charles bukowski

    «
  • 13
  • »
  • jones

    toplum dışı insanları ve alkolizmi ele alan amerikalı şair ve yazar. taptığım nadide kişilik,okunulası analaşılası bir insan. edebiyat camiasında da bu adama yer altı edebiyatçısı denir.ekmek arası adlı kitabını okuyarak en iyi şekilde tanıyabilrsiniz.

  • seyraz

    kendine has üslübu ve içtenliğiyle gönüllerimizde taht kuran yazar ve şair.burda olsa iyi sohbet eder,arkadaş olurduk diyeceğim şahıs...

  • storyteller

    bir çok erkeğin tribe girmesini sağlayan saygı değer isyankar

  • yolgezer

    (bkz: henry chinaski)

  • kaifili

    popüler kültürün en taşaklılarındandır, yurdum insanının hemen hepsi bukowski, nietzsche, kafka okur nasıl oluyorsa?

  • gereksiz yazar

    asıl adı heinrich karl bukowskidir.alman asıllı amerikalı şair,yazar,alkolik,deli,çirkin,asosyal,kimilerine göre çapkın kimilerine göre sapık,bencil bir sefahat hayvanıdır.hikayelerinde toplum dışı karakterleri,alkolizmi ve depresyonu konu edinmiştir.yazılarında sade bir dil benimsemiştir, gösterişten hoşlanmaz.çok fazla iş ve kadın değiştirmiş beş parasız yaşamıştır.çoğu hikayesinde henry chinaski adını kullanmıştır.ülkemizde çok fazla tutulmasının nedeni, tahminimce türk erkeğinin de genel sorunu olan abazalık konusu üzerinde çok durmasından ileri gelir.valla ne yalan söyliyim bazen kitaplarında aylarca abaza gezdikten sonra ilk düşürdüğü hatunda kendim yatağa atmış gibi sevinirim.orda akşam burda sabah hayat tarzı çoğumuza çekici gelsede gerçekten de zor ve yalnız bir hayat yaşamıştır bu pis moruk.

