürekli düşünce üretmekte ve adam bu yalnızlıklarıyla konuşmaktadır.kendi kendisiyle konuşan adam kadar kendisini iyi tanıyan adam yoktur.bu konuşmaların ne başı vardır ne de sonu…bu kısır döngüyü kırmak imkansız gibidir..

    bu tip bir adamın bir kadını sevmesi son derece tehlikelidir. çünkü ister istemez onun hayatının merkezi yapmasıyla sonuçlanacaktır.yaşamında bağlandığı vazgeçemediği ve kendisini hayata bağlayan bir sebep olmayan nedensiz bir adam için bu kaçınılmazdır.yaşamdan nefret ederken yaşama bağlayan bir neden bulması onun için ulu bir hazinedir.bu tiplerin bir kadını sevmesi yapı itibariyle duygusal ruhu aşkla dolu bir adam olduğunu bize gösterdiğinden ve bir kadını severken aslında yaşamdaki her şeyden vazgeçildiğinden kadını yaşamın kendisi yapıldığından bir kadını ruhunda büsbütün can damarina bağlıymış gibi sevmek onu kutsallaştirmak aşkı yükseltmek sevgi duygusunu ululaştırmak ruhun aşka doyması arzusundaki ve uçlarda doruklarda gezen bu adam için biricik tatmin olma yoludur..

    hayatla toplumla problemi olan uyumsuz tipler yaşamı sevmeyen erkekler ister istemez tutunacak bir dal arar bir sebep bulmaya çalışır. sonra bir kadına sığınır.

    oysa yaşamı seven insan için kadın sıradan bir şeydir.ve kadını bu anlamda ezecektir.bu ezme anlaşılan anlamıyla şiddet ya da baskı uygulama anlamında algılanmamalıdır.bu ezme onu kullanmaktır.onun için yaşamın kendisi güzeldir.kadın yaşamdaki herhangi bir nesnedir…

    ve niçenin de dediği gibi erkek her konuda kadından daha güçlüdür.kadının yapıpta erkeğin yapamadığı şey yok gibidir.hormonel faktörleri de buna eklersek bir erkeğin sevgisi de kadınınkinden büyük ve güçlüdür.

    büyük mideli yaratık nasıl yemeğe daha çok ihtiyaç duyarsa erkek de kadına daha fazla ihtiyaç duyacaktır…

    eski bir yazımdan aktartılmıştır..

    3
  • modern meczup

    bir kadını sevmek yaşamı sevdirir .
    bir kadını sevmek yaşamdan nefret ettirir.
    bir kadını sevmek dünyalara bedeldir.

  • spinoza

    yine çok uzaklarda sevgili..istenilse de ulaşılmayacak kadar uzak.saklanmış,kendini yok etmiş ya da gitmiş..bulunmak istemeyenler saklanmazlar; kendilerini yok ederler.saklananlar özlenmek isteyenlerdir.yer değiştirenler de sıkılanlardır.yerinde kalanlar da oldu olası kabullenenler.
    yoksun.ardında bir sürü cevaplanması zor soru bırakarak yok olmuşsun.

    yoldan geçen biri.yanındakine diyor ki:

    "tanrım ne güzel bir gün" beriki onaylıyor ve ekliyor "üstelik güneşli"

    bir yaz günü..güneşli nemli boğucu günlerden..ince uzun bedenimin kısa gölgesinin faydasız serinliği..
    susuzluktan çatlamış topraklarının kocaman ağızlarını açarak, vahşice göstermeleri kurumuş dillerini.toprak aç;bedenim yorgun.lime lime parçalanmaya hazır.direnci yok.huzursuz,tatsız tutsuz ne olacaksa olsun der gibi umarsız.yürüyor geçiyor canavarların arasından..toprak arkamda kalıyor ve şaşırıyor,sonra rüzgardan yardım alıyor tüm heybetiyle ekseni etrafında dönerek dans ederek bağırıyor.. seninle görüşeceğiz der gibi..

    2
  • spinoza

    kendi kendine konuşan bir adam.görünüşe bakılırsa bir tartışma.üstüne üstlük hararetli olanlarından..şöyle diyor "ne istiyorsun benden" ve ekliyor "sen aşk uğruna yalnızlığını terk edip azap çekmeye yemin etmedin mi şimdi neden dönmek istersin" şöyle cevap veriyor beriki "eski ve sadık sevgilimdir yalnızlık ona dönmek isterim"
    'adamın yalnızlığı' kaşlarını çatıyor.alev püskürtmeye hazırlanır gibi açıyor ağzını ve bağırıyor:
    "yalnızlığın ululuğunu sahte sevgiler uğruna terk eden adam şimdi ne yüzle benden af dilersin,sen ki seni aşk kırıntılarıyla besleyip seni cılız ve güçsüz bırakan ayakta durmaya mecalin kalmayınca da uçurumlardan seni yuvarlayıveren bir şeytana ruhunu satan bir günahkarsın.sen yalnızlığınla arana üçüncü kişiyi sokansın.sen seni terk eden şeytandan farkın yoktur işte bu yüzden senin akılsızlığına söyleyecek sözüm sana yeniden açılacak kapım yoktur"

    2
  • adelhaid

    genellemelerın dorulugunu gecersız sayabılıcek yıne yenı bır soylem.

