edebiyat

  • ve sahnede

    olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı, yazın. bir bilim dalı.

    1
  • sunshine

    edep sözcüğünden türeyen kelime.

  • cenaze sonrasi fisiltisi

    "dünya dediğimiz rüyalar alemi, bir uykudagezerin şaşkınlığı içinde kapısından giriverdiğimiz bir evse eğer, edebiyatlar da, alışmak istediğiniz bu evin odalarına asılmış duvar saatlerine benzerler."

    2
  • gozlerim sigmiyor yuzume

    ülkemiz eğitim sisteminde lisede yani orta öğretimde ders olarak verileninden nefret ediyorum. oysa bir edebiyat tutkunu bile denebilir bana. okumayı ve yorumlamayı bunca seven bir insanın, bu dersten bu derece kaçıyor olması sizce de tuhaf değil mi?

    1
  • gozlerim sigmiyor yuzume

    fernando pessoa şöyle demiş: "hayatın, tek başına yeterli olmadığının kanıtı."
    ne de güzel demiş...

    1
  • kim der surpriz yumurta?

    (bkz: edebiyat yapmak)

  • cenabetcocuk

    en rahat geçen derslerden biridir derste full sohbet ediyoruz hocayı konuşturduğumuz için yazı yazmaya vakit kalmıyo.

  • herbeswolf

    yakında eğitimcisi olacağım alan (bkz: edebiyat öğretmeni)

  • hell yeah

    cp'nin 2005 çıkışlı kahrolsun edebiyat'ından.

    bir taş attı havaya, ters tarafına geldi
    istediği kazanmak
    kaybetmeye benzer mi?
    iki adım önünde, tek çizgi kırık hayat
    onu da geçemezsen, kahrolsun edebiyat
    peşinden geleceğim,seni delirteceğim
    birşey gördü havada
    göz kırptı birkaç kere
    mavi camı kıran el yazı yazdı deftere
    kendine geleceksen,gelme daha karnın tok
    biraz bekle şimdilik ölümün çaresi yok
    bir ses duydu havada kaldı bütün sözleri
    göreceklerin için duyduların yeter mi?
    koştu koştu, öğrendi
    iki dağ iki dere
    kırmızı ağaç dikti,toprak olmayan yere.

    1
  • gozlerim sigmiyor yuzume

    edipin işidir.

  • lyricus

    düşünce ve duyguları güzel ve etkili bir biçimde anlatma sanatı..

  • tek derdim sen

    "edeb" sözcüğünden türediğinden, küfre, argoya yer yoktur. (tabii günümüzde kalmadı böyle bir şey.)

  • rudiger

    "tepeden tırnağa siktir git dermiş gibi emindim kendimden" cümlesi yerine; "rölanti ayarının yakıt sistemi ayarı olduğunu bilen, aracın tekleme sorununu gaza geçiş sıcaklığını ayarlayarak çözeceğini düşünen bir oto tamircisi yahut sık sık göğüs ağrıları çekip, bronşit nöbetleri geçiren hastasının şikayetlerinin akciğer kanserinin belirtileri olabileceğini sezen bir onkoloji uzmanı gibi bana sorduğu sorunun yanıtından öylesine emindim ki" demektir edebiyat. annem ilkokuldayken beslenme çantama ekmek arası goethe koyardı, çok yokluk çektik biz.

  • pobeda

    ---*

  • king of tranquility

    sanırım felsefeye yatkın olduğumdan bana " laf salatası"gibi gelen dal. sevmem ama nefrette etmem sevenlere saygım sonsuz

  • sabahattinernesteinbeck

    karın doyurmaz, çay içirir...

  • othosm

    türkiye'de pekde para etmeyen bir dal.farklı bir dünyadır edebiyat.

  • vforahdettin

    dersler sayesinde amına koyulan dal.
    kitapları okutmazlar, karakterleri sorarlar, hangi döneme ait olduğunu sorarlar.
    dersi, hoca normal bir insansa, genellikle sıkıcıdır.
    kendisi bıkmadığım tek şey.

  • sunshine

    ''düşündük şiir yazınca temizlenir ülkemiz.'' onur ünlü.
    ''anayasada yeri yok ama edebiyatı seviyoruz.'' emrah serbes.

    1
  • isis

    realistse guzel olan

    not: beni tasvir etmis.*

    7
  • parliament mavisi

    klasiklerde rus ve ingiliz* edebiyatının ipi sırtladığını, günümüzde ise bu kültürel meşaleyi amerika'nın devraldığını düşündüğüm nobel'in en kültürel kulvarıdır. bir sayısalcı olarak edebiyata çok fazla hakim değilim, yanlışlarım olabilir ama benim bildiklerim şunlar.

    rus edebiyatı

    Maksim Gorki, Fyodor Dostoyevski, Lev Tolstoy, ivan Turgenyev, izak Babel, Aleksandr Puşkin ve Anton Çehov.

    ingiliz edebiyatı

    William Shakespeare, Oscar Wilde, Aldous Huxley, Virginia Woolf, James Joyce, John Fowles, Arthur C. Clarke


    günümüzdeki amerikan esintilerinin sahipleri ise chuck palahniuk, philip roth, john steinbeck, arthur miller, paul auster ve ernest hemingway'dir.

    ben de tüm sözelciler gibi "rus edebiyatı amerikan edebiyatını sikizler yeaa"cılardanım ama ne yazık ki o eski rusya'dan eser yok şimdi.

    1
  • shut the fuck up

    lezbiyenligin tavan yapmasidir. escinsellik de boyle birsey. kadin bulsak, uc gune kadin da terk eder. en guzel donus ana baba yani. olene kadar katlanmak zorundalar... su ana babayi bosarsa, kariyi ben aliyorum. ensestte dunya rekoru kirar, parayi gotururum lan... edebiyat okuyan bir kafadan kisa bir kesit...

    1
  • socialistaz

    kelimelerin kusursuz dansıdır.

    1
  • fularininkokusu

    edebiyat yaşamdır.hayattan bi parçadır.her insan şiirse,şiir edebiyattır.e o zaman edebiyat insandır.şiirle kalınız !

    1
  • ay muharrem bu ne boyle

    en doğru tanımı barış bıçakçı sinek ısırıklarının müellifi'nde yapmıştır:

    "hayata baktığımızda orada, çöplüklerin ve cinayetlerin saltanatını görüyoruz, orada minarelerin ve süngülerin gülünç, berbat şiirini görüyoruz, kirli savaşların heybetli anıtını görüyoruz. edebiyat yavaş yavaş lüks haline geliyor. bu koşullarda yazmak, tek ve öldürücü bir hamleyse anlamlı. ötesi üçkağıttan başka bir şey değil."

    1