her bakışıyla kaçmak zorunda bırakan insanlar

  • laf ebesi

    bakarsın güzel, bakarsın hem de ne güzel. görürsün... başkalarının görmediklerini; yine görürsün, kimseye göstermediklerini. çekim eki anlatımı bozarken bozuluyorsun bana. "ulan ebe, şu vakit beni nasıl bir moda soktun ya?"
    ama ben değilim kırıldığın. o güzelken seni güzel görmemesine kırgınlığın. o güzel. inan ki senin için o kimse, tanımıyorum onu. ama allah var o en güzel. daha güzeli varsa da sana güzeli o. ama sana kadar yok ondan. o tarifine gerek yok halleri, o anlatmaya lüzum yok karakteri, o dillendirmenin manasız kaçacağı duruşu, o oturuşu, o kalkışı... o var ya o.
    bir bakıyor, her şey ortaya çıkıyor. biz, bizi bir gün bile sevmeyecek insanların derdine düşen biz; çoktan görüldü çektik bu hayatın dersine. çok göründü bu hayat gözümüze. ve o da çok göründü, çok görüldü onun bakışları bile bize. en çok da onun tarafından...
    ve bi bakışıyla kaçmak zorunda bırakan bir insan, laf ebeliği yaptırıyor, elime kalem aldırıyor. kaçamıyorum, ama Çanakkale'de yaralı askerim de. iki siper arası toplasan kaç metre?

    1