borç

  • don perlimplin

    iki ya da daha çok kimseler arasında, karşılıklı olarak doğan yükümlerin tümünü belli eden türe bağı.


    bir iktisadi karar biriminin bir diğerine karşı ödemesi gereken para veya yerine getirmek zorunda olduğu yükümlülük.

  • amonyakli bakir bir sulfat

    osmanlı devleti'nde ilk borç kırım savaşısırasında ingiltere'den alınmıştır.

    1
  • at avrat braveheart

    yiğidin kamçısıdır.

    2
  • cahilgibimiyazaydim

    kesinlikle hukuki açıdan borç ilişkisi ile aynı olmayan hede.

  • salak

    kimden aldığına dikkat etmen gereken hede. öyle bir orospu çocuğu çıkar ki birgün kafanı siker.

  • hannibal barca

    sonsuz kelimesinin benim için eş anlamlısı.

  • tamara

    yiyenin kesesinden yediği şey.

  • pegasus

    şu son 5 yılda kime ne kadar borç verdim takip bile etmedim. yakın çevrem hariç çoğu borç verdiğim insanda da parayı alana kadar ''abi gelecek ayın bilmem kaçında hesabına geçiyorum'' gibi bahaneleri gördüm. borç isteyenlerin ağzında pelesenk olmuş sanırım bu geleceğe dönük tarih verme olayı. halbuki ben hiç birine ''ne zaman verirsin, ona göre veriyorum bak'' benzeri bir cümlede kurmadım. kendi kendilerine böyle bir şeyin altına girdiler, kendi kendilerine zor durumda kaldılar.

    ha bazı ibnelere de geri ödeyemeyeceklerini bilerek verdim, hatta iki istediler, üç verdim. kurduğum tuzağın içine çektim. verdikleri ödeme tarihini ertelediler, ertelediler ve ertelediler. zamanı geldiğinde ya da geri istediğimde de posta koyup ödeyemeyeceksen o değerde bir şeyini alırım deyip mallarına el koydum. yani bir nevi kendi kurallarım çerçevesinde haciz işlemi uyguladım. bu yolla aldığım önemli bir kaç şey;
    Acer Ferrari One 200 netbook
    hermes kemer
    guess kol saati
    timberland güneş gözlüğü
    1tb samsung harici disk
    60ml kadar kalmış dolce and gabbana the one
    ve tek tek hatırlayamadığım yaklaşık 20 ye yakın kıyafet

    doğru bir şey mi yaptım, yanlış bir şey mi yaptım bilmiyorum. ama sanırım ömürlerinin ilk çeyreğinde böyle bir kazık yemeleri hepsi için umarım güzel bir ders olmuştur. bir daha asla böyle bir durumda kalmamanız dileğiyle benim güzel ibne arkadaşlarım*

    1
  • kaybolan

    vereni pişman edendir.
    alan alırken memnun verirken alacaklı kesilir.

    1
  • ajan

    lennisterlar için son derece önemlidir.

    "a lannister always pays his debts"