türkiye cumhuriyeti

  • ve sahnede

    mustafa kemal atatürk ve silah arkadaşları tarafından, kurtuluş savaşı'nın kazanılması ile, birinci dünya savaşı'ndan yenik çıkmış ve savaşı kazanan devletlerce paylaşılmış osmanlı imparatorluğu'nun, anadolu ve trakya'da kalan toprakları üzerine 29 ekim 1923 tarihinde kurulmuş; başkenti ankara ve anadili türkçe olan ülke... ülkemiz.

  • kalemator zoe

    türkiye, coğrafya olarak: 36â° - 42â° kuzey paralelleri ve 26â° - 45â° doğu meridyenleri arasında yer alır.
    29 ekim 1923 yılında atamızın cumhuriyet bayramıyla resmen bağımsızlığımızı ilan etmesinden bu yana da ülkemiz türkiye cumhuriyeti adını almıştır.

  • mayonezliarmut

    tc değil türkiye cumhuriyeti ulan diye bağırmak istediğim havasına, suyuna, taşına, toprağına hasta olduğum vatanım. *

    2
  • soli deo gloria

    resmi adıyla türkiye cumhuriyeti. başkenti ankara olan ve kuzey yarımkürede eski dünya karaları denilen avrupa, asya ve afrika kıtalarının birbirine en çok yaklaştığı noktada bulunan ülkedir. ülke topraklarının bir bölümü anadolu yarımadası'nda, bir bölümü ise balkan yarımadası'nın uzantısı olan trakya'da bulunur. ülkenin üç yanı akdeniz, karadeniz ve bu iki denizi birbirine bağlayan boğazlar ile marmara denizi ve ege denizi ile çevrilidir. komşuları yunanistan, bulgaristan, gürcistan, ermenistan, azerbaycan (nahçıvan özerk cumhuriyeti) ile, iran,ırakve suriye'dir.

    türkiye, osmanlı devleti'nin i. dünya savaşı sonunda yenilmesinden sonra, osmanlı devleti'nin yerine kurulan ardıl devletler içinde tek bağımsız devlet olarak devletin türk nüfus çoğunluğuna sahip toprakları üzerinde mustafa kemal atatürk önderliğindeki halkın büyük mücadelesi ile kurulmuştur. arnold joseph toynbee gibi bazı tarihçiler ise türkiye'nin (başlıca ardıl olmak bir yana) tek ardıl devlet sayılması gerektiğini savunurlar. 29 ekim 1923 tarihinde cumhuriyeti ilan eden türkiye büyük millet meclisi, türkiye cumhuriyeti devletinin kurucu iradesinin sahibidir.

    türkiye, aralarında birleşmiş milletler, kuzey atlantik antlaşması örgütü, avrupa konseyi, islam konferansı örgütü, ekonomik kalkınma ve işbirliği örgütü, avrupa güvenlik ve işbirliği teşkilatı, dünya ticaret örgütü, karadeniz ekonomik işbirliği örgütü, ekonomik işbirliği örgütü gibi birçok uluslararası örgüte üyedir. 3 ekim 2005 tarihinden itibaren avrupa birliği'ne tam üyelik için müzakerelere başlanmıştır. türkiye, siyaset bilimciler ve ekonomistlere göre bir bölgesel güçtür.

  • punchup

    12 eylül 2010 anayasa değişikliği referandumu ile zaten gömülmekte olduğu karanlığa tamamen gömüleceği az çok kesinleşmiş ülkem.

    yıkıldım. sonuçları tahmin etmek çok güç değildi; ama ülkem gözümün önünde yitip gidiyor, gidecek.

    1
  • tuhecha

    atatürk'ün en büyük eseri. 87 yasında.
    1 yasındaki kadar genç ve dinamik; 1000 yasında imiş gibi köklü ve güçlü.
    ve hiç olmadığı kadar tehlike altında.

    9
  • eigen

    türkiye cumhuriyeti dünyanın merkezidir.

