6 more entries
  • nikisimi görünce, "ulan, yine neden tartışma arenalarına çekiliyorum, götüm başım zihnim zekam niçin tartışma konusu oluyor," diye geçirdim içimden. e, bir hafta erken olmuş duf efendi? bi'altı ay daha bekleseymişsin yanıt vermek için? kelimelerini ancak mı cümle haline getirebildin geçen zaman zarfında?

    aynı yaştaydık zannediyordum ancak 7 haziran-3 kasım sürecini sanki kitaplardan öğrenmiş gibi tavırlar sergilemişsin. kafadan buna değinip bitirelim, kafamız bulanmasın.

    ilgili periyotta cumhuriyet halk partisi iktidarı (ak parti'nin yer almadığı bir denklemde) yalnızca mhp ve hdp ile bir arada kurabiliyordu. devlet bahçeli, kurulacak bu üçlü koalisyonda yer almayacaklarının altını son derece açık, net, sert, hiddetli ve şiddetli şekilde defalarca dile getirmişti. hatta bu tavrın heykelini dikmeye 7 haziran gününün akşamı başlamıştı.

    süreç devam ederken, "hdp ile koalisyonu akp kursun," açıklaması geldi kendisinden peşisıra. ikna turlarının hiçbirinden sonuç alınamaması itibariyle kılıçdaroğlu'nun kendisine, "gel sen başbakan ol," çağrısını bile en sert şekilde reddetti. bunu sen bile hatırlayabilirsin?

    nihayetinde, "diğer üç parti hükümet kurabilir durumdayken görev muhalefete verilmediğinde neredeydiniz cesur dostum," yaklaşımının yontulması gereken yönlerini anlayabilecek düzeyde olduğuna inanıyorum. diğer üç parti hükümet kurabilemez durumdaydı. yine de bu soruyu illa ki birilerine yöneltmek istiyorsan şayet bana değil, karşına çıkacak herhangi bir mhp seçmenine iletmeni tavsiye ederim. muhtemelen uygun bir cevap bulacaksındır.

    neyse bu faslı kapatıp diğer satır aralarına geleyim.

    belli bir zümrenin geleneği haline gelmiş sir olly'ye hakaret mukabilinden yaklaşımlarını pas geçiyorum. yani çoluğu çocuğu eğitmek için bir miktar çaba gösterebiliyorum ancak benimle aynı yaşlarda olduğunu iddia eden bir kimseyi eğitmek için vakit ayırmak anlamsız bir iş. kendimden biliyorum. zor iş.

    toz pembe gözlüğümle izlemiyorum siyasi gündemi duf, hamaset derdinde de değilim. nasıl oluyor da anketlerin karşılığını görmüyorsun, onu da anlamıyorum. iletişim kurduğun insanlar hayatlarından pek memnun olduklarını falan mı dile getiriyorlar sana? bir adet oyu var her bireyin. çıkacak, oyunu kullanacak. seçim gecesi sonuçlar istediğimiz gibi olur ya da olmaz; ancak insanlar senelerden beri alıştırılageldiği üzere seçim evveli karamsarlığında olmasın rica ediyorum. halihazırda zaten kimsenin buna niyeti yokken, sizler (madem aleni değilmiş) içsel korkularınızı bu insanlara aktarmayın.

    ek parantez olarak da şurayı aralamalıyım ki, "erdoğan negatifi tarafından yönetilmektense kılıçdaroğlu etkisizi tarafından yönetilmeyi tercih ederim," derken de tıpkı bir ak parti seçmeni gibi konuşmuşsun. ya da ak parti güdümündeki medyanın güdümüne tutsak düşen kararsız seçmen gibi... bu türden arkadaşlara şimdilerde zafer partisi etrafında kümelenirken denk geliyoruz. iktidara muhalif gibi görünen ancak bize pek de öyle görünmeyen. kılıçdaroğlu'nun etkili ya da etkisiz bir cumhurbaşkanı olup olmadığını hangi sahada test ettiğinizi işitmek isterdim. gerçi bunu diyorum da, yanıt olarak, "ssk'yı batırdı amuğa goyuğum," dersin şimdi?

    seçim gecesi çoluğumuzu çocuğumuzu kucağımıza alıp sokaklarda siyaset yapacak kimseler değiliz biz, telaşlanma. masalımızı okuyup dokuzbuçuk civarı yatmaya gidiyoruz.

2 more entries