frida kahlo

  • feminist geysa

    ünlü meksikalı kadın ressamdır. ressam olabilmek için pek çok mücadele vermiştir. çok acı çekmiş bir kadındır."başıma gelen en iyi şey acı çekmeye alışmaya başlamam" diyerek acılarıyla nasıl iç içe olduğunu gösterir. bu kadar acı sonucunda birbirinden güzel eserler vermştir.

    1
  • feminist geysa

    "kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim.
    canın sıkıldığında benimle paylaşmadığını, kırılacak veya tedirgin olacak olsam bile düşüncelerini açıkça söylemediğini anladığım zaman vazgeçtim.
    bana yalan söylediğini anladığım zaman vazgeçtim.
    gözlerime baktığında kalbinle bakmadığını ve bana hala söylemediğin şeyler olduğunu hissettiğimde vazgeçtim.
    her sabah benimle uyanmak istemediğini, geleceğimizin hiçbir yere gitmediğini anladığım zaman vazgeçtim.
    düşüncelerime ve değerlerime değer vermediğin için vazgeçtim.
    ağrılarımı dindirecek sıcak sevgiyi bana vermediğinde vazgeçtim.
    sadece kendi mutluluğunu ve geleceğini düşünerek beni hiçe saydığın için vazgeçtim.
    tablolarımda artık kendimi mutlu çizemediğim ve tek neden "sen" olduğun için vazgeçtim.
    bencil olduğun için vazgeçtim.
    bunlardan sadece bir tanesi senden vazgecmem için yeterli değildi, çünkü sevgim yüceydi.
    ama hepsini düşündüğümde senin benden çoktan vazgeçtiğini anladım.
    bu yüzden ben de senden vazgeçtim."
    frida kahlo

    8
  • elmakurdu

    bıyıklı bi kadın.

  • yaevdeyoksan

    bir kocası vardır tek kaş ablamızın. sana baglı kalabilirm ama sadık kalamam der. kız kardeşiyle bile yatar. hayvan! bende yapıyorum ama ben bile bi yere kadar yapıyorum. tamam benim bi yer dedigim yer de pek bir uçtur ama olsun. bi sınırım var sayılır. of.

    (bkz: mazlumu getirin bana)

  • yaevdeyoksan

    ayrıca o filmde salma hayek bacımızı o kadar sevmiştim ki başka bir filmini izlemedim. izlesem büyüsü bozulacaktı sankim.

  • tavuk efendi

    "başlangıç diego... yapıcı diego... diego... arkadaşım diego... ressam diego... aşkım diego... kocam diego... annem diego... ben diego... benzerlik içinde farklılık... ben kime diego diyebilirim?.. o hiçbir zaman ve hiç benimle olmayacak...
    o kendine aittir..."

    diyen aşık bir kadın öncelikle. müthiş bir özgüvene aynı zamanda dönemin şartlarına göre sapkınca sayılabilecek zevklere sahip bir kadın. onlarca otoportresi vardır. ve onlarca sevgilisi. ama o herkesten çok diego'yu sevmiş.

  • pithana

    pera müzesine mart ayına kadar sürecek sergisi gelen ressam

    (bkz: http://tinyurl.com/2epb73p)

  • kadin kismisi cok yazmaz

    asıl adı magdalena carmen frida kahlo calderon olan meksikalı ressam.küçük yaşta geçirilen polyo tecrübesinden sonra daha tıp eğitime yeni başladığı yıl çok ciddi bi otobüs kazasında hem kaçlası hem omurgası hem boynu hemde kol ve bacak kemikleri kırıldı ve iyileşmek için 30 ayrı ameliyat olmak zorunda kaldı.kısacası sağlık problemlerinden bir türlü kurtulamayan ve acı dolu bir hayat yaşayan frida aslında ressam olmayı hiç düşünmemiş, sanki mecbur kalmış gibi.resimlerinde hem meksika hemde amerikan kültürü açıkça görülen ressamın otoportrelerinin sayısına açıklaması ise gayet insani: çoğunlukla yalnızım ve ben en iyi tanıdığım objeyim...

    2
  • frida

    madonna'nın fanatiği olduğu ve pek çok tablosuna sahip olduğu ressam.
    benim nick'im.beni kendine bağlayan lafı ise, "başıma gelen en iyi şey acı çekmeye alışmaya başlamam " dır.

  • dmnrzv

    kendisini türlü biçimlerde görüntülemiş ressam. ayrıca tek kaş.

  • suicide circle

    aşık olduğum meksikalı ressam. ressam dediysek öyle böyle değil bir resmine baktığınızda hemen onun resmi olduğunu anlarsınız.

