hayatın anlamı

  • hilal jumanji

    "the hitchhiker's guide to the galaxy" de super ultra manyak kompüterin "42" olarak bulduğu hededir.

    **

  • krizantem

    yok öyle birşey.

    1
  • monalisa

    (bkz: anlamsız kalan hayat)

  • mastertramp

    değişkendir. bir dönem hayatınızın anlamı öss iken, sonra iş bulmaya, sonra aşık olduğunuz kişiyi elde etmeye dönüşebilir.

  • kacakkat

    küçük bir bebeğin gülümsemesinde bulunabilecek anlam

  • evomengo

    kişinin hayattan beklentisine göre değişir. bezmiş bir adamla yola çıkıp anlam arayamazsınız. ama hayatın anlamı aslında varoluşunuzdur.

    1
  • cirakgrafiker

    hayata göre değişir.

  • shut the fuck up

    (bkz: boş küme)*

    1
  • terssalyangoz

    (bkz: aşk)

  • gasly

    (bkz: mutluğu ziksem çogalır mı)

  • walkytalky

    (bkz: pandora'nın kutusu)

    1
  • spirit

    ölümde saklı olan ve ölmeden bilinmeyecek anlamdır. *

    3
  • hayyam

    düdük makarnadır.

    4
  • zeitgeist

    gecenin sessizliğinde kaybolmak ve birden kendini bulabilme umududur.

  • 4 koma do diyez

    (bkz: ybsg)

  • start wearing purple

    biber acıdır, hayat da acıdır. öyleyse hayat biberdir. (bkz: aristo mantığı)

  • medar

    --alinti--

    yaşam bir pabuç gibidir, eğer ayağına uyduramazsan bütün ömrün ahh! off! çekmekle geçer.

    --alinti--

    anonim

  • legolomanyak

    tüm canlılar neslini devam ettirmek için yaşar.sonuçta hepimiz basit bir kimyasal reaksiyonun bir şekilde devamı değil miyiz?

  • benbirbaskasi

    anlam dediğimiz şey, anlamlandırılanın dışında bir yere bakarak bulunur. yani yeni karşılaştığımız bir şeyle ilişki kurabilmek için belleğimizde hazır bulunanlar arasından ona uygun bir anlam bulur, o yeni olan şeyi eski başka bir şeyle anlamlandırmış oluruz. dolaptan uygun bir kıyafet bulup giydirmek gibi. bu durumda hayata bir anlam verebilmek için onun dışına bakmamız gerekir ama bu mümkün değildir. çünkü bilip bileceğimiz her şey hayatın içindedir. hayat, onun için bulabileceğimiz bütün anlamları zaten kapsar, bu durumda bulduğumuz o şey hayatın anlamı değil, bir parçası olabilir yalnız. yani hayatı giydiremeyiz. çünkü dışına çıkamayız, içinde debelenir dururuz böyle, neyin içinde olduğumuzu bilmeden...

    2
  • drinkcold

    (bkz: yeni rakı)

  • jokerock

    ...doğmak, yürümek, konuşmak, öğrenmek, çalışmak, öğrenmek, ergen bunalımına girmek, sevmek, sevilmek, mutlu olmak, özlem duymak, aşk yaşamak, vuslat duymak, ayrılmak, hüzün yaşamak, acı çekmek, kahrolmak, maratonda koşmak, hedefleri başarmak, engellere takılmak, yüzük takmak, sözlenmek, nişanlanmak, nikahlanmak, evlenmek, baba/anne olmak, orta yaş bunalımına girmek, bebeğinin gelişimini izlemek, çalışmak, çalışmak, ama artık kendi için değil çocukları için çalışmak, bebeği tüm döngüyü baştan yaşarken emekli olmak, huzuru bulmak, eğitmek, öğretmek, gezmek, tozmak, artık yorgun bitkin düşmek, çocuğunun kazandığı başarılarla göğsünü kabartmak, onu evlendirmek, eş ile beraber son günleri geçirmek, hastalanmak, iyileşmek, kaçınılmaz sona doğru emin adımlarla ilerlemek...