    3
  • cahilgibimiyazaydim

    yarın tüm yurtta inadına şenliklerle, bayraklarla, atamızın resimleriyle kutlanacaktır!

    1
  • jimbo

    ilelebet payidar kalacaktır.

    3
  • cenaze sonrasi fisiltisi

    destansı tarihi olandır.

  • snowmann

    bitmiştir. akp iktidarı ve son referandumla birlikte artık cumhuriyetin temelleri ve kemalist dikta yıkılmıştır. yerini sapına kadar burjuva diktatörülüğü altında yönetilen, tam sömürge bir rejim almıştır ki adına asla cumhuriyet denemez. tarihini kısaca özetlemek gerekirse kemalist dikta, kürtlere yönelik asimile politikası, liberallerin emperyalizmle ilk kez işbirliği yapması, halkın devrimci isyanı, emperyalizmin piyonu olmuş devletin ve halkın isyanı bastırması ve küreselleşme dönemi ile ülkenin tam sömürge halini alması, cumhuriyetin sonu. tüm bunların altında yatan sebep ise milliyetçilik ve afyon olarak kullanılan din.

    tarihinden bahsetmek gerekirse bana göre türklerin tarihinde bir kara lekedir.

  • tuhecha

    dusunuyorum ki kotu sozluk, uludag sozluk, eksi sozluk ve benzeri sozluk siteleri; milliyet, hurriyet, haberturk gibi haber sitelerinin yorumculari gibi degil. olmamali zaten.
    bu yuzden belli bir eleme, test surecinden gectikten sonra yazar olunup buraya giriler yaziliyor.
    yazar olabilme yetisi icin oncelikle dilbilgisinden biraz anlamak gerekiyor. belli bir duzeyin ustunde yazilar yazabilmek gerekiyor. bilgi birikimi gerekiyor. tum bunlar icin de ortalama ve/veya ustunde bir zeka ve genis bakis acisi gerektiriyor.

    son zamanlarda yalniz ve güzel ülkemin siyasal gundemiyle ilgili acilan basliklara ve altina yazilan girilere baktikca gelecek hakkinda kotumser oluyorum. insanin ulkesi icin karamsar olmasi, eger biraz sorumluluk duygusu tasiyorsaniz, ulkenizi hicbir siyasal etmen altinda kalmadan bagimsizca sevebiliyorsaniz, ve cevrenizden biraz haberdarsaniz evlat acisi gibi geliyor.
    elinizden bir sey gelemeyecegini bilmek, ya da en azindan oyle hissetmek ise en kotusu.

    bircok haber sitesinin okurlarinin gundemdeki haberlere yazdigi yorumlari bazen gormezden gelebiliyorum icim kanasa da. cunku onlari okumak bana aci veriyor. ne yazik ki oldukca cahil, kor, dar bakis acili, saf, ruzgar nereye eserse oraya dogru giden ve unutkan bir kesimimizin gun gectikce sayisal olarak arttigini hissediyorum.
    ulkemi kotulemek, hor gormek degil bu. her ulkenin tabaninda bu sekilde egitim duzeyi dusuk (ogretim suresi degil) kitle ne yazik ki var. ancak bu oranin benim ulkemde gun gectikce cogaldigini gormek aci veriyor. iste bu yuzden haber sitelerinin yorumlarini gozardi etmeye calisiyorum.

    peki ya sozluk yazarlari? bizler?
    gazetelerimizde koseleri kapan "aydin" yazarlarimiz?
    siyasal parti onderlerimiz?
    yoneticilerimiz?
    ogretmenlerimiz?

    son zamanlarda bilerek bolundugumuzu farkediyoruz degil mi?
    ulkemde yillarca uyum ve baris icinde yasanmis bazi degerlerin dibinin desildigini ve yapay olmasa da abartili gundemler yaratilip ulkenin kutuplastirilmaya calisildigi ve bunda da oldukca basarili olundugunu soylemeyen yok. bilmeyen de yok. bu gercegi kabul ettigimiz halde hala bu kutuplasmayi yapanlarin ekmeklerine yag surmeye devam ediyor, ulkemizi kendi ellerimizle boluyoruz.

