kapitalizm vs komünizm

  • light rus salatasi

    bir komünist olarak bu yarışta herkes üstüne düşen görevi yapmadı, yapamadı.
    (bkz: kapitalizm win)

    1
  • berserk

    beşiktaş'ın galibiyeti kaçırmasının ardından ele almaya değer bir konu. okunmayacağını veya okunsa dahi bir takım ön yargılarınızdan dolayı eksileneceğimi bile bile vakit öldürmek amaçlı uzun uzun yazayım. tv'de sadece survivor var cano, canım sıkılıyor bari yazayım.

    çevrenizde sürekli "stalin 20 milyon insanı öldürdü", "gulag kamplarında liberalleri sabun yapmışlar" ya da "biri çalışsın diğeri çalışmasın ama aynı parayı alsınlar olmaz ağbi ya" tarzı klişeleri duymuşsunuzdur. inan itimat et hepsi o kadar sığ ve de yavan eleştiriler ki. stalin'in katliam uyguladığı iddia edenler öncelikle "kızıllar ile beyazların" mücadelesini öğrensin. beyazların nasıl kitleler halinde kızılları öldürdüğünü, ilk kurşunu sıkanların beyazlar olduğunu bilmez bunlar. devrim sonrasında, yeni sistemin inşasını tamamlamasının ardından, dış sermaye casuslarının halkta gerek etnik, gerek dini propagandalar ile yapay sistem muhalifleri oluşturduklarını söylemeye gerek dahi yok. madem stalin'in katliam uygulandığından dert yanıp, hümanist bir tavır sergiliyorsun; ülkende mevcut sisteme karşı olan kürtlere konu gelince dudak bükmeyeceksin. ölen sistem karşıtı kişilerin ardından terörist, vatan haini lafını ağzına almayacaksın. madem türkiye'de sistem karşıtlarına hain, öldürülenlere terörist diyorsun. o zaman stalin de vatan hainlerini ve de teröristleri öldürdü güzel kardeşim.

    ön sevişme sonrası gelelim sosyalizmin, kapitalizme karşı çok daha işlevli olduğu hususlara. bugün eğer ki etnik ve de dini siyasetlerden şikayetçi isek, bunun tek çaresi sosyalizmdir. insanların etnik ve de mezhepsel ayrımlarının yapılmadığı, özünde insan ve de yurttaş olunduğunun altının çizilmesi, etnik ve de mezhepsel kimlikler üzerine yüklenen "faşist, terörist, gavur, atayiz, satanist, dinsiz, imansız vs" klişeleşmiş sıfatların ortadan kaldırılacağı sistem sosyalizmdir. kapitalizm gücüne sermayeden alan bir sistemdir. sermayenin ise en çok karışılık bulduğu alan üretimdir. bugün asgari ücret maaşı, açlık sınırında ise bunun sorumlusu işçilerin birlik olamayıp, sendikaların sadece işçilerden aidat toplamaya yaramasıdır. işçilerin neden birlik ve de beraberliği sağlayamadığına gelecek olursak; bunun da başını etnik ve mezhepsel çekişmeler ve de propagandalar çeker. kürt işçi, türk işçi, alevi işçi, sünni işçi vs. bugün iktidar yanlısı sendikalara bakıldığında hepsi tekdüzedir. her biri aynı profilde insanlardır. bir araya gelmeleri çok daha kolay olduğundan, bir de bunun üzerine iktidar yalakalığı eklenince değme adamların keyfine. özetle; kapitalizm ile mücadele demek aynı zamanda etnik ve de dini siyaset karşıtlığıdır. bugün suriye savaşı ne mezhepseldir ne de etnik bir savaştır. batı bloğu ile doğu böloğu arasında bir çıkar savaşıdır. özetle bu ve yakın tarihteki tüm savaşların sebebi kapitalizmdir.

