• ya bunu benim babam beslemeye çalışmıştı. eve kocaman kafes yaptırıp içine de bu yabani kuşu koymuş yemlemeye çalışıyor. yaban kekliğini de nereden bulduysa artık. sorunca avlamaya çalıştım ama kıyamadım, nadir hayvan diyor. sonrasında kuşla nasıl bir dostluk geliştirdiği hala muallak. kuş da onurlu çıktı, kafesinin olduğu odada birisi varsa su içmez yemek yemezdi. sadece babam bununla çipetpet çipetpet diye konuşabiliyordu. enteresandır ama anlaşıyor gibilerdi de. bir gün kuşla böyle bir sohbetin ardından "bunu doğasına salmak lazım, yanlış yaptık" dedi. ertesi gün gitmiş ormana salmış hayvanı.

    valla caracal44 bilgilendirsin, biz bu hayvana iyi mi ettik kötü mü ettik?

  • yabani keklik ne amk ahahaha kınalı kekliktir o. neyse bizde de vardı. balkondan uçtu 10 gün sonra yakında bir yerde buldum. her ne kadar insana alışsa da doğaya bıraktın mı hayatta kalır çünkü yumurtadan çıkınca beslenmemiş doğada yakalanmış adapte olur.

  • selam ben azazil'in babasının beslemeye çalıştığı, bir süre çipetpet diyerek iletişim kurduğu, sonrasında pişmanlık duyup ormana saldığı yabani keklik :)

    öncelikle bana sözlük hesabını vererek kendimi ifade etme fırsatı veren ymlac'a çok teşekkür ederim. gerçekten güzel bir canlı. en az ben kadar ;) keşke bana kendimi ifade etme fırsatını azazil'in babası da verseydi. ben ne zaman söze girmek istesem dayadı suyu arpayı. ver eyledi pilavlık bulguru. ne zaman yav dur napıyosun diyecek olsam çipetpet diye şakımaya başladı. yahu neler çektim allah biliyor. neyse ki sonrasında benden sıkıldı da beni ormana saldı. ben de bastığım gibi yunanistan'a uçtum valla. oradan ver elini hollanda. global bir şirkette sistem yöneticiliği yapıyorum. çok şükür halimden memnunum. bir daha da asla türkiye'ye dönmeyi düşünmüyorum. türkiye bir yabani keklik kaybetti ama hollanda avrupa toplumuna kolayca entegre olmuş bir beyaz yaka kazandı.

  • :d