    1
  • sigurd

    --- alıntı ---

    pis moruğun notlarından seçmeler


    otur stirkoff.
    sağolun efendim.
    ayaklarını uzatabilirsin.
    çok lütufkarsınız efendim.
    stirkoff, anladığım kadarı ile adalet ve eşitlik gibi konuları irdeleyen yazılar yazıyormuşsun; coşku ve kurtuluş hakkı üzerine de, doğru mu stirkoff?
    evet efendim.
    dünyada geniş anlamda bir adalet sağlanabilir mi sence?
    hiç sanmam efendim.
    öyleyse bu boktan yazıları neden yazıyorsun? kendini iyi hissetmiyor musun?
    son zamanlarda pek iyi değilim efendim. deliriyorum gibi geliyor bana.
    fazlaca mı içiyorsun stirkoff?
    tabii efendim.
    kendinle oynar mısın?
    sürekli efendim.
    nasıl?
    anlayamadım efendim?
    yani nasıl bir yöntem kullanıyorsun?
    dört-beş çiğ yumurta ve yarım kilo kıymayı dar ağızlı bir vazoya döküyorum. müzik olarak vaughn williams veya darius milhaud seçerim.
    cam mı?
    hayır a...
    yahu vazoyu soruyorum cam mı?
    değil efendim.
    hiç evlendin mi?
    defalarca.
    ters giden şey neydi stirkoff?
    her şey efendim.
    hayatının en iyi sevişmesini anlat.
    dört-beş yumurta ve yarım kilo kıymayı dar ağız...
    tamam tamam!
    öyledir efendim.
    daha iyi ve adil bir dünya özleminin aslında, çürümeden ve başarısızlık duygusundan kaynaklandığının farkında mısın?
    evet efendim.
    baban kötü müydü?
    bilmiyorum efendim.
    bilmiyorum ne demek?
    yani kıyaslamak güç efendim. sadece bir babam oldu.
    benimle kafa mı buluyorsun stirkoff?
    hayır efendim: dediğiniz gibi adalet yoktur.
    baban seni döver miydi?
    sıra ile döverlerdi efendim.
    hani bir tek baban vardı?
    herkesin tek bir babası vardır efendim. annemi kastetmiştim. o da kendi payına düşeni alırdı.
    seni sever miydi?
    kendisinin bir uzantısı olarak evet.
    sevgi başka nedir ki?
    iyi bir şeye önem verecek kadar sağduyu sahibi olmaktır. kan bağı gerekmez. kırmızı bir deniz topu veya tereyağlı kızarmış ekmek de olabilir bu efendim.
    tereyağlı kızarmış ekmeğe aşik olabileceğini mi söylüyorsun stirkoff?
    her zaman değil efendim. bazı sabahlarda, güneş ısınları belli bir açıdan gelirken olabilir, aşk habersiz gelir gider.
    bir insanı sevmek mümkün mü?
    iyi tanımadığınız biri ise belki. ben insanları pencereden izlemeyi severim.
    sen bir korkaksın stikoff.
    kesinlikle efendim.
    senin korkak tanımın nedir?
    bir aslanla silahsız dövüşmeden önce tereddüt eden insan.
    peki cesur adam kimdir?
    aslanın ne olduğunu bilmeyen adam efendim.
    herkes aslanın ne olduğunu bilir.
    herkes aslanın ne olduğunu bildiğini sanır.
    ahmak tanımın nedir?
    zaman ve kan ziyan edildiğinin farkında olmayan insan.
    öyleyse bilge kişi kimdir?
    bilge kişi yoktur efendim.
    o takdirde ahmak da yoktur. gece yoksa gündüz olmaz. siyah yoksa beyaz olmaz.
    özür dilerim efendim, ben her sey ne ise odur diye düşünüyorum. baska şeylere bağımlı olmaksızın.
    sen dar ağızlı vazolara fazla girip çıkmışsın stirkofff. her şeyin doğru olduğunu anlamıyor musun? hiçbir şey yanlış olamaz.
    anlıyorum efendim. olan olmuştur.
    başını kestirtirsem ne dersin?
    tek kelime bile söylemem efendim.
    demek istediğim şu: başını kestirtirsem ben irade sense bir hiç olursun.
    başka bir şey olurdum efendim.
    benim seçimim altında.
    ikimizin de efendim.
    sakin ol! sakin ol! uzat ayaklarını.
    çok lütufkarsınız efendim.
    hayır ikimiz de lütufkarız.
    elbette efendim.
    demek zaman zaman delilik hissediyorsun stirkoff! peki bu durumlarda ne yaparsın?
    şiir yazarım
    şiir delilik midir?
    şiir olmayan her şey deliliktir.
    peki nedir delilik?
    çirkinliktir efendim.
    çirkin nedir?
    kişiye göre değişir.
    delilik gerekli midir?
    vardır.
    gerekli midir?
    bilmiyorum efendim.
    çok sey biliyormuş havalarındasın. bilgi nedir?
    mümkün olduğu kadar az şey bilmektir.
    ne demek o?
    bilmiyorum efendim.
    bir köprü inşa edebilir misin?
    hayır.
    silah yapabilir misin?
    hayır.
    bunlar bilgi ürünleridir.
    köprü köprüdür, silah da silah.
    başını kestireceğim stirkoff.
    sağolun efendim.
    o niye?
    beni motive ettiğiniz için. sıkıntısını çekiyorum efendim.
    ben adaletim.
    belki.
    ben üstünüm. seni işkencelere yatıracağım, çığlıklar atacaksın, ölümünü dileneceksin.
    şüphesiz efendim.
    ben senin efendinim anlamıyor musun?
    beni yönetebilirsiniz. ama yapabileceğiniz şeyler ancak yapılabilir şeyler olacaktır.
    zekice konuşuyorsun ama işkence altında bu kadar zeki olamayacaksın.
    sanmıyorum efendim.
    bana baksana. darius milhaud, vaughn williams dinlemek ne oluyor? beatles duymadın mı?
    onları herkes bilir efendim.
    onları sevmez misin?
    onlardan nefret etmem.
    nefret ettiğin şarkıcı var mı?
    şarkıcılardan nefret edimez.
    şarkı söylemeye çalışan herhangi birinden?
    frank sinatra.
    neden?
    hasta bir toplumun hastalığının depreşmesine neden olduğu için.
    gazete okur musun?
    tek bir gazete.
    hangisi?
    open city.
    gardiyan! şu adami işkence odasina götürün ve derhal işlemlere başlayin!
    efendim, son bir istekte bulunabilir miyim?
    evet.
    vazomu yanıma alabilir miyim?
    hayır, bana lazım!
    efendim?
    yani el koyuyorum. zapta gececek. gardiyan bu sersemi derhal götür! ve bana biraz şey getir...
    ne efendim?
    yarım düzine çiğ yumurta ve bir kilo kıyma...

    gardiyan ve mahkum dısarı çıkarlar. kral one dogru eğilip duğmeye basar, teypte vaughn williams çalmaya baslar.
    bitli bir kopek, gunesin altında titresen harikulade bir limon ağacına iserken dunya donmeye devam eder.





