saatleri ayarlama enstitüsü

  • perakedisi

    bir ahmet hamdi tanpınar eseridir. halit ayarcı ve hakkı irdal, romanın kahramanlarıdır. amaçsız yenileşmeyi, bürokrasiyi hicveden ironik bir eserdir.

    3
  • kucukkarabalik

    ntv radyo' nun ilk yayın yapmaya başladığı zamanlarda hem nostalji olsun hem de dinlenilsin diye radyo tiyatrosu yapmaya başladığı ilk eserdi. takıldım bir gün ve ertesi günler de bu eserin radyo tiyatrosu şeklindeki halini dinledim, okunması gereken bir kitap olduğunu anladım. tavsiye etmek bizden.

    (bkz: ahmet hamdi tanpınar)

  • zebercet

    "saatin kendisi mekan, yürüyüşü zaman, ayarı insandır. bu da gösterir ki zaman ve mekan insanla mümkündür."

    1
  • babafingo

    "her ne olursa olsun mazim, bugünkü vaziyetimden daha bütün bir mesele gibi geliyor. ne ondan kurtulabiliyorum, ne de tamamiyle onun emrinde olabiliyorum." a.hamdi tanpınar
    kitapta en çok ilgimi çeken sözdür.aynı zamanda ezel dizisine de konu olmşutur.

  • mell35

    gençken yapılacak 100 şey:

    toplu taşıma araçlarında etrafındakilere tek tek saati sor. saati ileri/geri olanları uyar ve "saatleri ayarlama enstitüsü"nden olduğunu söyleyerek ceza kes.

  • turuncu_siyah

    bu sene on dokuz mayıs üniversitesi tarafından oynanan on numara eser.

  • rockerr

    zaman
    yavaş
    yavaş
    beceriyor
    bizi
    .
    her
    sene
    bir
    ileri
    bir
    geri
    ...
    bir
    ileri
    bir
    geri

    (bkz: dil darbeleri)

    2
  • amatemde yatan koyu yesilayci

    kimileri çok sıkıcı bulsa da eski kelimelerle arası iyi olanların keyifle okuduğu bir romandır.

    "bir umuttur zaman; bir müphemdir zaman, ilerledikçe gerileyen, hep yeniden başlayan... etmezseniz saatlerinizi ayar, sizin de hayatınız kayar..."

    1
  • kelebekhucresi

    gibi

  • sunshine

    “hakikaten muhtaç olsaydık, hakikaten sevseydik, o sık sık gelişlerinden birinde adamakıllı yakalar, bir daha gözümüzün önünden, dizimizin dibinden ayırmazdık. ne gezer? daha geldiğinin ertesi günü ortada yoktur. ve işin garibi biz de yokluğuna pek çabuk alışıyoruz. kıraat kitaplarında birkaç manzume, resmî nutuklarda adının anılması kâfi geliyor.”

  • sunshine

    “ben dediğim şey, bir yığın ihtiyaç,azap ve korku idi.”

  • mundus novus

    "ben aşktan daima kaçtım. hiç sevmedim. belki bir eksiğim oldu. fakat rahatım. aşkın kötü tarafı insanlara verdiği zevki eninde sonunda ödetmesidir. şu veya bu şekilde… fakat daima ödersiniz… hiçbir şey olmasa, bir insanın hayatına lüzumundan fazla girersiniz ki bundan daha korkunç bir şey olamaz."

    1
  • pobeda

    Gerçekten sıkıcı bir roman. Araştırma, felsefe falan olsa neyse de roman hiç sıkıcı olur mu amk? Okuyup da beğenen biri var mı merak ediyorum. Varsa lütfen yardım edin.

    Edit: eksileyen arkadaş, kitabı okuduysan eksileyeceğine yorum yap.

  • otodidakt

    “Belki bu iyi gelir!" diyordum. Elbette birinden biri iyi gelecek ve ben de etrafımdakilere benzeycektim. Muhakkak benzemeliydim. Benzemezsem yaşamak çok güçtü.”

    1
  • satanist kesen kedi

    saatleri ayarlama enstitüsü, ahmet hamdi tanpınar'ın romanlarından biridir. 1961 yılında yayımlanmıştır.