    bazilarimiza gore ogundugumuz en guclu yonumuz, gecmisteki askeri basarilarimiz oluyor hep. fiziksel savas alaninda yenilmemek bizim gurur duydugumuz bir olgu. bu yuzden hep baska yollarla yenilmisiz. ancak bunu bir turlu kabul etmiyoruz, gormezden geliyoruz. ulkenin ortacag karanligina getirilmesi, getirilebilmesi, o kadar da zor ve uzak bir olasilik degil. uyanmak, kendimize gelmek gerek. daha mantikli, uzlasimci giriler yazmak gerek. halk ne isterse onu veriyoruz degil, halki dogru olana yonlendirmek gerek.

    cunku refah icinde degiliz biz ulus olarak. bizim farkimiz var iskandinav ulkelerinden, bati avrupa'dan, amerika'dan... biz tarih boyunca devamli sinirlarda yasadik. tehlike sinirlarinda. vatanin elden gitmesi tehditleriyle yasadik. ancak bunu hep aziz vatanimizin kalelerinin zaptedilmesi, butun tersanelerine girilmesi, butun ordularinin dagitilmasi olarak algiladik. bir turlu politika yapamadik, bundan anlamadik. bugune kadar tehlikedeydik, bugunden sonra da rahatlamak gibi bir luksumuz olmayacak.

    kimi ulkelerin dogal felaketler yakasindan dusmez. surekli deprem olur, yanardag patlar, tayfun olur, sel olur binlerce kisi olur, bundan korunmak da imkansizdir.
    kimi ulkelerin cografi konumu cok elverissiz olur, omur boyu issiz, ekonomik kazanctan uzak yasayip giderler.
    kimi ulkelerde rastlantisal dogal zenginlik olur. petrol gidi, altin madeni gibi. ulkenin tek dayanak diregi odur ve onun uzerinden gecinip giderler.
    kimi ulkeler emperyalisttir. yayilmacidir. hem kulturlerini hem de ekonomilerini "kendi kendini yonetemeyen" ulkeler uzerine yayarlar.
    kimi ulkeler hep huzur doludur. egitim duzeyi oldukca yuksektir. refahtir. teror, dogal afet, savas tehditi yoktur.
    ama bazi ulkeler vardir ki, diger ulkeler tarafindan yillar boyu tabakta yemek olarak gorulur, hep agiz sulandirir. bu ulkelerin ele gecirilmesi icin turlu oyunlar oynanir. fiziksel savaslar denenir. eger bu konuda cok gucluyse ve alt edilemiyorsa arka kapilar denenir. ekonomisi cokertilmeye calisilir. icten yikilmaya calisilir. o ulkenin vatandaslarinin olusturdugu karma topluma bolucu dusunceler zerk edilir. ama bu da yetmez, ozellestirmelere katilinir, o devleti devlet yapan, bagimsiz kilan, distan gereksinim duymayacagi uretim merkezleri satin alinir.
    (bkz: sat sat bitmiyor ne komünist bir ülkeymişiz)

    cumhuriyet'im, turkiye'm...
    siz secin; bizim ulkemiz hangi gruba giriyor?

    1
  • siyahdeniz

    yalnızca bugün nato araclığı ile libyalı 3 çocuğun öldürülmesinde suç ortağıdır.

    3
  • siyahdeniz

    devlettir.
    kahrolsun emperyalizm dedik
    türkiye cumhuriyeti artık dışa kapalı yaşayamaz dediler, türkiye halkları ağlarken, açılmak, sermayeye yem olmak lazım dediler...
    şimdi özgürlük diyoruz, bu sefer de kapanmaya zorluyorlar. iran gibi çin gibi kapanıyoruz, internet özgürlüğü kapanıyor, gazeteciler hapse atılıyor...
    kabak çiçeği gibi açıldık, geleni geçeni içimize aldık, tecavüz kaçınılmazdı ama pek zevk almadık. bakalım 22 ağustos nasıl olacak?