    (bkz: kahloizm)

  • hbwtl2o

    "ağrımı boğmak için içtim; ama lanet olası ağrım yüzmeyi öğrendi."

    3
  • julian assange

    21. yüzyılın popüler kültür ikonu haline gelen sürrealist ressam. yine ressam olan eşi diego rivera ile olan aşkları filmlere, kitaplara ve tiyatro oyunlarına konu olmuştur.

  • eslesemeyenhomologkromozom

    (bkz: tek kaş)

  • ne dedin lan sen

    o bir fenomen, o bir sınırları olmayan engelli, o bir aztek kadını. ve ne kadar bilmiş, ne kadar mağrur.
    herkes o'nu istiyor ve o, ne istediğini bilmiyor. tüm engellere rağmen kararsız...

  • ates guvercini

    hayatımda başıma 2 korkunç kaza geldi. ''biri geçirdiğim otobüs kazası diğeri de diego'' diyerek hayatını özetleyen kahlo, 1907 * mexico city'de doğmuştur. fakat doğum tarihini meksika devriminin gerçekleştiği 1910 yılı olarak ilan etmiştir.
    ismi özgürlük anlamına gelmektedir. devrimcidir, feministtir. hatta bıyıklarını almamasının sebebi de meksikalıların kendi ülke içerisinde bu şekilde gerçek meksikalıları anlamalarıdır. tabii bunda frida'nın biseksüel olması da bir etkendir.
    1925 yılında okuldan eve dönerken bindiği otobüsün tramvayla çarpmışması sonucu çok kişinin öldüğü kazada, trenin demir çubuklarından birisi frida'nın sol kalçasından girip leğen kemiğinden çıkmıştır. sonrasında 32 kez ameliyat geçirmiştir.
    bugün tablolarının birçoğu madonna'dadır.
    ayrıca bu günlerde pera müzesi'nde sergisi vardır.

    1
  • karakanat

    nasil olup da ugruna birileri kavga etmis, kiskanmis vs sasirdigim kisi. tipe bak cay demle.

    1
  • theo

    martı kaşını sorun etmeyeceğim kadın. yaratıcı, zeki en önemlisi dünyaca tanınmış bir sanatçı daha ne olabilir ki?

    1
  • lsd

    yıllar önce onun hayatını anlatan bir filmi ilk kez televizyonda izlediğimden beri onu örnek alıyorum. küçüktüm ve o film beni öyle çok etkilemişti ki, daha sonra bütün hayat hikayesini okudum, çizdiği resimleri taklit ede ede kendi çizim yeteneğim geliştirdim, ondan ilham aldım, beni resme ve resim çizmeye aşık eden biricik kadın oydu. benim için bir örnekti. frida’yı öyle benimsemiştim ki, reenkarnasyon olsaydı ben kesin onun yeniden doğmuş hali olurdum. sevdiği adamla olan sonsuz ve karmaşık aşkını, garip ilişkilerini, bütün duygularını hışımla yansıttığı sanatı, kendisine olan ağır takıntısı (ki burada çok benzeşiyoruz), bütün kötü olaylara rağmen hiç yılmayıp hep devam etmesi beni oldukça etkilemişti.

    otobüs kazası geçirip 32 kez ameliyat edildiğinde ve çocuk felci nedeniyle sakat olan sağ bacağı kangren yüzünden kesildiğinde, sevgilisi onu bir hastane odasında terketti. ve o, sessizce ağlayarak kolundaki alçıya küçük bir kelebek çizdi. o kelebek onun simgesi oldu. benim simgem oldu.
    “sıkıntı ve acıdan kaçmak için resim yapmaya başladı” daha sonra. hasta yatağında yatarken tavanına ayna koydu ve kendini resmetti. defalarca. tıpkı benim de suratımı, benliğimi sürekli aynada inceleyip kendimi tekrar tekrar çizmem gibi. gerçekleşemeyen hayallerimi kağıda döküvermem gibi. gözyaşlarımı gözümden değilde boyalarla tuvale akıtmak kadar yoğun bir çizmek isteği.

    1930’lu yıllarda kendisi gibi ressam olan diego riviera ile tanıştı. ki bu frida’nın ruh eşi olduğuna inandığım adam. ölene kadar onu sevmiş ve ne kadar çalkantılı geçsede kalbini ve tablolarını hep o adama adamış. efsanevi bir aşktı. öyle garip bir çifttiler ki, çevresindekiler onların evliliklerini “güvercinle filin evlenmesine” benzettiler. frida sıska ve çelimsiz bedeniyle narin bir güvercin, diego ise büyük ve yapılı gövdesiyle iri bir fili andırıyordu çoğu zaman. diego da frida’yı çok sevdi, öyle ki bir bacağı yokken ve hastalıklarla boğşuyorken hep onunla ilgilendi. çünkü frida’nın resimleri onu büyülüyordu. çizdiği şeyler kendisinde çok yoğun ve garip hisler uyandırıyordu bu küçük ve garip kadının. çok sıkıntılı ve çalkantılı yıllardan sonra, frida 1954’te akciğer embolisi teşhisiyle son nefesini verdi.

