know how

  • abanmak yok teknick

    hüzünlü bir köpeğin ağlamasını andıran bu terim, özel bir işin yapılma metodunu tanımlar. aynı şekilde, prosedürleri ve özelleşmiş kuralları, iş sırasını ve püf noktalarını da kapsar. örneğin istinye amerikan konsolosluğunun demir kapı direklerinin montaj know-how'ı şahsıma aittir.

    2
  • chicqo

    bir işletmenin sahip olduğu, sadece işletmeye özel bilgi. işletme bu özel bilgi sayesinde rakipleri ile arasında fark yaratır.

    1
  • dagger

    kings of convenience grubunun feist kişisiyle beraber söyledikleri çok güzel sözlere sahip şarkı. yumuşacık, pofuduk bir şey. feist adlı kadının şarkıya girdiği yer çok fena, hassas nokta.

    1
  • kimsemkimim

    özlemle dinlenen, burun direği sızlatan bir kings of convenience şarkısı.

    4
  • fresa

    şirketin uzman olduğu konudaki özel bilgilerdir. franchising verirken know how desteği verilir.

  • kimsemkimim

    huzur

    1
  • sakin haa

    sözleri şu şekilde olan müthiş bir kings of convenience şarkısıdır.



    riding on this know-how
    never been here before
    peculiarly entrusted
    possibly that's all
    is history recorded?
    does someone have a tape?
    surely, i'm no pioneer
    constellations stay the same

    just a little bit of danger
    when intriguingly
    our little secret
    trusts that you trust me
    'cause no one will ever know
    that this was happening
    so tell me why you listen
    when nobody's talking

    what is there to know?
    all this is what it is
    you and me alone
    sheer simplicity
    ...
    (x3)

    1
  • at avrat braveheart

    kings of convenience'a feist'in eşlik ettiği muazaam bir parça.

    arkadaş nasıl güzel bir şarkıdır bu böyle, tekrar tekrar dinleyesi geliyor insanın.

    know how

    1
  • crimewave

    her havada gider, öyle bi şarkı.

    1
  • kisisel illeti

    abi ben cidden anlamıyorum. bu ülkenin yarısı cihangir, karaköy, yel değirmeni hipster tayfasından; diğer yarısı da bu türkü bar camiasından mı? yani cidden bu kadar mıyız.

    şimdi, şuraya bakıyorum hani zaten doğru düzgün bir entry bile yok hakkında. bir tek dagger zamanında "feist adlı kadının şarkıya girdiği yer çok fena, hassas nokta." filan demiş. yani iyi ki feist, festival gibisin katılmak istiyorum dememiş. hayır ekşiye de bakıyorum 13 sayfa entry var. tabii bu bir terim olduğu için hepsi şarkıya ait değil, ama şarkıya ait entrylerde de hep bu tarz şeyler var. "burnun direklerini sızlatan kings of convenience şarkısı... ilk defa dinleyeli yıllar yıllar oldu ama halen feist'in nakaratta şarkıya girdiği andaki hissiyatı sanırım hiç bir şarkıda hissedemedim..."

    pardon???

    yani cidden evrenin sırrını keşfetmiş üniversite 2. sınıf sinema tv öğrencisi gibi davranmak istemiyorum ama cidden bu şarkıyı hiç mi duymadınız. iskandinav indie/new age kings of convenience söylese beğenirdiniz ama bu ali asker. hatta bold yapayım, ali asker. ali asker king of conveniense'ın eline bağlama ver sonra koc'u çıkar yerine ali askeri koy, feist'e bir gözlük tak, onu da at ordan, onun yerine de ilkay akkaya'yı koy al sana oy dağlar yalçın dağlar.

    hani cidden bu türküyü bu topraklarda yaşayıp bilmemek bana çok doğru gelmiyor. dagger orada biliyor ki, ulan ilkay akkaya'nın girdiği yer çok fena, dese onu türkü barcı, varoş olarak yaftalayacağız. onun yerine feist gerçketen yürekleri sızlatıyor, diyoruz. neyse bu kadardı derdim, birazdan nine inch nails dinleyip david bowie övmeye devam edeceğim.

    bu arada şarkıya sövmüş gibi oldum da, aslında acayip güzel bir şarkı. feist cidden insanı yüreğinden yakalıyor, ruhunu okşuyor, yanaklarını mıncırıyor. ahah bugün atarlı gibiyim ama değilim. kiss kiss kiss.

    know how
    oy dağlar