4 more entries
  • 2010 yılından bugünedir bir takım sosyal medya platformlarında üyeliklerim var, bunların menemen'le ilgili başlıklarına girip kitleleri aydınlatmaktan bezdim yeminle... yıl olmuş 2022, daha menemen'in bile nasıl yapılması gerektiğinden bi'haber insanlar var? ulan bilmeyeni geç, bir de biliyormuş gibi kıymalı olur diyen var bak bak bak!.. yok antrikotlu olur amk daha neler...

    bu mevzuya tek seferde ışık tutup konuyu kapatmak istiyorum.

    menemen nedir, nasıl olur?

    öncelikle menemene kıyma atarsanız, kıymalı menemen olur onun adı. sucuk atarsanız ise, sucuklu menemen. kaşar döküp böyle sicim gibi uzatanlar vardır. samsun'un meşhur çakallı menemenidir bu. bir menemen çeşididir. ancak menemen değildir. böyle böyle uzar bu liste. menemenin içine ne koyuyorsanız başına da onun ismini ekleyin. ancak rica ediyorum saçmasapan tariflerinizle götünüzden menemen uydurmayın.

    burada soğan mevzusuna da değinmek gerekir elbette... dünyaca ünlü bir düşünürü bu konuyla ilgili çok net bir yorum yapmış aslında: "menemen vardır, bir de soğansız menemen vardır," şeklinde. bizlere düşen görev bu tip yaklaşımlara hürmet etmektir. düşünür, kitabe gibi bırakmış onu oraya öyle... yılların pilavını ketçapla yeme geleneği getirenler gibi menemen'i de piç etmeyelim. ek not olarak, soğansız menemen'i de bebeklerinizin önüne mama niyetine koyabilirsiniz.

    gelelim menemen'in gerekliliği hususuna. yukarıda bir takım yeni gelinlerin menemen'in gereksizliği hususuna temas ettiği skandal yorumları gözlemliyorum: menemen'siz pazar kahvaltısı boşanma sebebidir. yanısıra pazar kahvaltısı menemeni, bir erkek aşçı yemeğidir. kendisini ayık olmaya davet ediyorum.

    şimdi ne yapılması gerektiğini anlatacağım.

    tamamı orta boy olmak üzere; bir soğan, iki diş sarımsak, iki domates, iki tarla biberi (çarlistonla olmaz o işler) ve iki yumurta. menemen bunlarla yapılır.

    öncelikle soğanı küp küp doğruyoruz ve ocakta otuz-otuzbeş saniye kadar ısınmış zeytinyağının içine atıyoruz. üzerine parmağın ucuyla (böyle minnacık) toz şeker. azıcık çevir. üstüne çay kaşığının ucuyla tuz. az olsun. yine tuz koyacağız. soğanlar pembeleşmeye başlamadan az evvel ince ince kestiğimiz sarımsakları atıyoruz. (sarımsakları geç atıyoruz ki yanmasın. ayrıca rendelenmemesi daha cici olur.) azıcık çevirdikten sonra oda sıcaklığında beklemekte olan tereyağından yarım yemek kaşığı atıyoruz. yağ eriyene kadar bekliyoruz. eridikten sonra hafifçe çevirip kabuklarını soyduğumuz domateslerden tekini rendeleyerek, diğerini ise küp küp doğrayarak içine atıyoruz. küp küp doğradığımız domatesler biraz irice doğranmışsa çok şık olmuştur. üzerine yine çay kaşığının ucuyla tuz ekliyoruz. birkaç dakika bu şekilde bekliyoruz. sonrasında biberleri de büyük büyük dilimleyerek içine ekliyoruz. her seferinde yaptığımız gibi bir kez daha çay kaşığının ucuyla tuzumuzu ilave ediyoruz. ve domatesler suyunu iyice çekene kadar bekliyoruz.

    son aşamada yumurtaların beyazını ve sarısını ayrı ayrı yerlere alıyoruz. önce beyazları tavaya atıp çok az bir süre bekliyoruz. üzerine sarıları döküyoruz. yine bir çay kaşığının ucu tuz ve çok çok az; belki iki, belki üç kere çevirip, yumurtaları diğer malzemelerle azıcık kaynaştırarak ortaya kırmızıdan turuncuya dönmek üzere olan bir renk çıkartıp bırakıyoruz.

    menemen'in üzerine de gerekliyse şayet pul biber dışında başka bir şey dökmüyoruz.

    nokta

1 more entry