küçük bir objeyle darmadağın olmak

  • siyempi

    bu ara girmem gereken bir sürü sınav var. Aslında hep ders çalışıyorum ama bugün bi boşluk vardı sanki, kafama gore takildim koskoca evde.
    kek yaptim, kahve ictim, kitap okudum, eski esyalarimi duzenledim derken; varligini bile unuttugum bi cantami buldum. büyükçe bi canta genelde birine yatiya giderken kullanirdim. bir ara insanlar beni bu cantadan tanirdi, o kadar sık kullanirdim yani...
    bayadir yatagin altinda, tozdan rengi silinmis.

    hemen actim icini. daha acar acmaz gelen sac boyasi kokusunu hissettigim an, sizladi içim.

    beni darma duman eden bir adet bitmis mavi sac boyasi kutusu...

    rengi maviydi...

    osman abinin sakalini boyadigimiz mavi boya kutusu.

    osman abi dedigime bakmayin, yaşï osman dedeydi aslinda.

    osman abiyi anlatmaya calismayacagim size, ne desem eksik kalacak cunku ve ben bu eksikligi ona yakistiramiyorum.

    gerci ölümü de hic yakistiramıyordum ama...öldü.

    bir adet bitmis mavi boya kutusunu görünce anladim ki, ölümün üzerinden zaman geçer, hayat gecer, hayaller gecer, ümitler geçer ama o sızı gecmezmis.

    4
  • pobeda

    (bkz: toka)
    (bkz: ıssız adam)

    4
  • gölge

    kimi zaman anıların özlemine bırakırken kimi zamanda acı gerçekleri fark etmenizi sağlar bu küçük objeler.

    dedem 85 yaşında alzheimer hastasıydı. mekanı cennet olsun. geçenlerde elime ondan kalan 5tl geldi. üzerinde turgut uyar'ın mısraları yazılı...

    Adımı sesince duymaktan vazgeçtim,
    Sesini duysam, susacağım.

    alzheimer hastası bir dede, bırak ismimi söylemeyi kendini hatırlatamadığın bir dönemde o kadar anlamlıydı ki, hâla öyle... insan özlüyor bazı anıları. artık cüzdanımın gizli bölmesinde durur, bereket parası.

    kimi zamanda gerçekleri fark etmenizi sağlayacak kadar acıtır bu objeler. baykuşlara karşı inanılmaz bir sempatim var. neden diye sorarsanız bilmiyorum. makyaj çantası, çanta askısı gibi çeşit çeşit zımbırtılar...

    baykuş desenli magnet...

    bazen neyi nereye koyduğumu unutabiliyorum. onu oraya ne zaman attım hiçbir fikrim yok. bir senenin ardından ilk defa içim cız etti. sonra onun bana veriliş şeklini, o an canlandı gözümde. baykuş sevdiğimi dile getirmeden böyle bir şeyin verilmesi heyacanlandırmayla kalmayıp, vay beee tepkisini verdim. biz kadın milleti herhangi bir nesneye bile çok fazla anlam yüklediğimizden, azcık duygulandım. azıcık bak...

    ister istemez düşüncelerle boğuşurken, o gün yaşadığın duygu karmaşasıyla farkına varamadığın durumu net ve berrak düşüncelerle netleştiriyorsun. sadece baykuş magneti.. aşırı stalklama sonucu elde edinilmiş bilginin jeste dönüşmesi kadar basit bir olgu. sadece dağıtmaya fazla meyilliyiz.


    bu arada inci esprisi yapılırsa taşaklarınızdan vururum.

    9
  • matti pellonpaa

    (bkz: masumiyet müzesi)

  • misswhiteway

    hiç kimse vibro esprisini yapmamış :/
    beklemiştim dünden beri.
    izninizle başlığı seviyesizleştiren ben olayım.
    show business böyle bir şey.

    2