hayvan mezarlığı

  • oznltd

    stephen king in gayet korkutucu romanı . daha sonra filmide çıktı hatta onunda ikinci filmi bile çıktı ancak filmler kitap kadar iyi etki yapamadı .
    (bkz: pet sematary)

    1
  • villi lapsi

    istanbul'da bulunan hayvan mezarlığı her ne kadar insan mezarlıklarından farksız gibi görünse de ta ebesinin gözünde tuzla'dadır. yinede ölmüş can dostunuzun diğer tarafta huzurla uyuduğunu bildiğiniz için uzakta da olsa size mutluluk verir.

    2
  • mimarist

    genellikle küçük çocukların ölmüş hayvanları için (kuş , balık gibi) evlerinin bahçelerine açtıkları çukurdur.

  • asi_karamelek

    kitabı nasıldır bilemem ama filmi berbattı. zaten izlediğim hiç bir stephen king filminde korkmadım, korkunun kralı benim soytarımdır.

  • mastertramp

    kitabı çok güzel olmasına rağmen, filminde çoğu ayrıntıya yer verilmemiş 1989 yapımı film. hatta jud'un karısı norma'dan filmde hiç bahsedilmemektedir.

  • mara despina

    ben olsam, ben de gömerdim o yere kaybettiğim kediciklerimi. bana herkesten daha dost olan, ağladığımda benimle uyuyan, yeri gelir beni kıskanan, gelince beni kapıda karşılayan kedilerimin benimle birlikte aynı zamanda yaşaması için neler vermezdim. hepimiz aynı yere gidiyoruz tamam da, aynı zamanda mı acaba?

  • merlininsarkikdonuadina

    her stephen king kitabı gibi ürperticiliği sonraları ortaya çıkar. ana karakter önce kızının ölen kedisini lanetli olduğu kabul edilen ve oraya gömülen hayvanların geri geldiği topraklara gömer. ancak kedi geri geldiğinde içinde şeytani ve ters birşeyler olduğunu farkeder. sonraları ise bu hareketi ona bi yol açmış olur. oğlu greg öldüğünde de onu aynı topraklara gömer ve oğlu da geri gelir. ancak kediden daha kötü ve şeytanidir oğlu. hatta gelenin oğlu olup olmadığı bile kesin değildir. sonuçta karısının da ölümüne yol açar ve geri getirdiği oğlunu kendi elleri ile öldürmek zorunda kalır. en büyük hatası ise başına gelen hiçbir şeyden ders almayıp ölen karısını da hayata geri getirmesidir.

  • cok guzelim

    kitap 400 sayfa civarıdır ama çok olay yoktur. konusu güzeldir. benim okuduğum çeviri boktandı. mesela başroldeki adamımız kızına haydi yat kızım demiyor da haydi yat çocuk diyor. hep böyle bir mesafeli hitaplar. hiç de korkunç değil ayrıca. edgar allan poe'nun ingilizce bir öykü kitabı vardı. seviyesi 4. o da korkuçtur.

  • sorduk mu

    (bkz: hayvan çiftliği) *

    *

  • bastiyansivansitayger

    king'in hayal gücü ürünü.

    cine5 izliyorum o sıralar. bir gece hayvan mezarlığını veriyor. filmin başlarında, yaşlı adam ile başroldeki

    --- spoiler ---

    louis karakteri ile yaşlı amca hayvan mezarlığı ve bu mezarlığın daha önce yerliler tarafından kullanılmasından bahsediyorlar. ayaklarının altında kemikler bir tepe tırmanıyorlar. tamamdır, çocuk yaşlarda zirve yapmış hayal gücü, filmin geri kalanından çok daha fazla abanıyor üzerime ve korkup kapıyorum.

    daha sonra baştan alıp, sonuna kadar izliyorum. louis'in hastanedeki hastalarından biri olacak. pascal gibi bir adı var. adam louis'nin rüyasına beyni gözükecek şekilde açık kafayla giriyor. o nasıl bir atmosfer.

    şimdi izlesem heralde sıkılırım. yine de denemekte fayda var.

    --- spoiler ---

    4
  • balta

    aksam tekrar izleyecegim film. garip bir havasi vardir.

    1