yetki veya güç zehirlenmesi

  • neptune

    insan türünün en büyük zaaflarından biridir. her ne kadar hemen her insan için geçerli olma ihtimali varsa da, karakteri zayıf veya kompleksli insanlarda çok daha belirgin şekilde gözlemlenebilir.

    olayın gelişimi gayet basittir. herhangi bir iş yerinde, kurumda veya toplulukta, "yetkili kişi" pozisyonuna gelen kişi, atanma veya seçilme durumu fark etmeksizin, bir müddet bocalar. yeni yerin sağladığı sorumlulukları yerine getirmeye çalışırken, birden elinde bulundurduğu yetkinin gücünü keşfeder. güç, ister maddi, ister manevi yönde olsun, insan türü üzerinde adeta büyüleyici bir etkiye sahiptir. zaman zaman çevresindekilerin de "gazını" alan kişi, mevcut yetkilerini sorumlulukları haricinde "tamamen keyfi bir ruh hali" kullanmaya başlar. almış olduğu her kararı dayandırabileceği, bir kurallar zinciri de mevcutsa şayet, onu durdurabilecek hiç bir şey olmadığı fikrine kendini iyiden iyiye kaptırır. siyaset alanında diktatörlüğe kadar varan sonuçlarını görmek mümkündür. öte yandan gündelik yaşantımızda da, gözlemleyebileceğimiz sayısız örneği vardır. herhangi bir özel güvenlik şirketi elemanının, gerek giydiği üniformanın, gerekse aldığı talimatların neticesinde, kendisini herhangi bir istihbarat teşkilatının en önemli kişisi gibi hissederek, sorumlulukları dışında sergilediği tuhaf tavır ve tutumlar, buna verilebilecek en basit örneklerden biridir.

    adalet sözcüğü bu kişiler için gerçekten de sadece bir sözcükten ibarettir. hatta çoğu zaman, içlerinde ki durumun etkisine öyle kapılırlar ki, yaptıkları her işin adil olduğuna içten içe inanmaya başlarlar. öznel sorgulama olayını bir müddet sonra tamamen ortadan kaldırırlar ve başkaları tarafından sorgulanmak veya eleştirilmekten de hiç hoşnut olmazlar. aldıkları kararların sorgulanması bile, yeni cezai yaptırımlar için geçerli bir neden haline gelir.

    gücünün elindeki mevcut yetkilerden kaynaklandığının bilincinde oldukları için, söz konusu yetkileri kaybetmeme adına her türlü çılgınlığı yaparlar. istifa mekanizması onlar için yapılması gereken doğru bir davranış değil, zayıflık belirtisidir.

    halk arasında "götü kalktı" diye de nitelendirilen bu kişilerin, yetkileri bir şekilde elinden alındığı zaman, "süt dökmüş kediyi" oynamalarına şahit olunabileceği gibi, "yedim bir bok bari kuyruğumu dik tutayım" tarzı tepkiler vermeleri de gözlemlenebilir. bu iki hal arasındaki farkı belirleyen şey de kişilik yapılarıdır.

    tarihin bize gösterdiği şudur ki, yetki zehirlenmesi yaşayan çok az insan için mutlu ya da normal sayılabilecek son vardır. siyaset için konuşursak, genelde sonları; ya parmaklıklar arasında, ya bir darağacında ya da zamanında yetkileri ile ezdiği topluluğun elleri arasında gerçekleşir. daha basit durumlarda ise kötü geçmişleri devamlı yüzüne vurularak, eski hallerinden bile daha ezik bir şekilde yaşamlarına devam ederler.

    9