• bilemiyorum.

    böyle pire gibi, iyi adam eksiltiyor, rakibin dengesini iyi bozuyor ama hareketi sonlandırmaları berbat. bırak asisti, asistin asisti sayısı kaçtır merak ediyorum. metrelerce top sürdükten sonra ısrarla şutla sonuçlandırmak istemesi ayrı kahredici. çok üst seviye bir sporcu değilsen o koşu sonrası o topa çok etkili şiddette vurman pek olası değil. e sen de üst seviye sporcu değilsin niye bu ısrar kardeşim.

    belki adam ederim düşüncesiyle halen transfer listelerine adını yazdırıyor. kulüplerin ıslak rüyası resmen.

  • ya artık bunları birer birer bitirmemiz lazım türk futbolundan. dünyanın her yerinde bu iş böyle yönetiliyor.

    yetenekli oyuncunun x bir kulüpte yıldızı parlar. büyük takıma transfer olur. ilk sene denenir. oldu, oldu. olmadı, ikinci sene doğru kiraya. orada parladı, parladı. kulübünde devam eder veya çok iyi paraya satılır iyi yerlere. bunu porto da böyle yapıyor, manchester city de böyle yapıyor, real madrid de böyle yapıyor, juventus da böyle yapıyor.

    emre galatasaray'da şansını denedi ve olmadı. karagümrük gibi orta sıra bir takımda çıkış yapacağı belliydi. ama burada oyuncudan asıl beklenen şey olan zihinsel gelişiminde herhangi bir ışıltı vermedi. bu oyuncunun hem kendisi, hem de türk futbolu için bu seviye takımlarda kalmasında fayda var.

    türk futboluna stoper yetiştirsen ofansif orta saha oynayacak yeteneğe sahip oluyor zaten. artık bu zihniyeti bırakmalıyız. ben rıdvan yılmaz'dan da çok umutlu değilim. 27 maçta 3 gol 4 asist yapan 21 yaşındaki bir sol bekten bahsediyoruz. üstelik çoğu maçta 90 dakika oynamamış. ama umutlu değilim. çünkü beceri var ancak fiziksel ve zihinsel gelişimi ilerlemiyor. hemen hemen tüm türk topçular gibi. oyunculara bu gelişimi de kazandırabilsek dünyanın en çok futbolcu ihracatı yapan ülkesi oluruz.

    nihayetinde olmaz emre mor falan. zihniyetin komple değişmesi lazım. dipçik gibi topçu yetiştirmeliyiz. tamamı eğitimli olacak. bence tüm kulüpler ilkokuldan üniversiteye yakın bölgelerindeki okullarla anlaşma yapmalılar. ve buralara belli ölçüde kaynak aktarmalılar. mevzuatta bile yer alabilir bu. özkaynak düzeninde yer alan her oyuncunun en azından üniversiteye kadar kusursuz bir eğitim alması sağlanmalı. bu memlekette zor mu? zor değil, imkansız.

  • valerien ismael beygir gibi koşturan bir ön taraf hayalinde, medyada utanmadan hala beşiktaş ismi geçiyor. geçen sezon kendisine kulüp bulamıyordu. yani türk spor kulübü yöneticisi gerçekleştirmek son derece kolay gerçekten... mesut özil de ali koç'un sahibi olduğu kulübü aynı şekilde gerçekleştirmedi mi? beyaz tv'deki yayında, "şu gün olsa yine alırdım," diyordu. emre mor'un menajeri de bundan çıkarım yapmış olacak ki beşiktaş'tır, trabzonspor'dur, fenerbahçe'dir haberleri çıkararak zibidiyi bi'yerlere ittirmeye çalışıyor. bence ali koç'un sahibi olduğu kulüp alır.

  • vitaminsiz, vizyonsuz gurbetçi futbolcu.

    halısaha maçlarında sürekli hareketli çalım atmaya çalışan, sonunda bacağı eline verilen kardeşlerimiz gibi top oynamaktadır.

  • çakma messi'ler dediğim, tekniği yüksek futbol zekası düşük futbolcular derneğinin bir üyesi.
    beşiktaş'ta muhammed demirci de böyle bir futbolcu da böyleydi örneğin. galatasaray'daki morutan da böyle. çok var bunlardan...

    messi, maradona, hagi, alex gibi müthiş futbol zekan yoksa o bıcırık boya ne kadar teknik yüklersen yükle olmuyor. fizik mücadelesi yok, hava topu etkinliği yok.

    emre mor oynayabileceği en büyük seviyede oynuyor zaten. karagümrük onun için zirve.
    fenerbahçe alacakmış birde. olmaz kardeşim olmaz.