yürümek

  • birarkadasabakacaktim

    sevgi soysal'ın, bir zamanlar müstehcen bulunup yasaklandıktan sonra, tekrar tekrar basımı yapılan güzel romanı.

  • huylu prenses

    saatlerce yapildiginda epey kalori yaktirip kilo verdirendir. ama sonunda gidip de fast fooda dayanmayin hocu. bir boka yaramaz, benden demesi.

    1
  • gamze_22 oturum acti

    sevdicekle birlikte yapıldığında çok güzel olandır. büyükçekmece olur, büyükada olur, beşiktaş olur, moda olur, beylikdüzü bile olur hiç farketmez.

    2
  • mutlu

    yalnız kalmak ve düşünmek istediğinde çok güzel bir eylem halini alır.

    1
  • tecahul-i arif

    akşamın en kızıl vakitleri... konuşmaya gücümüz yetmezken anlaşmak isteyen iki insandık sahilde yürüyen. sık sık yutkunuyordum. ne zaman bi' cümle kuracak olsam düşmekten korkuyordum.

    yürüyorduk. sen, elim eline yanlışlıkla değince biraz daha uzağa gidiyordun, bana hissettirmek istemeden; nazik bi' gizlilikle. bi' köpek yavrusu sahibinin yanı sıra yürüyordu. bakıp gülümsüyorduk biz de peşi sıra; ama eski gülümsemelere benzemiyordu bu seferki. birbirimize bakmadan, ufuktaki bi' hayalle konuşuyormuş gibi...

    yürüyorduk. bitmiş şeyleri itiraf etmekten kaçınan, korkan iki insan... canım deniz kokusunun ayrılığı anlattığı tek akşamdı. yürüdük, vardığımız yeri güneşin henüz bıraktığı karanlıkta ilk kez görüyorduk. keşfetmenin heyecanı bu kez yoktu nefesimizde. elini uzattın bu sefer akşamın gizliliğini yanına alarak, güç yetiremedim elini tutmaya. çok ağladım. sen sarıldın. geldiğimiz yolu geri yürüdük.

    "...yürüyoruz bütünlemeye kalmış bir sessizlikte
    keşke yalnız bunun için sevseydim seni."

    1
  • az kuru az pilav

    yürümeyenleri arkanda boş sokaklar gibi bırakarak gitmektir.

    1
  • cenaze sonrasi fisiltisi

    (bkz: ölmek)

    1
  • denizim

    ---*

  • rubi

    ---spoiler---

    hani bir dışarda olsam
    hep yürürüm durmam

    ---spoiler---

    (bkz: a. kadir)

    1
  • aokigahara sakini

    ---spoiler---

    mutsuzluğumu yeterince hak etmek için. geri döndüm kilometrelerce yürüdüm.

    ---spoiler---

    (bkz: cemal süreya)

    2
  • amatemde yatan koyu yesilayci

    sanal ortamlarda asıl anlamından sapan sözcüklerden biridir. sapmasa keşke.

    aynı zamanda bir şiir. nazım hikmet şiiridir.

    "yürümek;
    yürümeyenleri
    arkanda boş sokaklar gibi bırakarak,
    havaları boydan boya yarıp ikiye
    bir mavzer gözü gibi
    karanlığın gözüne bakarak
    yürümek!..

    yürümek;
    dost omuzbaşlarını
    omuzlarının yanında duyup,
    kelleni orta yere
    yüreğini yumruklarının içine koyup
    yürümek!..

    yürümek;
    yolunda pusuya yattıklarını,
    arkadan çelme attıklarını
    bilerek
    yürümek...

    yürümek;
    yürekten
    gülerekten
    yürümek... "

    5
  • kedilikiz

    Bir eylem.

  • otodidakt

    kötü sözlük'te en çok fiil. *

  • singerbob

    sözlük erkeklerinin, sözlük kızlarına uyguladığı muhteşem ayartmanın adıdır.

    1
  • sherleinstein

    ikinci aşaması(bkz: koşmak)

    1
  • sunshine

    üçüncü aşaması da depar atmaktır.

  • ateistimam

    son aşaması ''kalkmak'' olandır.

  • hayta

    en güzel seviyesi de kimse yokken efil efil osurmaktır.

  • shut the fuck up

    bundan sonra alisverise cikarken tercih eilecek olandir. hasta da olsam 30 dakika yurumeye raziyim. otobuse verecek param yok artik, yazin sonunu nasil getirecegim diye dusunmekten kalbim agriyor.

  • babazula

    her fırsatta yapılan aktivitedir. adım ölçer uygulamalar kullanılarak kendinizi gaza getirebilir, kendinize hedefler koyabilir, sağlıklı sağlıklı takılabilirsiniz. koru, orman gibi ortamlarda yürümeniz antidepresan etkisi yapacaktır.
    bir de argo olarak asımak, flört etmeye çalışmak anlamında kullanılan yürümek var.bonus olarak örnek cümle vereyim: ıkınsu kiziieem berkecan sana yuruyooa lan.

  • pobeda

    bir erkeğin bir kadına karşı yakınlaşma.

    1
  • t cetvelim var benim

    uzun süre tuvalette oturduktan sonra yapılamayacak olan aktivite.

  • gozlerim sigmiyor yuzume

    çok sevdiğim eylem.
    yani böyle çıkayım ve boş boş yürüyeyim saatlerce; ne ekmek ne de su, yürüme tutkusu. şehrin sokaklarını didik didik edeyim, pasajlarını alt üst edeyim, köprülerin bir ucundan girip diğer ayağından çıkayım. yürüyeyim. çünkü zamanında biri demişti ki "hareket etmezsen acı üstünde birikir." böyle bir sebepten belki de işte. yürüyeyim. ben yürüdükçe attığım adımlarla birlikte akan yolda, acı da keder de aksın gitsin. geride kalsın. ardıma baktığımda el sallasın falan.

    5