    --- alıntı ---

  • jokerock

    ilginç şeyler yazan bir yazardır.

    1
  • evremm

    yeraltı edebiyatı özentisi yeni yetme gençlerin ismini hava olsun diye ağızlarından düşürmediği usta edebiyatçı.

  • absurt_durus

    güzel, pis, çirkin. kuvvetli ve gerekli.

    2
  • tekelbirasi

    (bkz: kadınlar)

  • antemortem

    --alinti--

    ölüler böyle sever kitabından;

    beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi,makbul biri değilim. kötü adamı sevdim hep,kanunsuzu, hergeleyi. iyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, olları kırık adamları. ilgimi çekerler. küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. adi kadınlardan da hoşlanırım;çorapları sarkmış,makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan.
    azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam.


    --alinti--

    5
  • kayra

    asıl adı heinrich karl bukowski olan alkolik hareketin savunucusu amerikalı yazar ve şairdir.sevimli bir aşk hikayesi okulnulası kitaplarından sadece biridir.

    1
  • ben oyle dusunmuyorum

    türkiye'de kült haline getirilmişlere örnek. son derece seksist, cinsiyetçi yazar. yazmanın yalnızca içki ve seks anlamına gelmediğini, içki ve seksin de yazının içine serpiştirilebileceğini öğrenmesi gerekendir. yazdıklarının alt metninde kadının aşağılanması vardır hep.
    (bkz: eksileneceğini bile bile entry girmek)

  • birarkadasabakacaktim

    yer altı edebiyatının apandisitini patlatmış yazar. sevgililerini boks maçlarına, at yarışlarına götüren kurbağa suratlı sempatik. aids'ten ölmesi gerekirken sirozdan ölmüş talihsiz. alkolsüz nefes almayan, posta dağıtıcılığında inşaat işçiliğne bir dizi işlerde çalışmış tutturamayan kişi. okunası anti-depresan.

  • lamal

    ayyaşın tekidir. ya içer, ya okur, ya da yazar. kitaplarında sürekli bir hipodrom bahsi vardır; lakin bir röportajında ''o kadar çok hipodrama gitseydim, çoktan nalları dikmiştim'' gibi gıcık bir espriside vardır. ama herşeye rağmen iyi bir insandı. içi temizdi. onu hep arkadaşları bozdu.

    1
  • hayyam

    sözü dolandırmayan yazardır.bohemin dibine vurmuştur.
    okunası adamdır.

    2
  • jokerock

    (bkz: pis moruğun defterinden notlar)

    1
  • mayonezliarmut

    türkiye de çok sevildiği söylenen üstat. tom waits ile iyi giderler.*

  • inoktacnokta

    aşkın cinselliğini yalnızlıkla yasamak isteyen kişilik.
    ayrıca
    "insanların yasamınını devam ettirmek için yapmak zorunda kaldıkları beni gercekten korkutuyor." diyerek tüylerimi diken diken eden yazar.

    1
  • topan

    --alinti--

    "aşk biraz anlam içeren bir yoldur; seks yeterince anlamlıdır."

    --alinti--

    3
  • melancholy

    --alinti--

    seviyorum sigara içmeyi. duman ve alkol birbirlerini dengeliyor. eskiden deli gibi içtikten sonra uyanırdım ve ellerim nikotinden sapsarı olurdu, eldiven gibi. kahverengi nerdeyse. içimden, " hasiktir. ciğerlerim ne haldedir kim bilir? " diye geçirirdim.

    --alinti--

    2
  • sunshine

    -kadınlar,
    -pulp,
    -hollywood,
    -factotum,
    -ekmek arası kitapları ünlüdür.okumuş bulunuyorum hele kadınlar kitabında oldukça ilginç yazmıştır.

    1
  • gevher

    en iyilerimizin sonu genellikle kendi ellerinden olur sırf uzaklaşmak için, ve geride kalanlar birinin onlardan uzaklaşmayı neden isteyebileceğini bir türlü tam olarak anlayamazlar. charles bukowski.

  • ruyapeccatrix

    şiirin müstehcen bir ruh aynası olduğunun ayırdında olan, hayatın boku ve püsürü ile haşır neşir olmuş pis moruk.*

    «
  • 13
  • »