  • spinoza

    bir ağacın gölgesindeler.kahkahalar gülüşmeler..bütün sıradan faniler, ayrıyken sevdiğinden,onun mutlu olduğunu görmeye katlanamaz."ben yokum ve o çok mutlu" ben acı çekiyorum ama çok mutlu" "benim yokluğum onun mutluluğu" kim ister bunu? kocaman bir yalandır şöyle bir lakırdı: "acı çekiyorum ama yeter ki o mutlu olsun" haksızlığa uğrayanlar sevdiğinin mutlu olmasını istemezler.bir çift yollarını ayırdığında ya her iki kişi de mutlu olmalıdır ya da her ikisi de mutsuz.birinin mutluluğuna diğer tahammül edemez.sevdiğinin mutluluğuna katlanmak ihaneti kabullenmektir.

    hâlâ etrafı kalabalık.belki de herkesin gitmesini beklemek gerek.bir sürü lüzumsuz insan sarmışlar etrafını.sinek vızıltısı gibi sesler çıkarıyorlar.hava kararmak üzere.daha fazla beklemeye tahammül edemem.usulca yaklaştım yanına.bir kadın bir de erkek sureti ve gereksiz bir kaç kişi daha.ucuz bir konuyu gayri ciddi açığa vuruyorlar.lümpence eğleniyorlar;bu yüzden beni farketmeleri uzun sürdü.'bu da kim nerden çıktı' der gibi alaycı bir bakış attılar önce sonra eğlencelerine devam ettiler.aralarında fısıldaştılar kim olduğumu anladılar.söze girecek gibi oldum.bir kaç harf dışarı çıktı hatta lakin derhal geri aldım.sözlerimi kuru gürültüye kurban etmek istemiyordum."sen de katılmak ister misin" dedi birisi."ortada katılanacak bir şey göremiyorum,burda var olan bir kepazelik yalnızca" dedim.uzun uzun güldüler.insanlıktan çıkmış adeta maymuna,şebeğe dönüşmüşlerdi.kahkahalar müzik,göbek ve ağız hareketleri dans figüri gibiydi.
    sevgili de gülüyordu biraz acı bir gülümseme.belki benden utanıyordu..değerli arkadaşlarının yanında görmek istemiyordu beni.
    şen kahkahalara ara verildi.birisi aradan sivrildi şöyle seslendi:

    "bu adam sana aşık ha"

    şöyle cevap verdi sevgili:

    "hayır düzenbazın teki,beni hiç sevmedi,felsefik felsefik konuşur sırf,onun sevdiği ben değilim ki,masum tatlı salak bir kızı severdi o. ben o kızı öldürüverdim"
    böyle döküldü ağzından sözler.ufak bir rezalet ile kalabalığı dağıttım.belki onunla son defa yalnız kaldım.onun öfkeli gözlerine baktım.
    "
    öldürmek değil istediğin, yalnızca eziyet, eziyet etmek mi? bana niye eziyet ediyorsun, sen, ey acı vermekten haz duyan tanınmaz sevgilim?  ölürsem eziyet edemezsin değil mi"
    "düş yakamdan diye bağırdı" sevgili.. gitmenin vakti geldi.durmadan döne döne sarhoş ol şimdi,neden ne uğruna olduğunu bilmeden,aynı topraklara sayısız kere bas yokluğunun varlığını sayıkla,boşluklara bak,karanlıklarla dost ol,ümit et işkenceni uzat,aşağılan, tekmelen,yükseklerden yuvarlan ,sarp kayalara çarpa çarpa,sen hayatımın merkezisin diye bağır,dalga geçsinler seninle!

    1
  • scudrox

    (bkz: intihar sebepleri top 10)

  • baholii

    Aynısını zamanda bir erkeği sevmekte aynı hissi yasatabilir. Sığır besliyorlar evlerinde erkek çocuğu diye.

  • karayilan

    bunlar çok sapkın düşünceler. doğru bulmuyorum.

    2
  • iman sovalyesi

    sevmediğim sürece her kadınla mutlu olabilirim.

    1