    şiirlerinde sembolist bir dil kullanan ahmet hamdi tanpınar romanlarında gerçekçi ve sosyal sorunlara eğilen bir tarzı tercih etmiştir.

    saatleri ayarlama enstitüsü türk insanının doğu ile batı arasında bocalamasını irdeleyen bir romandır.

    saatleri ayarlama enstitüsü, içeriğini ve konusunu romanın karakterlerinden nuri efendi (saat ustası), mübarek (ayaklı ve yaşlı bir ingiliz yapımı duvar saati), halit ayarcı ve saat-zaman-insan ilişkilerinden almaktadır.

    anlatım, ahmet hamdi tanpınar’ın kendine has simgeci anlatımıyla birleşip, zaman zaman gelişen olaylarla birlikte başkalaşmaktadır. insanların popülerliğe ve paraya verdiği önemin, insanların nasıl bir anda yüz değiştirebileceğinin altı çizilmektedir.

    iki uygarlık arasında bocalayan türkiye toplumunun yanlış tutumlarını, davranışlarını alaya alan eleştirel bir romandır. yapıt çocukluğu ıı. abdülhamit döneminde geçen, meşrutiyet ve cumhuriyet dönemlerinde de yaşayan hayri irdal'ın anıları şeklinde kurgulanmıştır. osmanlıca ve farsça kelimelere sıkça başvurulmuştur. dili ağır fakat anlatımı akıcıdır. roman dört bölümden oluşmaktadır: büyük ümitler, küçük hakikatler, sabaha doğru, her mevsimin bir sonu vardır.

  • kemankes

    okuduğumda, ihsan oktay anar'ın üslubunu nereden "esinlenidiğini" anladığım kitap.

  • sunshine

    "herkes kendi boşluğunu bir parça duygu ile doldurmak, kendini süslemek istiyor..."

    2
  • romani jewish

    bu arkadaşı okumadan önce avner wishnitzer'ın "reading clocks, alla turca" adlı eseriyle altlık yapılabilir: http://press.uchicago.edu/ucp/books/book/chicago/R/bo20145351.html

    biraz pahalı ama malum ortamlarda var.

    1
  • isteristemezistersin

    --- spoiler ---

    "saatin kendisi mekan, yürüyüşü zaman, ayarı insandır... bu da gösterir ki, zaman ve mekan insanla mevcuttur!"


    --- spoiler ---

    1
  • jamaikaberesi

    bu kitabı olumadan önce ekşi sözlük, bloglar, arkadaşlar da dahil olmak üzere birçok alandan olumlu yorum aldım. artık bende okumalıyım diye düşünüyordum. lakin okumaya başlayınca işin rengi değişti. roman toplam 380 sayfa ve 200.cü sayfaya gelince şehirdeki saatlerin birbirlerinden farklı olduğuna yeni gelindi. yani daha ortada enstitü falan yok haa yanlış anlaşılmasın. bu sayfaya kadar okurken inanilmaz sıkıldım kendimi zorluyorum, sabret diyorum, güzel olacak diyorum ama tık yok. ciddi anlamda muhtemelen sorun bende. bu kadar kişiden olumlu yorum alan bir kitap berbat olamaz.ben anlayamadim içindeki ironiyi...

  • yer mi lan anadolu cocugu

    #3175586

    bu arkadaş artık aramızda görünmüyor ama yine de ona karşılık bir şeyler söyleyeceğim: sorun sende değil, çağında.

    kitabın dili güncel değil ama o kadar da ağır değil. bir ahmet haşim okumaya çalışırken ortasına düşülen dil vehametine düşmüyorsunuz. ortalama okuma hızını yakalamak için 1990'lardan önce dünyaya teşrif etmiş olmak avantaj gibi görünüyor. 90'larda çocuk olmuşsanız bu kitabı sevmeniz ve hatta birçok kez gülmeniz mümkün. ben çok gülünce misal, içim burkuldu birden. yaşlandığımı hatırladım. yumruğumu sıktım. korktum, kendime kızdım. bugün de ölmedim anne diye mırıldandım.

    şaka bir yana meğer ben de bir hayri irdalmışım. yaşadıklarını sorgulayan, akıl sır erdiremeyen, fakat bir şekilde işleyişe mukavemet gösteremeyen bir hayri irdal. çaresiz, zayıf, güç yetiremeyen, kimi zaman çakal...

    8
  • 1988

    inş ayarlamışlardır yaa, sabah uçağım var ajhkdhfkf iyi şaka valla bedavaya bu kadar sorry xd