şekilcilik

  • defakto

    bir düşünce, olgu yahut düşünsel akımın sadece şeklen benimsenmesi durumudur. amaç bu olgu ya da düşüncenin benimsenmesi değil sadece görsel izleyicilere sessiz iletişim yoluyla mesajlar göndermektir.

    bu kimi zaman türbandır, kimi zaman palaska kimi zaman "deniz gezmiş montu".

    1
  • yolcu

    çok farklı varyasyonlarda karşımıza çıkabilecek akım. hele hele özenti gençlik ile daha da artmıştır.

    salt yeşil parka ile sosyalist olabileceğini sanan, marx okumakla olayı bitirdiğini sanan, che posteri alınca devrimci olduğunu sananlar, haklçıyım, işçiyim emekçinin yanındayım, yaşasın proleterya diyip elleri nasır tutmamış, hayatında hiç çalışmamış, halkına yabancı onun anlamadığı jargondan konuşan, baba parası ile devrimcilik oynayanlar şeklicidir.

    din adına fetva veren, "benim dinim en doğru din, inanmayanların amk, hepiniz cehennemde yanacaksınız günahkarlar" diye düşünen, ancak hayatında kur'an okumamış okusada onu anlayacak alt yapıya ve inanca haiz olamamış sadece cumalara gidip koca bir sene de 1 ay oruç tutarak dininin gereklerini yerine getirdiğini düşünen ancak her boku yiyen, islamı hala bin yıl öncesindeki gibi algılayan, bilimi bunun dışında tutan insan dinde şekilcilik yapar.

    milliyetçiliği vatan sevgisini kendi tekelinde bulan, kafatası milliyetçiliği yapan, tüm ecnebiler bizim düşmanımız, türkün türkten başka dostu yoktur paranoyasını üstünden atmayan atamayan, birbirlerine reis diyen, cafede, kahvede, ocakta orada burada fikir tartışması yapmak yerine kavga etmeyi tercih eden ve bu yaptıkları yüzünden milliyetçilik kavramını sarsan zedeleyen, klavye delikanlılığı yapanların gerçekleştirdiği şekilciliktir.

    atatürkçüyüm diyip sokaklarda darbe çığırtkanlığı yapan, atatürk'ü sadece zora girdiğinde ağzına alan yada her zaman ağzından düşürmeyerek onu mitleştiren, atatürk ilkelerinin sadece laiklikten ibaret sayan, onu da götünden anlayan, kendi gibi düşünmeyen herkesi rejim düşmanı sayan, demokrasiden dem vurup demokratik hareketleri engelleyen kişi şekilcidir.

    yukarıda ülkemizde görülen şekilciliklerin bir kaç tanesini görebilirsiniz.

    1
  • brahma

    toplumu oluşturan bireylerin kendilerini ait hissettikleri sosyal grubun tercih ettiği biçimde davranması,giyinmesi ya da yöntem uygulaması.
    örneğin;
    yobazların sakal uzatması,şairlerin fular takması.üniversite hocalarının top sakal bırakması.esnafların hayalarını kaşıması,mühendislerin kötü giyinmesi...

  • intangible

    (bkz: simülasyon kuramı)

    2
  • tutfisiyancek

    amacı unutup şekle odaklananların işidir.

  • somut olric

    (bkz: şapka devrimi)

    1
  • fakir

    cahillikten gelir, double quadriceps nedir bilmeyip direk göte odaklanmaktır. daha çok yazarım da valla anlamazsınız.

    1
  • zeyzey

    maddi dünyaya kafayı gömmektir. deve kuşu tarzı yaşamaktır. öyle bir hayatta her şey marka, herşey para yada güzel vücut, işlevi boyutu , şekli,darlığı genişli önemli cinsel organlardır. başkada bir bok yoktur.

    (bkz: ergen aklı yaşayan olgunlar)

    1
  • zambada

    (bkz: formalisme)

    ayrıca materyalizmi kapsadığı da eklenebilir buna.

    1
  • benim ol

    harika ve gereken bir şeydir. taş gibi kızlar varken cüce, suratsız, şişman, itici hatunların beşyüz km ötesine yaklaşmamaktır.

