sez

43 more entries
  • tıss hıss...

    saygıdeğer dikocuğumun gönlü öylesine pırlanta gibi ki, kendisini tanıdığım için her geçen gün daha da mutlu oluyorum. insan karşısındakini kendi gibi bilirmiş. bana baktığında gördüğü şey de elbette ki kendi içinin güzelliği. ancak bu güzel şeyleri sadece bana baktığında görebilmesini de gayet normal karşılıyorum. sözlük hudutları içerisinde kim aynı dertten muzdarip değil ki?

    gelgelelim ben kendimi yine de yakışıklı olarak tanımlamazdım. benim ifadem daha ziyade bal şeklinde olacak. öylesine tatlıyım, öylesine balım ki, akşamları içim kazındığında kendimi yalamamak adına kendimi zor tutuyorum.

    yakışıklılık bu bağlamda bize çok yavan kalır türden bir kavram. yeni jenerasyon kadınlar burada kendilerine yeni kalıplar oturttular. üzerine her beyaz gömlek, kısa paça pantalon, çıplak ayak üzerine kundura ayakkabı ve bol miktarda sakal çeken nargile üfürükçüsünü yakışıklı olarak tanımladılar? koskoca sözlük kariyerim ortada dururken kendimi bu fotoğrafla mı tanımlamalıyım? biz 90'lar pop jenerasyonu olarak bu arayışa uygun fotoğrafı vermeyi uygun görmüyoruz. he ama sözlük hudutları içerisinde bu fotoğrafa dahi uyum sağlamış bukemunlar olduğunu net şekilde gözlemledim. sözlükteki yakışıklı arayışında da bu tanıma uygun modeller seçmenin faydalarına inanıyorum. isim verip rencide etmeye gerek yok kendilerini elbette?

    nihayetinde günün birinde sözlük çıkıp bal seçmeye karar verecek olursa oturur konuşur, ortak bir noktada buluşmaya çalışırız. bir ya da iki balız zaten. birinci olmasak bile illa ki podyuma çıkıp derece yapacağızdır.

61 more entries