    ölmeden hemen önce yaptığı tabloya şu adı verdi,

    “yaşasın yaşam”
    işte bana güç veren kadın. istanbul pera müzesine frida kahlo’nun sergisi geldiğinde hiç düşünmeden gittim. heyecanla. büyük bir aşkla. tablolarının bizzat orjinallerini gördüğümde neredeyse ağlayacaktım. küçüklüğümden beri hayran olduğum ressamın, kendi parmaklarıyla, öfkeyle, nefretle ve binbir acıyla çizdiği resimleri bizzat karşımdaydı. özellikle diego’yu kendi “alnına” çizdiği otoportresini gördüğümde, onu tam tamına anlamış oldum. ürperdim. frida’nın ruhuyla bir nefes uzaklıktaydım sanki. ressamlar resimlerine ruhunu katar çünkü, bilirim. çünkü ben de bir ressamdım. onu örnek alan, onun duygularının yoğunluğuyla ürperen, küçük ve acemi bir ressamdım. ben de duygularımı bir bıçak darbesi gibi kağıda aktarıyordum. frida o yoğun aşkını ve tutkulu ruhunu tablolarına koymuştu, ve özellikle bir tablosunda, “hayatının aşkını alnına bir kader yazısı gibi resmettiği” tabloyu gördüğümde duyduğu aşkın sıcaklığını bizzat hissettim. dakikalarca o tablonun önünde durup, ruhunun renklerle dans edişini izledim.

    frida benim koruyucu meleğim. şu karmaşık hayatta bana yön gösteren narin bir kelebek. o benim idolüm.
    çünkü o ölüm döşeğinde bile resmedebildiği bir tabloya “yaşasın yaşam” diyebilecek kadar güçlüydü.
    ve frida, günlüğüne en son not düştüğü iki cümle kadar da anlamlıydı.

    “i hope the exit is joyful.
    and i hope never to return.”

  • urania

    yengeç burcu kadınıdır. sadakati ve sevgisini, hayal gücünü buna bağlayabiliriz.

  • sunshine

    ---spoiler---

    insanın ifade edemediği şeyin gücü

    patlayıcı hasar verir

    kendi kendini yıkıcı bir güçtür

    ifade etmek kurtulmanın başlangıcıdır


    ---spoiler---

    2
  • sunshine

    "Beni anlamadın demeyeceğim.Beni anladın.Zaten en dayanılmaz acı buydu.Sen beni anladın.Anladığın halde canımı yaktın Diego."

    2
  • taner

    troçkiyle ilişkisi vardı denilen tapılası hatun kocası diego rivera ayrı pezevenkti de girmeyelim oralara.Ota boka acı çekenlerin örnek alması gereken asil kadın.

    "senden niye vazgeçtim diego?

    kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim.
    canın sıkıldığında benimle paylaşmadığını,
    kırılacak veya tedirgin olacak olsam bile
    düşüncelerini açıkça söylemediğini anladığım zaman vazgeçtim.
    bana yalan söylediğini anladığım zaman vazgeçtim.
    gözlerime baktığında kalbinle bakmadığını
    ve bana hala söylemediğin şeyler olduğunu hissettiğimde vazgeçtim.
    her sabah benimle uyanmak istemediğini,
    geleceğimizin hiçbir yere gitmediğini anladığım zaman vazgeçtim.
    düşüncelerime ve değerlerime değer vermediğin için vazgeçtim.
    ağrılarımı dindirecek sıcak sevgiyi bana vermediğinde vazgeçtim.
    sadece kendi mutluluğunu ve geleceğini düşünerek beni hiçe saydığın için vazgeçtim.
    tablolarımda artık kendimi mutlu çizemediğim ve tek neden “sen” olduğun için vazgeçtim.
    bencil olduğun için vazgeçtim.
    bunlardan sadece bir tanesi senden vazgeçmem için yeterli değildi,
    çünkü sevgim yüceydi.
    ama hepsini düşündüğümde senin benden çoktan vazgeçtiğini anladım.
    bu yüzden ben de senden vazgeçtim."

    1
  • karabudun

    çirkinlik abidesi.
    kaş dediğin keman olur bununki martı amk