    üretimden bahsetmişken; diğer bir olumlu tarafı tekele alma siyasetini reddetmesi yani fikri mülkiyet hakkına karşı olmasıdır. şimdi güncel bir örnek verelim. herkes internet fiyatından şikayetçi. avrupa baz alındığında ülkedeki internet fiyatı dünya ortalamasının hayli üzerinde. peki neden ? sebebi çok kolay. vermişsin tek bir şirkete ipleri, adamlar da istediği fiyattan bunu sana satıyor. ya da 3-5 tane ilaç firması düşün. bunlar şeker hastalığının tedavisi için çalışıyor. aralarından bir tanesi önce davranıp, tedaviyi bulup, patentini eline aldığında devlet bu şirkete "al bu patenti, bu ilacı sen buldun şimdi 49 sene boyunca bunun satış hakkı senin" diyor. satış hakkı elinde olan bu şirket, istediği fiyattan satışa çıkarabiliyor ilacı. atıyorum şeker hastalığı ilacının fiyatını 10.000 tl'den satışa çıkardı. işçi çocuğu, asgari ücretli ücretli onun sadece boş kutusu alır, hali vakti yerinde olanlar ise devasına ulaşır.

    özelleştirme karşıtı olup, kamulaştırma yanlısı olması ise bir başka olumlu tarafıdır. bugün neredeyse her mahalle arasına akademik kalitesi tartışılan özel üniversiteler açılıyor. ve puan baremine paralel olarak birçok burs veriliyor. bu da ayrı bir rekabet demek. sınavlardan istediği sonuçları alamayınca intihar eden öğrenci haberlerini burada paylaştık ve de hepimiz gördük. ilk okul sıralarına kadar düşen, haksız bir rekabet sistemi sayesinde bu gibi intihar vakalarına sıkça rastlanacaktır. zengin çocuğu dershane, özel öğretmen vs. gibi kaynaklardan yararlanırken, gelir düzeyi düşük bir ailenin çocuğu bu imkanlardan mahrum kalacaktır. devlet okullarının tam manası ile iyileştirilmesi, kalitesinin yükseltilmesi bunun ilacıdır. gel gelelim özel hastanelere. kolumdan ameliyat olduğumda ağrılarım çok fazla olduğundan, doktorun verdiği iğneleri olmak için bir özel hastaneye gittim ve iğne olmak için 30 küsür bir fiyat istendi. neyse ki vardı da verdim. ya olmayan ne yapacak ? bugün kamu hastanelerinde adam akıllı operatör dahi bulunamıyor. yüksek maaş vaatleri ile özel hastanelere akın ediliyor. sigorta cüzi bir kısmını karşılasa dahi, iskontolu fiyatı hayli yüksek. parası olana sağlık, parası olmayana tabut.

    bir diğer konu ekonomi. makine mühendisiyim ekonominin inceliklerinden de anlamam. genel olarak bakılacak olursa; her daim küresel bir ekonomik kriz tehlikesi vardır. "o teğet geçti, bu bir tarafıma kaçtı" tarzı lanse edilen bu küresel krizler, kapitalizm kaynaklıdır. kapitalizm kökenli bir ekonomi politikası izleyen ülkelerde, binlerce işten çıkarma, küçülmeye gitme gibi sorunların varlığı her zaman kendini koruyacaktır. fakat sosyalizmde ekonomik kriz diye bir olgu yoktur. Sosyalizm, akılcı ve demokratik bir şekilde ekonomiyi insanların ihtiyaçlarına göre planlayarak ekonomide durgunluk ve depresyon dönemlerine son verir. işçiler ve emekçiler, hangi koşullarda neyin üretileceğine kendileri karar verecektir.

    biraz da "girinpisçilere" hitap edeyim. kapitalizm demek çevre felaketidir. rekabet içerikli bir üretim tarzında neyin üretileceğine, ne inşa edileceğine, enerji kaynaklarının nasıl kullanılacağına, ne kadara satılacağına kadar her kararı büyük şirketler verecektir. üretimden yoksun, tüketime dayalı bir toplumda bunun sonu çevresel bir felakettir. istanbul'un 70'lerdeki uydu fotoğrafı ile, günümüz uydu fotoğraflarına bakıldığında bu gerçekle karşılaşılabilir. doğal kaynakların har vurulup, harman savrulduğu ve uğruna savaşların çıkarılıp, milyonlarca insanların öldürülmesine yol açan yine kapitalizmdir. çevreye verilen bu zararın telafisi sosyalist bir üretim reformdur. halkın kendi ihtiyaçlarını belirlemesi, neyin ne kadar üretileceği, hangi enerji kaynaklarının kullanılıp, ne inşa edileceği planlı bir sosyalist reform ile sağlanabilir. bu planlı model de çevreye zararı asgariye indirecektir.