  • sunshine

    özellikle doğu toplumlarında çok yaygın. şimdi klasik araba anahtarını, cüzdanını, telefonunu masanın üzerine koyan erkek örneği verip konuyu baymak istemiyorum.

    bakın çevrenize. kadınlar da "doğal makyaj" furyası hepimizin malumu. bakımlı olmak üzerine yazdığımdan ya bu kadınlar peeling yapıyor, ölü derilerinden kurtuluyor demeyeceğim. toniklerden de bahsetmeyeceğim. ama hani beyler o "ağbi kız suratına bir ruj sürüp çıkmış." dediğiniz iş yalan. sadece cilt makyajını yani gözeneklerden, siyah noktalardan ve sivilcelerden kurtulmak için yaptığı makyajı anlatacağım. yani cilt makyajı bittiğinde "makyaj yapmamış bebek gibi olan bir kadın suratı" olacak. fırça ile fondöten uygulamak. parlamayı engellemesi için pudra. göz altı morlukları için göz altı kremleri. tüm bunları kullanırken renginiz mi kaçtı? allıklar. bronzerlar. yahu bu listede eminim daha onlarcası var ve adını bilmiyorum. bu sadece yüz "iyi gözüksün ama makyajlı olduğu pek çakozlanmasın." diye.

    yine kadın üzerinden gidelim. zira bu endüstri en çok onlar için. ben bir kadının mutlu olmak adına giyindiği bir elbiseden değil plaza çalışanlarının sırf güzel gözükmek adına topuklu ayakkabı giyinme çilesinden bahsediyorum. başkası giyiniyor diye yaz sıcağında üstüne çektiği kalem etekten aynı zamanda...

    metrolara bakıyorum mesela. işe gidiş geliş saatlerinde. sıfır makyajlı, elbisesini üzerine çekmiş, saçlarını öylesine toplamış, babet giyinmiş bir kadın imajı. ya da boy friend's jean'inin üstüne beyaz düz bir tişört giyinmiş basit makyajlı bir kadın. bu kadın bir dershanenin müdürü olamaz değil mi? olsa olsa öğrencisidir yahu!

    bu şekilciliğe bir kendimizi değil herkesi alet ediyoruz. şortlu bir kadın çarşaflı bir kadın görünce "yahu gerçek müslümanlık bu değil. allah görüyor. hem ayakları açık. ayak çok seksi bir uzuv mesela... bunlar gösteriş. bunlar hadis, kur'an okusa bunu yapmaz." derken atıyorum muhafazakar bir kadın da şortlu bir kadına "açmış baldırı. yanacak. milleti tahrik etmek istiyor." diyor. yahu bir yavaş?!

    şekilcilikten kurtulmak isteyen, tek tip olmaya karşı durmaya çalışırsa da olmuyor. izin vermiyoruz. toplum baskısı ortada. "şalvar giyinmiş, gerici."/"askılı giyinmiş, hafif." arasında gidip gelmek zaten mevcutken 70-85 periyodunda sütyen giyinmeyen bir kadının sütyen bulması bile zorlaşıyor. zevkine göre seçmesi ise zulüm. a pardon sütyen dedim. bu göğüsleri toplayan bir araç olmaktan çok seksi bir içerik değil mi şekilci yaşamda?

    ne kadar da kara gömlekliler yaratmaya müsait doğu toplumları. insanları dinlerine, mezheplerine, kıyafetlerine, arkadaşlarına, içtiklerine, dinledikleri müziklere, gittikleri yerlere, hafta sonu aktivitelerine göre ayrıştırıp öteki kılmaya. ve biz bunlarla uğraşırken inanın verimli iş çıkaramıyoruz. biz kotla işe gelemeyecek dershane müdürünün verimliliğini ve motivasyonunu düşürüyoruz.

    2
  • keskin nisanci

    çağımızın en önemli sorunlarından biri ve bence bir hastalık.

  • papalarin papasi

    entry nick uyumu..

    2
  • hakki bullet

    "şunu yapmak ayıptır", "şunu yaparsan hıyarsın", "böyle yaptığın için senin hıamuna koyum" şeklinde de tezahür edebilen bir davranış biçimi.

  • nymphe

    gündem ile alakalı olarak şöyle anlatabiliriz.

    kameralara yakalanan kızıl saçlı kadın taraftara sövmektir. tipinisikim o nasıl bir tip demektir. kadının niteliklerine odaklanamamak belki de onun ne kadar iyi bir insan olduğunu hayallerde yaşatmaya çalışmamaktır.

    tabi bu durum oradaki kadının kızıl doğmamasına rağmen saçını kızıla boyatıp aslında kendisin de şekilci olduğu gerçeğini değiştirmez.

    yapılması gereken şuydu belki de; kadının tipine değil, onu çeken kameramana odaklanıp ona sövmek veya yayına koyan rejiye sövmek. ama onların tipini görmediğimiz için sövemiyoruz. çünkü ata sporumuz insanları dış görünüşlerine göre yargılamak. veya öyle beğenmek veya öyle beğenmemek.

    biraz da duyar kastım evet.

  • sokakjargoncusu

    özgün olmayan kimselerin özgün olan kimseleri eleştirmesidir.

    bir bakıma fiziksel veya düşünsel ayrımcılıktır.
    ayrımcılık iyi birşey değil,çokta şey yapmamak lazım.
    tercihlere saygı duyulmalı.

    (şenol güneş'in tosiç ve mitrovic tercihi konumuzun dışındadır!)