  • kaba et

    mustafa kemal atatürk'ün kurduğu ama şuan da akp zihniyeti tarafından yok edilmeye çalışılan ender bulunan ülke.

  • xwe

    dünya üzerindeki ülkelerden herhangi biri.
    görünüşe bakılırsa pek sağlam temeller üzerine inşa edilmemiştir.

  • siyahdeniz

    gençlerinin geleceği ile açık bir şekilde oynanmasına rağmen, gıkını çıkarmayan bir halka sahip devlet. isyan ateşi işe sokaklara dökülmemiz gerekirken sus pus oturuyoruz.

    1
  • rubi

    cahil, sefil ve fakir bir halka sahiptir.

    3'ünün yanyana oluşu, şükürcülüğü getirmekte. böylelikle de hak, hukuk gibi tanımlamalar hayal ettiğimiz dünyamızda ütopya oluyor.

    (bkz: vakit tamam seni terkediyorum)

    3
  • sthenos

    son iki yüz elli yıldır batının kölesi olan, tarihine sahip çıkmayan, sürekli birbirini yiyen, farklı soylardan halkların hala birbirini kabullenemediği, eğitimsiz insanların yaşadığı; karışmış ve yozlaşmış bir kültürün hüküm sürdüğü; dünyanın kalbi konumunda diyebileceğimiz topraklar üzerinde kurulu olan ülke.

    hiç mi iyi yanı yok peki? var elbette. her ne kadar kaybolmaya yüz tutmuş olsa da var. samimiyet, inanç, sadakat, sevgi... hem de dünyanın başka hiç bir yerinde bulamayacağınız kadar.

    sahip çıkılmalı. çıkmayanlar tatlı bir dille uyarılmalı.

    düzelti: noktalama

  • kafka kafa

    semih cumhuriyetinin büyük abisidir.

    1
  • embesil

    izmirlilere gavur, hopalılara eşkıya, öğrencilere beyinsiz, galatasaraylılara gerizekalı, tekel işçilerine provokatör, bakkallara gereksiz, eczacılara sahtekar, alevilere ehli sünnet dışı sapık mezhep, hayır diyenlere darbeci, şehitlere kelle, örtüsüz kadınlara perdesiz eve benzer, dekoltelilere tecavüzü hak eder diyen bir başbakana sahip ülke.

    padişahım sen çok yaşa!

    4
  • duz adam

    nüfusu bu memleketin işsiz nüfusunun altında olan ülkeler, tüm dünya ülkelerinin yüzde 48'ini oluşturuyor. öyle bir istikrar ülkesi.

  • embesil

    almanya'da 70 bin sağlık kurumu... 8 bin kilise

    fransa'da ise 60 bin sağlık kurumu... 9 bin kilise

    türkiye’de 7 bin sağlık kurumu... 77 bin cami olduğunu biliyor muydunuz?

    sehven copy paste. camiye kadar gidiyorum.

    4
  • konstantinos

    bu taraftan çok diğer tarafa yatırım yapan ülke

    (bkz: #1282208)

  • flower of the heyula

    buna da cumhuriyet diyoruz ya tamam amk ben padişahlık istiyorum, şeriat istiyorum, diktatörlük istiyorum ama bu cumhuriyeti istemiyorum.

    biri gelsin bana anlatsın neyin cumhuriyeti bu?(ciddiyim) neyin kafası bu yönetimimiz?
    cumhuriyetmiş. bari o kıytırık okullarda öğrettikleri kadar cumhuriyetle yönetilseydik. türkiye cumhuriyeti saf cumhuriyet değildir. militarist cumhuriyettir. hatta cumhuriyetten kat be kat militaristtir. türkiyenin yüzde doksanı ben komunizim istiyorum dese komunizim mi gelecek? yoo, yüzde onluk kesim izin vermedikçe ekmek bile gelmez bu memlekete. e o zaman ne cumhuriyeti la bu. bildiğiniz muz fuarı bu la..

    1