    ve en önemlisi insanca bir yaşam. bu kapitalist sistemde yaşayan her bir bireyin ne sağlık garantisi, ne eğitim garantisi ne de iş garantisi yukarıda saymış olduğum sebeplerden ötürü bulunmamaktadır. bir misal vereyim; neden bu ülkede birçok sağlık sigortası şirketi var ? insanların sağlıklarını çok mu umursuyorlar ? hasta insanlar rüyalarına mı giriyor ? karını maksimize edebilmek için. bir sigorta şirketi, bir özel hastane veya bir ilaç firması karını nasıl yükseltebilir ? fiyatlarını yükselterek, maaşları kısarak ve de insanları hasta ederek. Başka bir deyişle, bu rekabet süreci, işçi sınıfının, birbirleriyle rekabet halindeyken kendileri dibe doğru çekmesine neden olurken, kapitalistlerin, işçi sınıfının giderleri üzerinden rekabete girmesine neden olur. peki ya iş hayatı ? bugün birkaç branş dışında iş garantisi yoktur. doktor, hukukçu gibi olmazsa olmaz mesleklerde istihdam kaygısı bulunmamaktadır. ama bir mühendis, bir öğretmen veya başka bir branşta iş kaygısı had safhadadır. atanamayan öğretmenler, işsiz kaldığı için polis veya asker olan diplomalı bireyler bunun en somut örneğidir.

    işçiler arası rekabetin ve çatışmaların sona erdirildiği sosyalist bir sistem, insanca yaşamın garantisidir. insan ana karnında açgözlü, hırslı, rekabetçi olmuyor. daha rahimdeyken kar marjını nasıl yükseltirim diye bir takım şeyleri sorgulamaya başlamıyor. bunlar insan doğasında yoktur. bunlar sonradan mevcut sistemin bir çarkı olunca öğrenilen olgulardır. sınıf farklılıklarının olmadığı dönem ve de ülkelerde özel mülkiyet kavramının olmaması bu sebeptendir. ne zaman sınıf ayrılıkları, etnik ve de dini propagandalar baş gösterdi; kendimizi böyle hastalıklı bir sistem içerisinde buluverdik. unutulmamalıdır ki; Sosyalizm, insanların birlikleriyle dayanıştıkları, yardımlaştıkları ve eşit bir düzlemde etkileşime girdikleri bir toplum düzeninin ilk adımıdır.

    özetle; böyle bir ortamda tabi ki "kapitalizmi boşver, gel gomünüs ol" demiyorum tabi ki. ezberlenmiş, öğrenilmiş bir sistem içerisindeki bireyleri bu tarz aksiyonlar ile devşiremezsin zaten. bunları yazmamın (aslında daha değinilecek çok konu var) sebebi; sığ ve de boş eleştirilerle yaklaşılmaması. "stalin 20 milyon adam öldsdlsdkk" ya da "gomünüsler atayiz oluyolla" tarzı muhabbetler ne sana birşey kazandırır, ne de bana birşey kaybettirir.
    ben bir alevi zazasıyım. katliam görmüş topraklardan çıkmış gelmiş bir adamım. bugün benim dilim tanınsa ne sen türklüğünden birşey kaybetmezsin. benim inancım olan alevilik kabul görüp, cemevleri legal ibadethane olsa sen müslümanlığından birşey kaybetmezsin. önemli olan insanca ve de hürce bir yaşamdır. madem sosyalizme laf ediyorsun, yukarıda saymış olduğum her adaletsizliği hak belliyorsun demektir. ve bu adaletsizlikleri hak sayıyor isen insan görünümlü bir robot olduğun gerçeği ile de yüzleş.

    son olarak; bugünkü türkiye manzarasında tabi ki böyle sosyalist bir reformun realize edilmesi hayal gücü. millet öz kızını 9 yaşından büyük olmak kaydı ile sikme peşinde. bu sığıra mı anlatacaksın yukarıda saydıklarımı ? solun ülkedeki teorisi orta şekerli iken, pratiğinin de iyi olmaması sebebiyle yürürlüğe girmesi çok çok zor maalesef. fakat bu da gördüğümüz her adaletsizliğe kayıtsız kalacağımız manasına gelmiyor.

  • cosmonaut

    Ultraslan vs Çarşı.

  • dmnrzv

    Serbest piyasa her türlü alır.

  • ugurkaradeniz

    ikiside ruhsuz ikiside sömürgeci zıt gibi görünselerde

  • tars

    kapitalizmin tokatlamaktan bitap düşeceği versus.

  • tenchu

    ve ben sadece sensizm.

    2